Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Dost Tarifleri ve Dostların Tarifleri!

“Haydi şükranlarımızı sunalım:
Komik dostlar için...
Onlar ki Brüksel lahanaları kadar tatlı sersemdirler, enginarlar gibi de keyifli, eğlenceli.

Ciddi dostlar için de!
Hani karnıbahar kadar karmaşık, dolambaçlı, soğan gibi iç içe geçmiş, entrikalıdırlar! Ve bir o kadar da merak uyandırıcı.

Lahana gibi kibirsiz; bir yaz kabağı kadar ince ve incelikli; maydanoz gibi inatçı ısrarlı; dereotu kadar hoş; zukkini gibi sonu gelmeyen, yaban havucu gibi güven telkin eden dostlar için? Onlara yok mu. Şükran!

Ya sevecen dostlar için?
Bizi seven, solsak, kurusak, kavrulsak, donsak, zararlıların kötü etkisine uğrasak da bize asma sarmaşığı gibi tatlı kıvrımlarla tutunan, sarmalayan hani.

Cömert dostlarımız...
Kalpleri balkabağı kadar büyüktür onların, gülümsemeleriyse bir kabak çiçeği tomurcuğu gibi renkli ve aydınlık.

Alıngan dostlar vardır sonra, bilirsiniz. Arap kızı elmalar gibi koyu kırmızı, oturaklı ve/ama mayhoş. Ama ne beis!

Eski sağlam dostlar, ayçiçeklerinin akşam vakti hali gibidirler. Yüzlerini bize döner, anlayışlı anlayışlı, köklü köklü başlarını sallarlar.

Yeni yeni dostlarsa, turp gibi çabucak ve acele acele yeşerirler. Henüz biraz müphem.

Huysuz dostlar vardır bir de...
Aksi ve olabildiğine dırdırcı. Olsun. Bakın onlar ravent bitkisine benzerler bilir misiniz. Kökünden müshil de yapılır, kuvvet ilacı da hani :^) Yıkılmaz onlar. Ne de onlarla olan dostluklar.

Sırım gibi dostlarda sıra. Patlıcanlar gibi göz alıcıdırlar, pırıltılı, havalı.. mısır kadar da şık ve düzgün.

Daha daha? Şükredelim ki. patates kadar sade ve süssüz de olsalar, yine bize çok iyi gelen dostlarımız vardır…sağlam.

Ve en son olarak, gitmiş, bitmiş, belki de tanınmayacak denli değişmiş dostlarımız. Ya da kaybolmuş olanlar ve kaybettiklerimiz..Geçmiş zaman bahçeleri gibi. Ekin ekilmiş hasatı alınmış geçmiş bile olsa, zamanında bizi öyle beslemişlerdir ki..hala hayat buluruz, hep yaşatırız.
Onlar için..

Hepsi için..

Şükran duyalım, duyalım.

Bu dostluk tarifini bulduğumda çok sevdim, bulduğuma sevindim. Paylaşmak istedim.

Tıpkı dostların bildikleri tarifleri paylaşmak istemeleri gibi.

Aklıma kazındı bu tarif. Bu “dost tarifi”.
Hani çok sevgili bir dostumuz bizi düşünür bizim için özene bezene yapar da tadını unutmayız. Onun gibi.

Tülay’ın Carbonarası mesela. Tülay, benim otuz yıllık dostum. Bir Carbonara yapar, parmaklarınızı yersiniz. Tarif edemem :^)

Aklıma düşer pişiririm, güzel olur olmasına, fakat asla onunkinin aynısı olmaz. Çünkü o, Tülay’ın Carbonarasıdır. Tarif tastamamdır, eksik olan tek şey varsa, o da masada onun da olmayışıdır.

Bildik dostlar ve dost bildiklerimiz...hangisini nasıl tarif edeceğiz.

“Dost, verdiği tarife sorgusuz güvendiğinizdir”.
Çünkü kandırmacasızdır, dalaveresizdir.
Zaten “Dostsa, doğru tarif vermiştir”. Bilirsiniz, çünkü tanırsınız. Beraber büyüdünüz.

Eksiksiz bir dostluk tarifi deftere çook uzun zamanda yazılır.

Ve dostluk, tarifsizdir.

Tüm eski dostlarım için şükranla,


Not: Tülay’ın Carbonarasının tarifi, bakın çok seveceksiniz:

Malzemeler:

1 Paket -Makarna
100 gr. -Pastırma
2 Adet -Yumurta akı
1 Su bardağı -Parmesan rendesi
4 Yemek kaşığı kadar Zeytinyağı
Karabiber
Belki maydanoz
Yarım Su bardağı -Süt kreması

Makarna al dente pişirilip süzülür. Jülyen jülyen doğranmış pastırma yağda kısa süre mesela 1 dk. kadar kavrulur. Peynirin yarısı, çırpılmış yumurtalar ve pastırma karıştırılıp makarnanın üzerine dökülür, şöyle bir karıştırılıp üzerine krema ve kalan yarım bardak peynir dökülür. İsterseniz, biraz maydanoz yaprağı da serpiştirebilirsiniz. Çok kısık ateşte, kapağı kapalı 1-2 dakika daha pişirilir, En son karabiber. İnanılmazdır.

Nazlım
 

2007-11-05
Bu yazı 1144 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin