Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Düğün Fotoğrafları

Düğün günü önemlidir değil mi? Çünkü o gün birçok duyguyu içinde taşır. Bir kadının ve erkeğin hayatındaki en unutulmaz günlerdendir. Heyecan çoktur, telaş mutlaka olur. Yepyeni bir sayfa açılır o gün hayatınızda. Bir döneme elveda, bir yenisine merhaba der, büyüdüğünüz evden büyüteceğiniz eve ilk adımınızı atarsınız. Anne evinden çıkmak düşündüğünüzden daha zor olur. Çocukluğunuz, genç kızlığınız gözünüzün önüne gelir, hüzünlenirsiniz. Evden ayrılırken biri oyunbozanlık eder, gözyaşlarını tutamaz. ‘Aaa hani ağlamayacaktınız’ der, siz de başlarsınız. ‘Hadi bakalım, bahtın açık, tahtın güzel olsun’ diye dualarla uğurlanırsınız. Yapacak daha çok şey vardır, günün koşturması evden çıkmanızla başlamış olur. Ta ki gelinlik giyilip imzaya gidene kadar…

Fotoğraflar düğününüzü belgeleyen en önemli hatıralardır. Hep saklanacak, zaman zaman açılıp bakılacak, hatta en sevdiğiniz çerçevelenip salonun baş kösesine konumlandırılacak kıymetlilerinizdendir. O gün çok güzel, çok zarif olmak istersiniz. Sizin gelin olma özelliğinizden gelen doğal güzelliğiniz kadar fotoğrafı çeken kişinin ne kadar ehil sahibi olduğu da önemlidir. Gelinlerin en şahanesi de olsanız stüdyoda kameranın arkasındaki kişi size dünyanın en suni pozlarını verdirtiyor, damadın gözlerinin içine aygın, baygın bakmanızı istiyor; ellerinizi, kollarınızı kendi başınıza hayal edemeyeceğiniz hallere sokuyorsa doğallığınız önemli zarara uğramış demektir. Bana göre tabi!

Çoğu çift halen stüdyoya gitmeyi tercih ediyor. Herhalde bu aygın baygın fotoğraflar oldukça tutuluyor. Merak ediyorum bir çiftte ‘ya bizi doğal çekin şöyle garip pozlar vermeyelim’ demiyorlar mı? Belki böyle doğal stüdyo fotoğrafları bana denk gelmedi. Ben poz vermeyi zaten beceremediğim ve stüdyo çekimlerini de sevmediğim için düğün günü fotoğrafla ilgili bir koşturma yaşamadım. Nasılsa düğün sırasında bir sürü çekilir diye çok dert etmemiştim. Ancak bu fotoğraflardan içime sinen bir tane bile çıkmadı. Düğün bitiminde çekilen aile fotoğraflarında ise herkes de yorgun ve saç baş dağılmış, makyaj akmış perişan bir hal vardı. Aile fotoğraflarını düğünün sonunda çektirmek hangi akla hizmetse… Elimde olanların hatıraları tabi ki büyük ama düğün fotoğrafı deyince profesyonel bir ekiple işbirliği yapmamış olmak içimde halen ukdedir.

Bu ukde her yakınımızın düğününde azar, geline ‘fotoğraf işini ciddiye al’ diye tembih ederim. Bundan sonra tembih etmekle kalmayacak, geçen haftalarda tanıştığım gencecik ve çok başarılı bir fotoğraf sanatçısıyla iletişim kurmalarını da tavsiye edeceğim. Nişan, kına, düğün, doğum, doğum günü, sünnet gibi aklınıza gelebilecek tüm özel ve önemli günleri ölümsüz kılmak ve günün başlangıcından sonuna kadar can alıcı kareleri yakalamayı kendine meslek edinmiş bu fotoğraf sanatçısı Aytül Keskin. Aytül fotoğrafçılığa AFSAD’da (Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği) adım atmış. Aynı yerde asistanlık yapmış. Bir reklam ajansında hikaye fotoğrafçılığı ile tanışıp, bu özel mesleği en güzel şekliyle icra etmeye başlamış.

Aytül Keskin özel günleri en doğal ama gerçekten en güzel halleriyle fotoğraflıyor. Bunları size baskı halinde vermekle kalmayıp, fotoğraflardan bir hikaye oluşturuyor. Fona damardan bir müzik oturtup (sizin tercihiniz de olabilir) o günün en güzel hatıralarını bir CDde birleştirip elinize tutuşturuyor. Tanıştığımız gün bize izlettirdiği düğün cd si resmen romantik bir film tadındaydı. Bir sonraki kareyi merak ederek hiç tanımadığımız bir çiftin en mutlu gününü saat saat takip ettik. Gelinin evden ayrılma merasimi, kuaförü, makyajı, nikah öncesi, sonrası olabilecek en doğal haliyle fotoğraflanmıştı.

Aytül’ün çektiği doğum fotoğrafları da muhteşemdi. Kendisi Türkiye’nin ilk dünyanın dördüncü doğum fotoğrafçısı Şengül Pallı’nın Ankara temsilcisi. Şengül Hanım’ın başarısı ve eserleri zaten malum. Doğum fotoğraflarında bir bebeğin dünyaya ilk merhabasını, annenin bebeğiyle ilk kucaklamasını kısaca o duygu selini görüp iç geçirmemek elde değil. Bir anne, baba ve çocuk için en büyük hatıralardan biri.

Bu fotoğraflarda bana keşke dedirtti. Keşke oğluma kavuştuğum o ilk özel an fotoğralanabilseydi diye düşündüm, ama hikaye fotoğrafçılığı o sıralarda çok yeniydi ve benim haberim yoktu. Şimdi doğuracak olsam sanırım böyle bir çalışma için hemen ilk adımları atardım. Aytül’ü tanıdıktan sonra hayallerimin peşine geç takıldığım için vahlandım. Ben evlenirken ya da oğlumu dünyaya getirirken nerelerdeydiler diye söylendim ama onu tanıdığıma memnun oldum.

Özel günlerinizi karelerde, CD lerde en doğal dolayısıyla en güzel halleriyle ölümsüzleştirmek isterseniz onlara ulaşın derim. İşlerini bildikleri ve mesleklerine gönül verdikleri çok aşikar.


2007-05-16
Bu yazı 1319 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin