Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

En Güzel Şey Çocuk Olmak

Okul dönüşü karnını doyurduktan sonra isteyerek ödevlerinin başına oturup “bitireyim de rahatlayayım “ gibi bir derdi hiç olmadı Kaan’ın. İlkokul birinci sınıftan beri ödeve başlama konusunda hep bir hadi hadi durumu vardı bizim evimizde. İş yerinden telefon açıp “başla oğlum ödevlerine, ben gelene kadar bitir, sonra beraber kontrol ederiz “ diye rica etmeme rağmen, o ödevlere başlamak için hep beklenen kişi oldum...

Okulda tüm gün sıkı bir tempo içerisinde çalıştıktan sonra, evde de bayılarak ödev yapmasını beklemiyorum. Bazen gerçekten çok yorgun geliyor ve öyle günlerde hadi derken aslında içim sızlıyor. Oyun oynayıp rahatlasın istiyorum. Evet, ödevlerin derste öğrenilenleri pekiştirmek için ne kadar önemli olduğunu biliyorum, ama yapılacak şeyler of dedirtecek kadar çok olduğunda çocukları bunalttığının, ve sadece ödevlerden değil ama okuldan da soğuttuğunun farkında olacak kadar dikkatliyim. Öğretmenlerin bu konuda daha hassas davranmasını, ve çocukların hafta içi, özellikle de hafta sonu deşarj olma gereksinimlerini göz önünde bulundurmalarını diliyorum. Dersi derste öğrenmek kadar güzeli olamaz herhalde...

Şu yazdıklarıma tezat geçenlerde Kaan beni ödevlerini bitirmiş olarak karşılayınca çok sevindim. Beraber kontrol ettik, yaptıkları mükemmeldi! Kendisi isteyince her şeyin ne kadar kolay olabileceğini bir kere daha anlattım. Doğal olanın zaten anne gardiyanlığı olmadan ödevlere başlamak ve bitirmek olduğunu söylemeden de duramadım. Konuşma sonrası “haydi, şimdi ne istersen onu yap” diyerek okkalı bir öpücük kondurdum yanağına.

İkimizde mutfağa konumlandık. O oyunları, ben akşam yemeği hazırlığı ile meşgulken gerçekten hissettiğim için “ hayat ne güzel değil mi Kaan ? “ diye mırıldandım. Gözlerini oyunundan ayırmadan “tabi güzel” dedi. “Pekii hayatın en güzel tarafı ne sence?” diye sorduğumda ise “Çocuk olmak anne” cevabını verdi. En doğal haliyle, düşünüp, tartmadan sarf ettiği üç kelime benim için o kadar muhteşemdi ki bir elimde patates diğerinde tencere kalakaldım. Haklısın oğlum dedim, hayatın en güzel taraflarından biri çocuk olmak, bir de büyüyünce çocuk sahibi olmak. Hem daha çook güzellikler var hayatta, dilerim sen hepsini doya doya yaşa...

En güzel şeyin çocuk olmak olduğunu düşünen bir oğlum olduğu için kendimi bir kere daha şanslı hissettim. Bu çocukluğu daha da güzel, daha da hatırlanası hale nasıl getirebilirim diye düşündüm... Onları çılgınlar gibi severken, süper çocuklar yetiştirme kaygısıyla çok mu zorluyoruz ki acaba diye düşündüm. Hırslı bir anne değilim, benim çocuğum yüz tane işi aynı anda yapsın; sporcu , müzisyen, okul birincisi olsun hatta dağları da devirsin diye bir derdim yok. O istediği, o seçtiği olsun istiyorum. En önemli ihtiyacı diğer çocuklar gibi sevgi !

Bir anne olarak içgüdülerime çok güvensem de günümüzde araştırmacı anne olunması gerektiğine inanıyorum. Kitaplığım anne-baba eğitimi ve çocuk psikolojisi üzerine kitaplarla dolu. Bunların içinden en sevdiğim ve referans kitap olarak kabul ettiğim “Sevgili Anne ve Babacığım Lütfen Bu Kitabı Okur musunuz” kitabı. Hasan Yılmaz biyolojik anne baba olmakla gerçek anne baba olmak arasındaki farkı eğitimci kimliğinin yanı sıra baba kimliğini de kullanarak kaleme almış ve bu yüzden de başarısı samimiyetinden gelen bir kitap ortaya çıkarmış .

Yazar sevginin çocukların ekmek, su, hava gibi temel ihtiyaçlarından olduğundan ve bu sevgiyi açıkça ve maskesiz ifade etmenin öneminden bahsediyor kitabında. Sevginin somut göstergeleri olan “olumlu ilgi”, “ dokunmak”, “konuşmak”, “dinlemek”, “paylaşmak”, “birlikte nitelikli zaman geçirmek” gibi araçlarla gözle görülür hale getirilmesi gerekir diyor. Duygusal beslenmenin öneminden ve kitabın birçok bölümünde çocuğun sevgiyi hissetmesinin mutluluğu için ne kadar önemli olduğundan bahsediyor... Kısaca kitap çocuklara önemli ve özel olduklarını hissettirmenin, hak ettikleri çocukluklarını yaşamak adına nasıl da gerekli olduğunu biz anne babalara harika bir dille anlatıyor.

Kitabın sonuna doğru “çocuklarınız sizi; ona ve ihtiyaçlarına gösterdiğiniz ilgi, sevgi ve saygılı davranışlarınızla hatırlayacaksa, siz kesinlikle HARİKA bir anne ya da babasınız notu ve “Sevgi, Tanrı’nın yarattığı en yüksek duygudur” tanımlaması insanın kafasına kazınmayacak gibi değil.

“Hayattaki en güzel şey çocuk olmak anne” diyen oğlumun odasına her gün okusun, gözü takılsın ve çocuk olduğu için sevinsin diye astığım 8 tane afişte kocaman harflerle yazan çocuk dünyasının olmazsa olmazlarına ait mesajlar aslında bana da çok şey anlatıyor: GÜL, DANS ET, ŞARKI SÖYLE, OKU, OYNA, HAYAL ET, YARAT VE SEV!

Sevgiyi her zaman çok severek öğretebilmek dileğiyle.

 

Bebeğim ve Biz Nisan 2012 sayısında yer almıştır 

2012-03-27
Bu yazı 2774 kere okunmuştur.

Ooo cok guzel bir yazi olmus ben de yaris ati gibi kosan bir cocuk olsun istemiyorum hem hayattan zevk alsin cocuklugunu yasasin hem de almasi gereken dersleri alsin umarim ikisi icinde basarabilirim

Bence bu yaşta bile çocuk gibi hissetmek harika bir duygu olsa gerek...

Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin