Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Elveda Yumuk

Bundan tam 17 sene önce St.Louis’de yaşarken sevgilim Frederic bana hayatımın en güzel hediyesini verdi. Pet shopta görüp vurulduğum, ama “ bir köpeğe nasıl bakarım, ben buraya okumaya geldim” kaygısıyla almaya çekindiğim Shih Tzu yavrusu bir akşam üzeri kulaklarında “seni seviyorum” kurdeleleri takılmış vaziyette beni bekliyordu.

Sonraki aylar boyunca da beni beklemeye devam etti. Okuldan dönüş saatlerimde ayak seslerimi tanır, havlamaya başlardı. Ben uyurken odama kimseyi sokmamayı adet edinmişti. Bacak kadar boyuna tezat bana olan sevgisi, sadakati ve koruma içgüdüsü inanılmaz büyüklükteydi.

St. Louis’deki sevgilim, ilk aşkım beni bırakmadı. Ankara’da evlendik.

Çok mutlu, çok da hüzünlü günlerimiz oldu. Yumuk bizim hayatımızın her halinin sessiz şahidi olarak gözümüzün içine baktı durdu. Hamile halimle onu gezdirirken hassas durumu anlarmış gibi yavaş yürürdü. AlexKaan doğduğunda hiç kıskanmadı, uysal kimliğini hiç bırakmadı.

Alerjik astımla mücadelemiz başlayıncaya kadar da bizimleydi. Onu tanımadık ellere bırakmayı düşünemezdik, esaslı bir hayvansever olan babam Yumuğun tüm sorumluluğunu üstlendi. Yazın sıcağı, kışın soğuğu demeden gezdirdi. Biz Yumuk’la aynı evde yaşayamasak da , çok sık onunlaydık. Sayesinde Kaan hayvanları sevmeyi, onları kabul edip, saygı duymayı öğrendi.

Ama 17 sene bir köpek için uzundu, seneler onu yordu. Önce gözlerinde ağır kataraktlar başladı, sonra yürümesi zorlaştı. Sanırım bu kadar uzun yaşaması yapılan bakımdan daha çok gösterilen sevgi ile alakalıydı. Kaan Yumuğun yaşam evresinde başına gelenleri hep gözlemledi. Yaşlanınca hayat nasıl değişir, nasıl ağırlaşır öğrendi. İki ay önce Yumuk öldü!

Köpeğimizin ölüm haberi geldiğinde ona elveda demek için veterinere elele gittik. Yolda gözyaşlarım sel olmuşken 7 yaşındaki oğlum beni teselli etti. Büyümüş meğer...

Hayatımıza renk, anlam ve sevgi katan dostumuzun kahve beyaz tüylerini okşarken gözümün önünde yavru hali vardı. Bitti oğlum dedim, ama o şanslı bir köpekti biliyorsun değil mi? Kafasını salladı, Yumuğun kafasını o da son kez okşadı...

Aynı gün ofisin arka bahçesinde hazırladığımız yere gömdük Yumuğu. Kaan yaşamın son noktasında yapılması gerekenleri ilk defa bizzat gördü. Bahçeden kopardığı turuncu çiçeği ile sessizce ve sabırla köpeğimizin toprakla bütünleşeceği yere yerleştirilmesini bekledi. Seni unutmayacağım Yumuk derken gözleri biraz yaşardı, yine de tuttu kendini.

“İlahi Yumuk diye iç geçirdim; beni sevip, korumakla, bekleyip, özlemekle kalmadın, oğluma da seneler boyunca çok şeyler öğrettin. Sayende Kaan tüm canlıların yaşam hakkına saygıyı ve hayvan sevgisini hissetmeyi öğrendi. Yeri geldi onu oyaladın, yeri geldi havlayıp ikaz ettin, oğlan seni ısırdı, sen onu incitmedin, çocuk olduğunu bildin.

Bye bye derken bile var olmak kadar bedenen yok olmanın da gerçeğini Kaan’a örnekledin, ölüm gibi travmatik bir kavram için uyum yolu gösterdin”

Yumuktan sonra ona senelerce bakan babam perişan oldu. Çünkü ciddi işadamı Yaşar Bey, onunla deşarj oluyor, sayesinde yürüyüş yapıyor ve stresini atıyordu. Haftalar sonra torunları ona yavru bir Shih Tzu aldı. Onun adı da Yumuk oldu.

Sonra bir de Buddy girdi hayatımıza. Hikayesi tipik. Bakılamadığı için kafes arkasına gönderilenlerden. Bir şekilde bize ulaştı, 1.5 yaşında kızıl yakışıklı sevgi arsızı bir golden. Ofiste köpek olur mu canım cık cık diyenlere inat Buddy ortama uydu, tıkır tıkır çalışan kafası kuralları bir bir not etti. Benim sahibim kim karmaşasını da beni seçerek çözdü, hatta galiba bana aşık oldu. Resmen aşık...

Her sabah balkonda beni bekliyor, uzaktan görünce sevinç çığlıkları atıyor. Bazen öyle bir sarılıyor ki ikimiz birden yere düşüyoruz. Çalışırken yanımdam ayrılmıyor, tuvalette kapıda bekliyor, ve ben eve dönerken kendi etrafında gitme duuur der gibi daireler çiziyor. E ben dayanamayıp arada onu eve getiriyorum. Sevinçten çıldırıyor, ilk işi Kaanın odasından oyuncak çalıp, onların kolunu bacağını koparmak oluyor. Kaan da, bende ona kızamıyoruz. Onu çok ama çok seviyoruz...

Sevgimiz sadece köpeklere değil tabi. Kaanın ne zamandan beri istediği balıkları da aldık, istiyordun hadi bak bakalım dedik. Şimdi sabah akşam saati soruyor. Yemlerin miktar kontrolünü yapıyor, çünkü fazla yerlerse öleceklerini biliyor. Odasını toplamaya beşbin mazeret bulan çocuk balıkları için tarz değiştiriyor. Balıklar ona sorumluluğu sevdiriyor!

Yumuktan önce bu kadar çok hayvan sevdiğimizi bilmiyorduk. Yumuk bize bunu öğretti. İnsan seven, vicdanlı kişilerin mutlaka hayvan ve doğa sevgisini de içlerinde taşıdığına inanıyorum. Canlı olan her varlığa yaşam hakkı verilmesini ve toplumumuzun bu konuda çok daha hassas olmasını istiyorum.

Sokaklarda yaşayan hayvanların, barınakların sorunlarının çözülebilmesi bir hayvansever olarak dileğim. Bir dileğim de ailelerin çocuklarına eğlence olsun diye yavruyken alıp, büyüyünce sokağa attıkları kedi köpeklerin olmaması. Hayvan sahibi olmak demek senelerce sürecek bir sorumluluğu üstlenip, bir canlıyı en sağlıklı şekilde hayatta tutmak demek.

Ebeveynler olarak çocukları sevgi dolu yetiştirme çabasındayken, hayvan sevgisini de hayatlarında bir yere iliştirmek gerek.

Lütfen çocuklarınızın pet sahibi olmalarına sıcak bakın, inanın bu uğraş onların sosyalleşmesine, daha kolay iletişim kurmalarına, seve seve sorumluluk almalarına ve kendilerine güvenmelerine katkıda bulunacak. Hayvanların sevgi paylaşımına aracılık etmelerine destek olmanız dileğiyle...Fırsat yaratmak sizin elinizde.

*Bebeğim ve Biz Şubat 2010 sayısında yer almıştır

2010-01-29
Bu yazı 1583 kere okunmuştur.

eceaymereceaymer

Gözlerimde yaşlarla okudum...Hatta bazen gözyaşlarımdan yazıları göremediğim oldu...Çocuk eğitimini hedeflediğiniz bir web sayfasında böylesine bir hikayeyi okumak benim için büyük mutluluk...Çocuklara hayvan sevgisini aşılamak için elinden geleni yapanlardan biriyim... İyi ki sizle tanışmışım diyorum...

ZumrutZumrut

Aynı hissiyatlarla, çok teşekkürler. Sevgiler

e1e1

o kadar içten anlatmışsın kı sankı o analara şahıt oldum ama gerceketen çocukları ne kadar erken hayvanlarla etkıleşım kurdurursak o kadar çok sevıyorlar ben fazla sevmem ama eşım bayılır kızım da 21 aylık esım onu her hafta sonu bır cıftlıge goturuyor kızızm o kadar mutlu donuyor kı ustunun kokusunu takmıyorum:)o mutulu olsun da bu bana yeter...

Teşekkürler. İnsan yaşayınca içtenlikte doğallıkla geliyor galiba. Hayvan sevgisi bambaşka. Sessizliği bakışlar ve hareketlerde okumak, ve empati yapabilmek... Çocuklar içinde muazzam bir mutluluk ve paylaşım. Kendine iyi bak. Sevgiler

mutluleyyamutluleyya

canımm ne kadar etkileyici..benzer duyguları biz de tavşanımız üzerinden yaşadığımızdan seni çok iyi anlayabiliyorum. ilkinin ardından bir hafta geceli gündüzlü yas tuttuk ...sonra gidip yenisini aldık.şu an 4 yaşında bizim pamuk.ve bahçemizin neşesi:)

Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin