Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Daydazor


Ne kadar yaratıcı bir ebeveyn olursanız olun zehir zemberek akıllı çocuklarınızın talepleri karşısında tık diye tıkanma ihtimaliniz her zaman mevcuttur. İster yerlerde yuvarlanın, ister düz duvara tırmanın sizden hep yapmadığınız yada yapamadığınız bir şey beklerler.

Çocuklarımız bizim çocukluğumuzdan çok farklı. Onlar artık yeni fikirler, kafayı çalıştıracak oyunlar, icatlar talep edip karşılarında kendileri gibi zeki, hareketli anne babalar bekliyorlar. Uflamak, oturmak, yorulmak yok. Yapıcı, yaratıcı ve enerjik olacak, oynayacak, oluşturacak, kuracak, okuyacak ve öğreteceksiniz. Yeri gelecek onlarla birlikte siz de öğreneceksiniz.

Bizim evde uzun zamandan beri “nedeeen”, “ne demeek” ve “nasııııl” gibi soru kalıpları; oynayalım, acıktım, çişim geldi kadar sık kullanılıyor. Hem de sabah gözümüzü açar açmaz başlıyor. Yani neredeyse ;

-“Günaydın oğlum”

-Neden günaydııın? durumundayız :)

Yaşının gerektirdiği gibi etrafında olup bitenleri anlama, bilmediklerini öğrenme çabasına bayılıyorum. Bazı soruları karşısında bocalasak da, anne-baba olarak bunlara doğru düzgün, mantıklı ve gerçek açıklamalar yapmaya çalışıyoruz.

Çocuğunuz olduktan sonra zaten yapamam dediklerinizi takır takır yapmaya başlıyorsunuz. Önceden hiç merak etmediğiniz konular, çocuğunuz için kayda değer bulunduysa “valla evladım hiç bir fikrim yok“ demek yada “eee, mmm” yapmak da olmuyor. Okuyup, araştırıyor, öğreniyorsunuz. Hem de acil tarafından! O doğduğundan beri ne kadar farklı bilgiler edindiğimi düşününce ben de inanamıyorum. Okuldan, ailemden öğrendiklerime hiç benzemeyen şeyler bunlar. Öyle farklı, öyle keyifli ki...

Buyrun mesela, ben dinazorlar hakkındaki mevcut bilgilerimi Kaan’a borçluyum. Daha önce sonu mütemadiyen sorus, pulus, rodon diye biten garip isimli bu hayvanların ne adlarını bilirdim, ne de bir çocuğun yaşantısında bu kadar büyük yer tutabileceklerini tahmin edebilirdim. Merak ediyor diye okudum, araştırdım ve anlatabilmek için öğrendim. Şu an konu hakkında bir seminer düzenlense uzuuun bir konuşma yapabilirim. O derece yani...

İlk keşfettiği günden itibaren bu kızgın bakışlı yaratıklar oğlanın en favori oyuncaklarından oldu. Görsel olarak dikkatini çeken, merak uyandıran ve keşfetme güdülerini ayağa kaldıran bu oyuncak tabii ki makbul olmalıydı. Ancak tipik olarak ben “Ya bunların ağzı, dişleri çocuğun rüyasına girerse?” diye biraz endişelendim. Ben acabalarımla boğuşurken o gün içerisindeki aktivitelerine dinazorları, Kaan’ın o zamanki söyleşi ile daydazorları dahil etmişti bile. Onlarla banyo yaptı, yemek yedi onları parka, doktora bile götürdü. Bir dönem eve her gelen pasta, börek yerine dinazor getiriyordu. Kaçınılmaz olarak evde farklı boy, renk ve türlerde bir dinazor sürümüz oluştu. Bu hayvanın da o kadar çok çeşidi var ki...

Benim için okuma-alıştırma kitapları, puzzle, lego gibi oyuncaklar Kaan yaşındaki çocuklar için daha eğitici oyuncaklardı. Plastik, kızgın görünüşlü yaratıklardan fayda sağlayabileceğimiz, o zaman için aklıma gelmemişti. Işte bazen insana çocukları daha iyi yol gösteriyor. Kaan da öğrenme araçlarından birini kendi seçmiş oldu, çok da iyi yaptı...

Milyonlarca yil önce yasamış bu yaratıklar sayesinde Kaan'ın renk, şekil, ebat, boyut, ağırlık bilgilerini pekiştirip, tehlikeli, tehlikesiz, etobur, otobur, hızlı, hantal gibi tanımlamaları öğrettik. Dinazorlarla saymayı öğretirken hiç zorlanmadık. Fosil, iklim, göktaşı, saldırı, savunma ve hatta paleontolog gibi kelimeleri de dinazorları anlatan kitaplar sayesinde öğrendi. Diplodocuslar,stegosauruslar, allosaurus ve en favori türümüz T-Rex ler söz konusu olunca Kaan dinlemeye ve anlamaya daha açık hale geliyordu. Bu oyuncaklarla oynarken tam olarak odaklanması bize öğretmek için de mükemmel fırsatlar vermiş oldu.

Dinazor örneğinden sonra oğlumun oynamaktan daha çok zevk aldığı oyuncaklara ben de sempatiyle yaklaşmayı ve onlardan çıkarabilecegim faydaları gözden geçirmeyi öğrendim. Çocuğun bir oyuncakla eğlenmesi, vesilesiyle öğrenmesi için maddi değerinin ne kadar önemsiz olduğunu fark ettim. Bir annenin kendi çocuğu söz konusu olduğunda bilmediği bir konuyu araştırması , anlaması sonrasında öğretmesi gerektiğini yaşadım.

Biz bu sene dinazorlarla eğlendik, öğrendik. Seneye belki böceklere takılacağız. Tercihlerini kendileri yapıp, oynarken ögrenmeye meğil gösterdikleri sürece sorun yok. Bu seçimleri araç yapıp onlara ne gibi bilgileri kolaylıkla öğretebileceğimiz, nasıl işbirliği yapıp çoook keyifli dakikaları paylaşacağımız da bize kalmış artık.

*Bu yazı 'Bebeğim ve Biz' dergisinin Kasım 2006 sayısında yayımlanmıştır.

2006-11-20
Bu yazı 1037 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin