Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Ebevyn Olmak Kolay mı?

En önemli ilişki anne-baba ve çocuk ilişkisidir. Anne-babaların gösterdiği destek,ilgi, koruma ve sevgi çocukların o an içinde bulundukları gelişim basamağını da başarıyla tamamlamalarını sağlar... -Anne-baba-çocuk ilişkisinde her birinin görev ve sorumluluğu nedir? Anne-babanın en temel görevi, çocuklarını sağlıklı ve duygusal anlamda dengeli yetiştirmektir. Bu nedenle sağlıklı anne-baba-çocuk ilişkisini geliştirmek açısından, çocuğun en temel ihtiyacı olan öğelerden birincisi kişisel güvenlik ve ait olma duygusunu geliştirmek, ikincisi de çocuğa yeterlilik hissini vermek büyük önem taşır. İlk öğenin gerçekleşmesi için ebeveynler çocuklarına özel sevgilerini göstermeyi ifade etmeyi öğrenmeliler.

Bebeğini-çocuğunu sevmek, onu hayatta tutmanın en önemli unsurudur. Zaman zaman anne-babanın varolan sevgiyi göstermek ve ifade etmede güçlük yaşadıkları, varolan sevgilerini içlerinde tuttukları görülmektedir. Bu da çocuğun anne-baba ilişkisinde, sevgiyi alıp-vermede zorlanmalarına, ileride de anne-baba dışındaki kişilerle sağlıklı ilişkiler kurma ve geliştirme de güçlük oluşturabilir. Bebekler kendi çevrelerindeki insanlara gözleriyle, sesleriyle ve hareketleriyle ulaşırlar ve onların dünyalarındaki en önemli kişiler anne-bababalarıdır. Anne-babalarına güven duydukları zaman (onlara bağlandıkları) zaman, dünyalarına da güven duymayı öğrenebilirler.

Anneler neden çocuklarının her başarısızlığında ya da başına gelen her olumsuzlukta kendilerini suçlarlar?

Anneler ve babalar çocuklarının yaşadığı başarısızlığı, kendilerinin başarısızlığı ve yetersizliği olarak algılar ve bunu çocuğa hissettirir. Aslında anne-babalar ebeveyn rolünde kaldığında, bunu başardığında o an çocuğa güven verici davranış sergileyebilirler, böylelikle de anne-babalar kendilerini rahat ve huzurlu hissedebilirler. Anne-babalar çocuklarının yaşadığı güçlükleri, zorlandığı durumları ya da çocuğun hissettiği başarısızlık duygularını anne-baba sahiplenmediği –bunları kendi sorunuymuş gibi üstlenmediği- sadece farkettiği bu durumları olduğu gibi kabul edip, çocuğa sağlıklı bir şekilde rehberlik ettiğinde ebeveyn rolünü üstlenmiş olur ve bu davranış biçimi de çocuk açısından da anne-baba açısından da daha yararlı ve doyumludur.

Annelerin bu kendini suçlama eğiliminin kökeni nedir? Neler bunu tetikler?

Anneler bebeklerini 9 ay karınlarında taşırlar. Aynı bedende 9 ay birlikte vakit geçirirler. Bebekle anne ilişkisi döllenme süreciyle birlikte başlar ve gelişir. Bu nedenle en önemli ilişki anne-çocuk ilişkisidir. Anneyle bebeğin birlikte gerçekleştirdiği ilk önemli eylemlerden biri de doğumun kendisidir. Doğumdan sonra bebeğinin tüm ihtiyaçlarıyla anne ilgilenir ve bu aşamada da bebeğin en çok annesine ihtiyacı vardır. Bu süreçte anne, ihtiyaç duyduğu desteği alamadığını hissettiğinde yetersizlik ve suçluluk duyguları ön plana çıkabiliyor. Annenin bebeğine yeterli ilgiyi gösteremediğini düşünmesi, annelik becerileri konusunda kendisini kötü hissetmesi, çalışan annelerin kısa sürede işe dönmeleri beraberinde de çocuklarını bakıcı yada büyükannelere bırakmak zorunda kalmaları ya da işten geç gelmeleri de suçluluk duygusunu hissetmelerine neden olabiliyor. Anne-babalar çocuklarına verebildiklerinden çok veremediklerine odaklanır ve veremedikleriyle ilgili de suçlululuk yaşarlar. Çocuklar da ebeveynlerini oldukları gibi almayı reddettiklerinde onların suçluluk duygusuna katkıda bulunurlar. -

Anne kendini suçlamaktan nasıl kurtulabilir?

Öncelikle suçluluk duygusundan kurtulamaya çalışmak yerine bu duygumuzu kabul etmek iç barışı getirir. Aslında bu tüm duygularımız için geçerli bir ön koşuldur. Çocuklar ebeveynlerinden hayat aldıklarında, ebeveynlerinin daha önce kendi ebeveynlerinden almış olduklarını alırlar. Ebeveynler ve çocuk arasındaki ilk sevgi düzeni ebeveynin vermesi ve çocukların almasıdır. Sevgi, çocuklar kendilerine verilmiş olan hayata değer verdiklerinde , ebeveynlerini oldukları gibi ebeveyn olarak kabul ettiklerinde olur. İlk olarak yapacağınız şey, sizin kendi anne-babanızı olduğu gibi kabul etmeniz ve onların size verebildikleri kadarının değerini ve kıymetini bilmenizdir. Her ebeveyn kendi yaşam koşullarını ve çocuklarına verebildiği kadarını kabul edip, çocuklarıyla ilişkisinde bu noktadan hareket ettiğinde herkes içsel olarak daha rahattır. Çünkü ebeveynlerin yaşam karşısındaki duruşları, duyguları da olduğu gibi çocuğa geçer. Bu nedenle kendini suçlamak ne anne-babaya fayda sağlar ne de çocuğa.

Eşinin ve çocuğunun ve çevresindekilerin anneye vermesi gereken destek nelerdir?
Çocuk yetiştirme, çocuğa sevgi verme saptırılıp aşırı sahiplenmeye dönüştürülebiliyor. Doğal yetiştirme, korku dolu aşırı korumacılık şeklini alabiliyor. Bu da anneye ciddi fiziksel ve duygusal bir yük getirebiliyor, bunun doğal sonucu da anne bıkkın, aşırı yorgun ve sabırsız davranışlar sergileyebiliyor. Annenin çocuğun ihtiyaçlarının yanı sıra kendi ihtiyaçlarını da gözönünde bulundurması önemlidir. Çocuklarının tüm gereksinimlerini annenin karşılaması yerine, çocuğun kendisi için birşeyler yapmasını öğretmek de daha uygundur. Bunun dışında aile içinde çocuğun da yaşına uygun sorumluluk alanları belirlenmelidir, ve anne-baba tarafından çocuğa bunlar uygun bir dille aktarılmalıdır. Annenin ya da bakıcının üstlenmemesi gereken işler ve görevler vardır. Anne ve baba sorumluluk alanlarını ve yükleri paylaştığında kendilerini daha iyi hissederler. Anne, zaman zaman kendi anne-babasından, arkadaşlarından da destek alabilir. Özellikle çocuğu olan anneler belirli günlerde 2-3 çocuğu birarada alabilir. Böylelikle her hafta birgün bir anne 2-3 çocuğu alarak diğer anneye 2-3 saat zaman bırakarak, birbirleri için alan yaratabilirler.

Sürekli kendini suçlayan bir anneye nasıl önerilerde bulunabilirsiniz?

Suçluluk duygusunun yoğunluğu ve ne kadar sıklıkla yaşamınızı işgal ettiği önemli. Bu tarz eğilimi olan bir annenin genel anlamda da pek çok alanda bu duyguyu taşıdığı düşünebilir. Bu duygu daha derinlerde başka şeylere temas ediyor olabilir. Annenin bu durumda profesyonel yardım almasında yarar vardır.

Peki ya babalar?

Doğumdan sonra kadınlar çocuk bakımı konusunda çok fazla donanıma sahip olmayan erkeğe bu işi pek bırakmazlar. Bu konuda dikkatli olmakta yarar vardır. Babalar bebek bakımında ya da ilişkisinde bir takım beceriksizlikler yaşasa da yüreklendirilmelidir, onlara alan bırakılmalı ve fırsat verilmelidir. Genelde kadınlar eşlerinin bu konuda kendilerine yardım etmediğinden yakınmaktadır, ancak benim gözlemim; tereddüt eden erkeğe güvensiz-beceriksiz ve eleştirel en ufak bir mimik veya sözel ifade erkeklerin kendilerini geri çektiği ve bebeklerinin-çocuklarının bakımlarını tamamen kadına bıraktığı çok olmuştur. Anne-babalarla birlikteki görüşmelerimden gelen bilgiler, bu gözlemlerimi doğrulamaktadır. Bunun yanında artık babalarında çocuk bakımında annelere çok destek verdiği, bu sorumluluğu birlikte paylaştıklarına da daha sık tanık olmaktayız. Güvenle bu sorumluluğu anneler paylaşmaya hazır olduklarında, babalar da çocuk yetiştirme yolcuğunda annelere çok güzel eşlik edebiliyorlar, yeter ki siz onlara bu alanı açın.  

2006-12-26
Bu yazı 1533 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin