Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Çocukluk Çağında Depresyon

Yakın zamana kadar çocuklarda depresyon olabileceği düşünülmemekteydi. 1980 lerden sonra çocukların da depresyon yaşayabileceği kabul edilerek çocukluk çağına özgü duygudurum bozuklukları ve çocukluk depresyonları psikiyatri tanımlamasında yerini aldı.

Depresyon, çocuklukta ve yetişkinlikte görülen bir duygu durum bozukluğudur.
İnsan hayatında en erken depresyon yaşantısı bebeklik çağında, bağlandığı kişiden ayrılma sonucu ortaya çıkar. Bebekler yaklaşık 6 aydan sonra bağlandıkları kişiden ayrılmaya tepki gösterirler.

Anne ya da anne gibi bağlandığı kişiden ayrılan bebeklerde, ayrılmadan hemen sonra çok şiddetli ve uzun süreli ağlamalar izlenir. Bu ağlamaların ardından sessizlik ve küskünlük ortaya çıkar. Kısa süre içinde kaybedilen kişi dönerse çocuk düzelmeye başlar.Ancak kaybın sürmesi halinde belirtiler ağırlaşır. Çevredeki uyaranlara cevap azalır, olduğu yerde sallanma, vurma hareketleri görülür. Yemek yeme azalır, kusma ve ishaller başlar. Fiziksel gelişme duraksar, kilo kaybı artar, üzüntü ve küskünlük belirgindir.Yalancı zeka geriliği denen zihinsel işlevlerde gerileme olur. Uygun önlemler alınmazsa kalıcı geriliğe neden olabilir. Kızgınlık, saldırganlık gibi davranış sorunları ortaya çıkar.

Çocuklarda depresyonun bir diğer belirtisi somatizasyondur. Yani duyguların beden aracılığı ile ifade edilmesidir. Çocuklardaki sık sık ortaya çıkan ancak nedeni bulunamayan karın ağrıları, baş ağrıları gibi bedensel yakınmalar depresyon belirtisi olabilir.

Çocuğun yaşı büyüdükçe depresyon belirtileri de farklılıklar gösterir.
İster bebeklik, ister çocukluk ve ergenlik, ister yetişkinlik dönemi olsun depresyonun ortak özelliği uzun süreli mutsuzluk halidir. Her mutsuzluk depresyon olarak isimlendirilemez ancak depresyonu olan kişilerde mutsuzluk, yaşama karşı kayıtsızlık ortak özelliklerdir. Ancak depresyondan söz edebilmek için bu belirtilerin en az 2 haftadan beri sürekli olarak görülmesi gerekir.

Çocukluk ve Ergenlik Depresyonunun Özellikleri şu şekilde sıralanabilir.

-mutsuzluk, kendini boşlukta hissetme
-kolay ağlama, sık ağlama
-sevdiği şeyleri yapmama, zevk almama , oyun oynamama
-değersizlik duyusu, kimse tarafından sevilmediğini söyleme ya da az sevildiğinden şikayet etme
-suçluluk duyguları, olup biteni kendi suçu olarak yorumlama
-umutsuzluk
-gergin ve sıkıntılı olma
-kolay öfkelenme
-iştah değişimleri (az ya da çok yemek yeme)
-uyku bozuklukları, özellikle uykuya dalmada güçlük, huzursuz uyuma, kabuslar
-alınganlık
-aşırı hareketlilik
-dikkat dağınıklığı, okul başarısında düşme
-aile ilişkilerine bozulma ,söz dinlememe ya da çok sessiz kalma
-arkadaş problemlerinde artma, kendini dışlanmış ve yalnız hissetme
-ölümden söz etme, korkma
-intihar girişimi

Depresyon Neden Olur?
Depresyon tek bir nedene bağlanamaz. Kişinin temel özelliklerine, psikolojik özelliklerine ve çevrenin etkilerine göre ortaya çıkabilir. Hangi etkenin daha ön planda olduğu kişiden kişiye değişir.

Psiko- sosyal nedenlerin başında ise çocuk- anne-baba ilişkisindeki bozukluk gelmektedir. Bebeklik döneminden itibaren güven ortamında büyütülmeyen, ihtiyaçları karşılanmayan çocuklarda daha kolay depresyon gelişmektedir. Kardeş doğumu ya da kardeşler arası ilişkinin bozuk olması, anne babanın anlaşamaması, dayak, duygusal şiddet, cinsel istismar,anne veya babanın ölümü, kardeş veya yaşıtlarının ölümü, ayrılık- boşanma, okulda kötü davranılma, çevre değişikliği gibi etmenler depresyon nedeni olabilir.

Ailesinde depresyon bulunma, hem kalıtımsal hem de olumsuz çevre koşulu olarak depresyon riskini arttırır. Ailede depresyon tedavisi gören kişilerin varlığı çocuktaki depresyon görülme ihtimalini artırmaktadır.

Depresyonun Tedavisi

Çocukta depresyondan şüphelenildiğinde bir an önce bir uzmandan destek almak gerekir. Halk arasında' çocukların ne derdi olur ki depresyona girsin' gibi inanışlar çocuğun tedavi sürecini uzatabilir ve çocuğa daha fazla zarar verebilir.

Sanıldığının aksine depresyon kişisel çabalarla, kişi isterse ve iradesini kullanırsa düzelebilecek bir hastalık değildir. Öncelikle durumun fark edilmesii ve çocuğun bir uzmanla tanışması sağlanmalıdır. Tedavide terapiden faydalanılır. Gerektiğinde ilaç tedavisi de kullanılabilir.

Çocuğun bulunduğu ortamda başka depresyonu olan veya psikolojik-psikiyatrik problemi olanlar varsa onların tedavi olması gerekir. Çevre iyileştirilemezse çocuğa uygulanan tedavide istenen başarı sağlanamaz depresyon tekrarlayabilir. Diğer taraftan çocuğun okuluyla da iş birliği önemlidir. Okula bilgi vermek öğretmenlerin desteğini almak faydalı olacaktır.

Aileye öneriler
Depresyon bir rahatsızlıktır. Kendiliğinden geçmez.
Çocuğunuzun psikolojik bir sorunu olması, çocuğunuzun bunu isteyerek yaptığı anlamına gelmez.
Bedensel şikayetleri ciddiye alın. Özellikle de uzun süredir geçmeyen ağrıları.
Şikayetleri nedeniyle çocuğunuzu suçlamayın.
Bazen hafif depresyonlar anlayışlı ve dengeli anne baba tutumları ile düzelebilir. Çocuğunuzu anlamaya çalışarak ona destek olabilirsiniz.

2006-08-21
Bu yazı 1339 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin