Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Duygusal İhtiyaç, Model Alma ve İnatlaşma

Duygusal ihtiyaç, model alma ve inatlaşma...

Bir önceki yazımda bahsettiğim sevgi ihtiyacına şu ara okumakta olduğum Pam Leo'nun Çocuklarla El Ele Ebeveynlik kitabında da değinilmiş ve diyor ki: Çocukların duygusal ihtiyaçları da fiziksel ihtiyaçları kadar önemlidir. Çocuğun en az bir ebeveynle tutarlı, sevgi dolu bir bağ kurması gerekir. Çalışmalar, yetimhanelerdeki bebeklerin ve genç çocukların fiziksel ihtiyaçları sağlanmış olmasına rağmen, dokunma, ilgi ve bağlantı eksikliğinden dolayı ‘gelişmediklerini’ hatta öldüklerini göstermektedir...

Aynı anda iki çocuk büyütmenin en büyük ağırlığı sevginizi yetirememe korkusu oluyor hep. Fiziki bakımı en iyi şekilde gerçekleştirebilmek için aldığınız yardım duygusal ihtiyaçta fayda etmiyor. Siz elinizden geldiğince zamanı ikiye bölüyor ve her iki çocuğa da eşit ilgi vermeye çalışıyorsunuz. Öte yandan bu tür yazılar okuduğunuzda aslında çocuklarınız için en iyisini yapmaya çalıştığınızın ve onların birçok açıdan şanslı bireyler olarak yetiştiğinin farkına varıyorsunuz.

Ebeveyn olarak eşiniz ile dönüşümlü bir bakım paylaştığınızda çocuklar da anne ve babanın ilgisinden mümkün olduğunca çok faydalanabiliyor.
Doğdukları andan itibaren mükemmel gözlemci olan çocuklar kendilerini modelleme yoluyla geliştiriyorlar. Anne ve babanın konuşmasını, yemek yemesini, davranışlarını özetle tüm yaşam tarzını kendilerine model alıyorlar. Hal böyleyken ve siz bunun bilincindeyken ister istemez beslenmenize özen gösteriyorsunuz. Önceleri atladığınız öğünler, yaptığınız abur cubur kaçamakları yavaş yavaş hayatınızdan ister istemez çıkıyor. Onlara cazip gelmesi için çeşit dolu sofralar kurmaya özen gösteriyorsunuz ki çocuğunuz da sağlıklı beslenebilsin.

Bizim doktorumuz 6 aydan 1 yaşa kadar çocuklara özel yemek yapmamı ama 1 yaştan sonra onları evde pişen sağlıklı tencere yemekleri yemek için aile sofrasına oturtmamı önermişti. Ayrıca sağlıklı beslenme için her gün taze meyve, sebze, tahıl ve proteinin düzenli alınmasının önemini anlatmıştı.

Sebzeleri buharda pişirmenin besin değerlerinin kaybolmaması için en iyi alternatif olması beni çoğunlukla mevsimine uygun birkaç sebzeyi buharda et, tavuk veya balık ile pişirip püre yapmaya yöneltti. Zamanla pürenin yerini çatalla ezme, ufak ufak parçalama aldı. Sebzelerin tek tek tatlarını almaya başladıklarında birçok çocuk gibi itiraz ettikleri oldu,  hala da oluyor. Birinin sevdiği sebzeyi diğeri yemeyebiliyor. Ben de birkaç sebzeyi bir arada pişirip muhtemel retleri en aza indirgemeye çalışıyorum.

Kahvaltıda ufak ufak tattırmalara ilaveten tüm annelerin bildiği bulamaçtan da uzun süre faydalandık. Şimdi geriye dönüp baktığımda her besini ufak ufak ve tane tane tattırıp yedirmeliymişim diyorum ama o durumda yedikleri miktar çok az oluyor ve siz doymadı paniğine kapılıyorsunuz. Karnı doymayınca uykuları derin olmuyor ve günün büyük bölümünü mızmızlanarak geçirebiliyorlar.

Ben kızımda ek gıdaya geçişte birçok gıdayı dirençle reddetme, özellikle kokuyu alıp tadına dahi bakmamayla karşılaştım. Süte oldukça düşkündü ve gün içerisinde içtiği süt ek gıdaları az yemesine sebep oluyordu. Bundan dolayı 1 yaş sonrası önce gündüz sütünü, aşamalı olarak da gece beslenmesini kaldırdım. Zira gece uyku arasında içtiği süt derin uykuya dönmesini sağlasa da sabah kahvaltıyı az yapmasına sebep oluyordu. Şimdilerde gece uykusu öncesi bir bardak kadar keyif sütü içiyor ve uyuyorlar. Sabah da kahvaltıda acıkmış oluyorlar.

Oğlum kahvaltıyı severek yapıyor ancak şu aralar 2 yaşın verdiği sonsuz enerji patlaması yemek masasında dahi peşimizi bırakmıyor. Yine 2 yaş getirisi olan ben yaparımla bizleri model aldıklarından yemeği kendi kendilerine yemek istiyorlar. Bu taleplerini her koşulda yerine getirmekle kalmayıp masada kendilerine ayrılmış sandalyelere oturmalarını, kendi kaşık çatal ve tabağa sahip olmalarını sağlıyorum. Yardıma ihtiyaçları olduğunda ise takviye ediyorum.

Başa dönüp yazıyı okuduğumda herşeyin olması gerektiği gibi tıkır tıkır gerçekleştiği mesajı vermiş gibi hissettim ama pratikte tabii ki her zaman olması gerektiği gibi olmayabiliyor. Çocuğun hasta olduğu, keyifsiz olduğu, seyahatte veya alışverişte olduğunuz günlerde hem yeme hem de uyku düzenleri bozulabiliyor. Ama muhakkak özen gösterdiğim nokta mevcut düzene derhal geri dönmek.
Sevgiyle kalın
 

2011-09-14
Bu yazı 1588 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin