Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Çocuk Büyütürken

Her anne baba çocuğunun en iyi olması için çabalar. Zaman zaman da bunu aşırı boyutlara vardırır. Kendi gibi düşünmesini, kendi gibi davranmasını bekler.

Hatta çocuklarını birbirleri ile karşılaştırır. Bunun

büyüğü ya da kardeşi diye başlayan cümleleri çok duyarız. Onlara önceden bir elbise dikip o elbiseye uydurmaya çalışmamalıyız. Beklentilerimizi onlar üzerinde uygulamamalıyız.

Her çocuğun farklı olduğunu, algılamasının farklı olduğunu

Kabul etmeliyiz. Öncelikle onun olaylar karşısındaki duygu ve düşüncelerini dinlemesini öğrenmeliyiz ki o da bizi dinlesin. Sadece öğütler vermemeliyiz. Ona davranışlarımızla örnek olmalıyız. Onun istediğimiz davranışları yapmasını isterken ona vaatlerde bulunup sözümüzü tutmadığımızda; ondan yalan söylememesini beklemek sizce doğru mudur?

Çocuğumuzu kitaplarda yazılanlara uydurmaya da çalışmamalıyız. Genel olarak o yaşlardaki çocukların gereksinimleri, istekleri ve özellikleri ile ilgili bilgilere sahip olmalı ancak anne babalık iç güdülerini göz ardı etmemeliyiz.

Çocuklarımıza anne baba olarak tutarlı ve dengeli disiplin

yöntemleri uygulamalıyız. Ayrıca bizim kültürümüzde çocukların disiplinlerinden yalnızca anne ve babaların sorumlu olmadıkları gözlenmektedir.Anneanne,babaanne ve dedelerde bu konuda söz sahibidir. Aynı evde yaşanmamasına rağmen aynı apartmanda ya da çok yakında oturan diğer aile büyükleri anne ve babanın uyguladığı disiplin yöntemlerinin tam tersini uygulayarak çocuğun söz dinlemesine engel olmakta ve şımarık davranışlarda bulunmasına sebep olmaktadır. Çekirdek ailelerde de anne ve baba çocuğun yanında çocuğun davranışları konusunda tartışmamalı ve birlikte hareket etmelidir.

Günümüzde hemen hemen her aile çocuğum hiperaktif ve dikkati çok dağınık diye başvurularda bulunmakta. Neden günümüzde bütün çocuklar hiperaktif ya da dikkati dağınık çocuklar mı? Tabii ki değil. Çocuklara yönelik çok fazla uyaran bulunmakta. Ayrıca çocuklarımızın üzerine çok fazla düşüp, onların okulda çok başarılı olmalarını ve çocukluklarını

yaşamalarına engel olmaktayız. Onlardan sadece ders çalışmalarını beklemek yanlış olur.

Bir ailenin “çocuğum spora başladıktan sonra derslerinde daha başarılı olmaya başladı” sözleri oldukça anlamlı. Derslere ilgisini çekebilmek için günlük programlar yapmalı ve hep birlikte okuma saatleri yapılmalı. Davranışçı tekniklerle ödül ve ceza yönteminden yararlanılmalı.

Daha önce de ifade ettiğimiz gibi çocuklar bizim davranışlarımızı taklit eder. Küçük çocukların evcilik oyunlarını incelediğimizde bizim ona davrandığımız şekilde onunda bebeklerine ve arkadaşlarına davranışları arasındaki benzerlik göz ardı edilmemelidir.

Her şeyden önemlisi çocuğumuza sevgimizi göstermeliyiz. Aşırı hoşgörü ve aşırı katı disiplinden uzak durmalıyız. Onu sevdiğimizi ve onu anlamaya çalıştığımızı her fırsatta söylemeli ve göstermeliyiz. Onun yaşına uygun sorumluluklar vermelisiniz. Sevginizi gösterirken aşırı koruyucu davranmaktan kaçınmalısınız. Anne baba olmak güzel, güzel

olduğu kadar da zor bir iş… Başarılar…

Uzman Psikolog Füsun Budak
www.terapimiz.com
Tel : 212-351 5661

2007-11-01
Bu yazı 1262 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin