Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Dost Kanadı

Dünyanın dört bir köşesinde, Türkiye’nin farklı şehirlerinde yaşayan çok arkadaşım var benim. İçi mis gibi kadınlar;   beni çok seven, benim de sevdiklerim onlar. Tek tek isim yazamam belki ama eski, yeni, sanal hepsi ayrı ayrı çok değerli.

Ancak biri var ki; başka bir kıymetli bana, yani nasıl yazsam ... O bir ömürlük gibi...

Lise 1’den beri arkadaşım, dostum o benim. Hatta anne baba ayrı kardeşim. İçimde ona özel bir yer ayarladım. Hep konforlu ve sıcak kalmasını istiyorum; sevgi, şefkat, saygı bulup bende kendini iyi hissetsin diye. Bu hayatta insanı mutlu edecek her şeyin onunla olması dileğim. Sağlığı yerinde, huzuru tam, parası bol olsun mesela. Sıkıntısız hayat olmuyor biliyorum ama onda sıkıntıları boğup atabilme gücü bulunsun. Ağlamamak da imkansız, hem ağlamak iyidir arada. Ama onun gözyaşları acıdan, kayıptan değil de; güzel hislerden, ne bileyim romantik bir film sahnesinden olsun mesela .

Ona biraz kızgınım aslında. Evlenince çekti gitti dünyanın bir ucuna. Özlem girdi araya ama bizi sanki daha da kilitledi dostluk adına. Maille, telefonla yine el ele tutuşabiliyor, birbirimizin sırtını sıvazlayabiliyoruz. Yaşadığımız kıtaların farklı olması bizi pek bağlamıyor; her şeye inat dostluğumuz bozulmuyor çünkü o aynı, ben aynı kadın kalabiliyoruz. Değişmeye de niyetimiz yok gibi. Bendeki of pofların konu başlığı aynı, keza onunkilerde. Eh haliyle yazılıp çizilenlerde benzer, son cümle hep “seni çok seven ...” diye biten.

Birbirimizi seviyoruz çünkü güven ve iyi niyetimizi merhem yapıp acıyan canımıza, ağrıyan yaralarımıza sürdük zamanında. İyileştik, kuvvetlendik; iyi anne, iyi evlat ve eşler olduk. Sonra kıskanmadık hiç birbirimizi. Aferin, helal, harikasın, kuvvetlisin, işte bu sensin, ne güzelsin, çok yakışmış diyebildik. Birimiz mutlu olunca diğeri 'ohh be' çekti, birimiz başarınca diğeri 'vayy be kıza bak ya' diye gururlanabildi. Üzülünce beraber ağladık, şişmiş kırmızı burunlarımızı birlikte çektik. Bu kadın bana kimsenin cesaret edemediği şeyleri söyledi. Üzülürsen üzül, istersen benimle konuşma ama gerçek bu, kıymetini bil diye sesini yükseltti... Birimiz diğerine kıyamadı ya, bizi üzenlere öfkelenince verdik veriştirdik sıkça, birbirimize ne kadar değerli olduğumuzu anlattık, hatırlattık. Biz birbirimizi çok iyi tanıdık zira! Zamanı gelince sustuk ama daha çok susturduk. O benim, bende onun için...

Bu seneki gelişinde Ankara’da buluştuk. Yetmedi Bodrum’da devam ettik. Biz kaynatırken çocuklar kaynaştı. Benim oğlan azınca Aslı kaşları çatıp, candan kandan bir teyze gibi 'üzme bakıyım anneni' dedi... Yedik, içtik, güldük,konuştuk ve gözlerimizle 'saklama birşey haa' diye tembih ettik. Tatil bitti, Aslı yine o uçağa bindi. Aslı yine o uzak memlekete gitti...

'Kadının en büyük düşmanı yine kadın' denildiğini defalarca duydum. Fesat, dedikoducu, kıskanç kadından arkadaş olmaz tabi, ama o tip bir kadından zaten hiçbir kimlik çıkmaz, çünkü o kendini bile taşıyamaz. O kadınlar aşkta, işte,o kadınlar arkadaşlıkta, ailede olabilecek her türlü yanlışı yaparlar. Çünkü her şeyi yüzeysel ve bireysel yaşarlar.

Hayatlarımız yanlış oynayanlara piyon kaptırmayacak kadar değerli. O zaman arkadaşları seçmek feci şekilde önemli. Kalbi temiz tutmak , iyi olmak lazım bu kör hayatta. Sevgi dolu, şefkatli, ahlaklı ve niyeti güzel olunca, iyi insanlar sizi, siz onları buluyorsunuz, hiç mütevazi olamayacağım bu konuda. Kim olduğumun farkındayım!

Size siz olduğunuz için değer veren, iyi gününüz kadar dar gününüzde de arkanızda, kara gününüzde yanınızda, hasta zamanınızda bir tas çorbayla baş ucunuzda ve size yapılan haksızlıklarda aslanlar gibi tam ortada olacak; duruşu sağlam, kalbi güzel , hassas ve merhametli hemcinsleriniz arkadaşınız olursa inanın hayat sihirli değnek dokunuşu yemiş gibi oluyor.

Gün oluyor insan ailesinden önce arkadaşına koşup; üşüdüm, acıktım, ağlıycam mendil getir diyebiliyor, ya da sevinçten uçuyorum tut beni kaçmıyım diye telefonlar açıyor.Eğer sizinde hayatınızda kendinize kardeş, çocuklarınıza teyze gibi gördüğünüz kadınlar  varsa , sorunlar helyumlu balon misali uçtu uçacak demektir. Doğru dost edinmek; iyi eş bulmak, iyi aile kurmak kadar önemlidir. Annesini dostlarıyla mutlu gören bir çocuk şüphesiz benzer dostluklar kurmak isteyecektir.

Gerçek dostluk zaman ateşinde ağır pişer ama onlar küflenmez, bozulmaz ve satılamaz.

Hepinize benim sahip olduğum gibi dostluklar dilerim çünkü bir dost kanadının altında hayat kör değil, pasparlak.
 

*Bebeğim ve Biz Ekim 2010 sayısında yer almıştır

2011-05-17
Bu yazı 1733 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin