Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Çikolatalı Pasta

Zor bir yaz geçirdim. Tamamen de sıyrıldım sayılmaz! Kayıplar oldu; özledim. Hastalıklar oldu; korktum. Ben bu yaz düşüp düşüp geri kalktım.

Fırsat buldukça yüzümü Ege’nin poyrazına verip düşündüm. Nispeten kuvvetlendim, bazı şeyleri kabullendim; hem teselli ettim, hem de edildim. Sonra silkelenip hayata şööyle bir göz gezdirdim.

Baktım etrafımdaki herkes çok kasıyor kendini. O olmamış, bu gelmemiş, nedenmiş, kim demiş, artık çok geçmiş diye diye tep tep tepinme hali işte. Getirisi yok ama ödeme faizi çok olan bir yaşam tarzı.

Saçma geldi çok şey bana. Lüzumsuz bir sürü detay içinde bulanıklaşan esas yaşam sebeplerinin yavaş yavaş yok olmasını gözlemek can sıkıcıydı. Düşünmesi bile sıkıcı, kaldı ki yaşaması... Değmez birileri nedeniyle sağlığını fark etmeden fesh edenler, aslının kıymetini bilmeyenler, çoğu az bulup daha fazlası için elindekini kaybedenleri gördüm.

Basite indirgemeyi sorguladım sonra. Çoklu denklemlerdense şu hayatın feci basit işlemlerle misler gibi yaşanabileceği gerçeğine odaklandım. Vallahi... Hayat yaşamasını bilirsen gerçekten de güzel dedim içimden. Ama kasılmadan, kasmadan basit yaşamayı istemek lazım içinden. Birilerine bağlı, bağımlı olmadan kişisel çabalarla önce kendini mesut etmesi gerek herkesin.

Anne olanlar bilir, olmayanlar da umarım öğrenir! Eğer çocuğunuz varsa hayata tutunmak için çok önemli ve gerçek; harbi bir sebebiniz var demektir. Herşey boş, önemli olan onlar olursunuz anne kimliğiniz esassa. Bakın bu kimlik neşeyle yaşamak için muhteşem bir sebeptir kendi başına.

Anne olunca çölde bile olsanız sürüsüyle, hem de yemyeşil dallar bulursunuz tutunacak. Bunun da örneği olmuş kadınlar var etrafımda. Gerçi bilmezler ne kadar feyz aldığımı kendilerinden. Saygım her daim sonsuz onlara.

Neyse, amacım hayata dair edebiyat yapmak değil. Haşa! Bunaltıcı bir yazın bana istemediğim halde getirdiklerinin ardından basit yaşamak ve değmez şeyleri çok ciddiye almamak lazım diye giriş yapıp çikolatalı pastaya geçecektim halbuki. Biraz uzatmış oldum. Kusura bakmayın!

Basit yaşamak ve çikolatalı pasta...
Oğlumun yaşgününü ilk defa yazlığımızda geçirdik. Çeşme değil, Bodrum değil, Ege’nin birtanecik Karaburun’u. Güzel ama yalnız; oldukça da boşverilmiş. Doğumgünü pastası ara ki bulasın. Yok işte.

Biricik oğluma pastasız bir doğumgünü yaşatma gibi bir niyetim tabi ki olamazdı. Sorun hayatımda hiç pasta yapmamış olmamdan kaynaklanıyordu. Internetten tarif aramaya halim yoktu, hiç yoktu. Hadi Zümrüt dedim, biraz kafa yor. Basite indirge, telaşa hiiiç gerek yok. Sen yaparsın!

Üç yumurta, biraz sıvı yağ, çokçana un ve süt kullanarak katı hamurlu bir kek yaptım. Kek pişerken bolcana antep fıstığını havanda dövdüm. Bir büyük paket çikolatayı rendeledim. Tencerede şekeri yakmadan erittim ve düz bir zemine döküp, ince bir katman halinde katılaşmasını bekledim. Sonra onu da döverek küçük parçalara ayırdım ve çikolata fıstık karışımıyla harmanladım. Zaten pastanın güzelliğide bu karışımdan geldi.

Ara kremasını krem şantiye nesquick katarak hazırladım. Sıvı ölçüsünü azaltıp, onunda katı kıvamlı olmasını sağladım. Pişen ve soğuyan kekin tepesini dümdüz olacak şekilde kestikten sonra ortadan ikiye ayırdım. Araya yaydığım nesquickli krem şantinin üzerine pastaya krokanlı havası verecek iç malzemesini serpiştirdim. Kalan katı da tepelerine güzelcene yerleştirip, en üstüne su, biraz tereyağ, şeker, nişasta ve kakao karışımından simsiyah bir sos yapıp döktüm.

Sonuç kocaman, lezzetli ve süper bir doğumgünü pastası oldu. Kendine güven, planla ve işe başla gibi basit adımlar atarak oğlumu çok mutlu ettim. Kimsenin tarifine bağlı kalmadan...

Bir avuç toprağın altında herşey yalan olmadan, ayaklarımız henüz o toprağın üzerindeyken tatlııı, tatlıı yaşamak lazım hayatı, çikolatalı pasta tadında. Hem de en basit tarafından. Nasıl basit yaşamaksa eğer sorunuz, tarifi sizde saklı:)

Kendinize iyi bakın.

2008-09-02
Bu yazı 1287 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin