Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Çocuklar Arası Mukayese..

Çocuklar Arası Mukayese Kardeş Kıskançlığı Yaratabilir  

Yeni bir kardeşin gelişiyle büyük çocuk artık anne ve babanın ilgi ve sevgisini yeni doğan kardeşi ile paylaşmak zorundadır; ancak bu durum çocuk için sanıldığı gibi kolay kabul edilir bir durum değildir. O zamana kadar anne ve babanın ilgi odağı olan kendinde çocuk anne ve babasının bir tanesidir; o halde bir ikinciyle nasıl baş edecektir? Kardeşler arası kıskançlığın doğal bir süreç oluşu kadar anne ve babanın bunda rolü olduğu da bir gerçektir.

Çocuklar arasında mukayese yapmayın!
Kıskançlık duygularının zaten en üst düzeyde olduğu bu durumlarda anne ve babanın her iki kardeşe olan yaklaşımlarında çok dikkatli olmaları gerekmektedir. Öncelikle her iki kardeş arasında mukayese yapmamak gerekmektedir. Her çocuk farklı özelliklerde, farklı yeteneklerde, farklı bireylerdir. Aralarında mukayese yapmak rekabete neden olur. Anne ve babalar her iki çocuğa da sevgilerini göstermelidirler. Bazen ebeveynler çocukları aralarında paylaşırlar; örneğin anne, yeni doğan kardeşle, baba, büyük çocukla ilgilenir. Bu tutum doğru değildir. Çünkü diğer çocuk artık anne ve babasının onu sevmediğini düşünebilir. Sevgi, ortak ve paylaşılabilen bir duygudur ve her iki ebeveyn de her iki çocukla ilgilenebilmelidir.

Çocuk, yeni doğan kardeşine karşı ikilemde kalır
Çocuk, yeni doğan kardeşine karşı ikilemli duygular hisseder; sevgi ve nefret arasında gidip gelir. Aslında onu sevmesi ya da sevmek zorunda olması çevre ve anne- baba tarafından çocuğa benimsettirilmiş gibidir. Küçük kardeşini sevmediğini söylerse, anne-baba ve çevre tarafından ayıplanacak; eğer sevdiğini söylerse en büyük alkışı o alacaktır. O zaman alkışı almak yani küçük kardeşi sevmek ve benimsemek için kendini zorlar. Anne ve babasına da bu durumu ispatlamaya çalışır. Örneğin; taşıyamayacak olsa da kardeşini kucaklayıp taşımak için ısrar eder, ağlayınca ilk önce o koşar. Elbette ki anne ve babası onun bu davranışlarını beğenecek ve onurlandıracaktır, başka türlü olamaz! Sevgisi o kadar taşmaktadır ki küçük çocuğu eline alır, sıkıştırır ve küçük çocuk ağlamaya başlar. Anne ve baba onu bu davranışı nedeniyle azarlar. İşte yine günah keçisi olmuştur! Oysaki sadece küçük kardeşini ne kadar sevdiğini onlara ispatlamak istemiştir ama nafile! Onu anlayan yoktur. Artık anne ve babasına yaranamamaktadır ve adeta bu dünya kardeşi ve kendisi için dar gelmeye başlamıştır. İşte o zaman kıskançlık duyguları kabarmaya başlar. Artık ateşkes bozulmuştur ve savaş ilan edilmiştir!

Abi\abla olduğunu hisetmesi için ona küçük sorumluluklar verin
Yeni doğan kardeş dünyaya gelmeden evvel büyük çocuğa kardeşinin cinsiyeti, gereksinimleri, odası konusunda bilgi vermek onu yeni doğacak olan kardeşe hazırlar. Kardeş dünyaya geldikten sonra ise ona kardeşi ile ilgili ufak sorumluluklar vermek, onun kendini değerli, işe yarar hissetmesini ve abi/abla olduğunun bilincine varmasını sağlayacaktır. Bazı anne ve babalar, çocuk yardım etmek istediğinde beceremeyeceğini düşünerek ‘Yapamazsın vb.’ sözler söyleyip, çocuğu gereksiz yere azarlarlar. Bu tür tutumlar, çocuğun benlik saygısını zedeleyebilir ve yalnızlığa sürükleyebilir. Çocuğu yeni doğan karşısında onurlandırmak gerekmektedir.

 Birlikte zaman geçirin ve kavgalarda araya girmeyin!
Her iki çocuğu alarak birlikte oyunlar oynamak, hep birlikte bir yerlere gitmek, birliktelik-beraber olma duygularını pekiştirir ve kardeşlerin ‘takım ruhu’nu hissetmelerini sağlar; bu şekilde rekabet azalacaktır. Küçük kardeş büyüdüğünde, yürümeye başlayıp, konuştuğunda daha büyük kavgalar çıkabilecektir. Bu kavgalarda anne ya da babanın hakem konumunda olması kavgayı kızıştırabilir. Çocuklar kavga etmeye başladıklarında kozlarını kendi aralarında paylaşabilmeleri için bırakmak gerekmektedir. Sakinleştiklerinde her ikisi de dinlenip, problem yorumsuz olarak tanımlanabilir; bu şekilde taraf tutulmadığı gösterilmiş ve çözüm için açık kapı bırakılmış olunur. Birbirlerini şikayet ettiklerinde net olarak ‘Şikayet etmek yok!’ denilebilir; ancak asla bir çocuktan yana olunmamalıdır. Çocukların ayrı ayrı bireysel özellikleri tanınmalı, kendilerini en iyi şekilde ifade edebilecekleri ve zevk alacakları aktivitelere yönlendirilmelidir; daha sonra bunları birbirlerine anlatmaktan keyif alacaklardır.
Kıskançlık doğal bir duygudur; anne ve babanın, kardeşler arasındaki bu duyguyu reddetmek yerine kabullenip, onları anlamaya çalışması çocukları rahatlatır ve güvenli bir ortamda hissetmelerini sağlar


 


 

2011-09-25
Bu yazı 2169 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin