Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Can Dostu

Dostlarla geçirilen birkaç saat keyiflidir. Zaman olur deva, zaman olur paylaşım demektir. Ortak noktalarınız varsa, maziniz çok uzaklara gitmiyor olsa bile arkadaşlar bir sonrakinin iple çekildiği buluşmaların ev sahibi yada konukları olmuşlardır. Hele çocuklarınız da arkadaşsa bayramlık lokum gibi tatlıdır onların hayatınızdaki yeri. Zaten neyin içine çocuk dahil olsa anlam ikiye katlanır ya, çocukları arkadaş olan arkadaşlıklarda özel ve değerlidir.

Bazen uzun yıllara dayalı dostluklar da eskir. Ya da pas tutar diyelim. Parlatmak gerekir onları sıklıkla. Görüşerek, haberleşerek, ortada hiçbir şey yokken “merak ettim, özledim” diye aramak gerekir. İnsan aranmayı da bekler tabi, ama gerçek dostluklarda pek “sen ya da ben” mevzu yoktur. Bahis ebedi ve karşılıksız paylaşımdır. İyi, kötü , olağan, durağan ve bunların harici durumları...

Çocuklara da bunu yaşatarak göstermek arkadaşlığın dipsiz kuyu misali derinlere inen anlamını öğretmenin en güzel yoludur. Zira anne, baba ve diğer tüm aile bireylerinin yanı sıra hayatlarına tat ve renk katacak bu özel insanlar onların yaşamları boyunca doya doya yaşamaları gereken zaruri bir hayat deneyiminin baş kahramanları olacaklardır.

Arkadaşlık hem duygusal, hem zihinsel anlamda insanı eğitir. Bu öğreti sahip olunan karakter ve manevi değerlerin bir harmanı olarak gitgide düğümlenir ve özellikle yokuş çıkarken insanı arkadan iterek tepeye ulaşmasını sağlayacak bir destek güç olur. Gerçek arkadaşlıklar insanda inanç, güven, sevgi, saygı, koruma, savunma gibi olumluluklar üzerine gelişir. Yalan temenniler, yapay sevgi gösterileri hiç yer bulamaz dostluklarda.

Çocuklar o küçücük yaşlarında arkadaşlığı pek güzel değerlendirirler. Onların naif yaklaşımları, en yakınlarının arkadaşlık kavramına yüklediği anlam ve yaşantılarında arkadaşlığa ne kadar yer verdiğini gözlemlemeleri sayesinde büyür ve çocukların arkadaşlık kavramına bakışlarına bir açı kazandırır. Kısaca ve bence çocuklar dostluğu biraz da bizlerin bu kavrama ayırdığı zaman ve yüklediği anlamdan yola çıkarak öğrenirler.

Bir çocuğun “en yakın arkadaşım” ya da ”en iyi dostum” tanımlamasına nail olabimek çok önemlidir. Çocuk yaşı kaç olursa olsun anne, baba veya diğer aile bireylerinden birini “dost” olarak tanımlıyorsa, o kişi gerçekten o titri hak etmiş demektir. Çocuğun o muhteşem ve pür dünyasına girebilmek ve en iyi arkadaşı olabilmek için sıradan olmamak gerekir.

Şahsım adına; oğluma boş vakitlerimin neredeyse tamamını ayırmaktan, onunla her türlü aktiviteyi yapmaktan büyük keyif alıyorum. Anneliğin askeri disiplin tarafını zaten başarıyla uygulayamadığımdan yelkenlerimi onun bir bakışı ve sıklıkla yaptığı kelime oyunları karşısında pat diye suya düşürüyorum. Ben onun en güvendiği, en inandığı insan ve onun için hiç tükenmeyecek manevi güç olabilmeyi diliyorum. Bir derdi olunca bana anlatsın, sevinçlerini ilk benimle paylaşsın istiyorum. Onun annesi olmanın dışında “en can dostu” olmak için çabalıyorum. Biliyorum ki; dost olmayı hak etmek için emek ekmek gerekiyor. Büyüdüğünde “en iyi arkadaşım annem” derse dünyalar benim olur.

Oğlum... Benim yaramaz, akıllı, sevecen bebeğimin en iyi dostu olgun, çalışkan, nazik Tuna ile geçen sene başlayan arkadaşlıkları Tunaların İstanbula taşınması ile tabi ki son bulmadı! Sadece daha da kuvvetlendi. Bu iki küçük adam arkadaşlıklarında eğlenceyi, şefkati, anlayışı ve güveni buldular. Birlikteliklerine değer ve önem verdiler. İkisi bütün olup, paylaşmayı sevdiler. Her sabah okulda birbirlerini görünce mutlu oldular, yetmedi okul çıkışlarında ve hafta sonları beraber vakit geçirmek istediler ve bence büyüklerinin hiç bir etkisi olmadan uzun soluklu bir arkadaşlığın temellerini çok ama çok sağlam attılar.

Tuna ve Kaan’ın dost olmaları Tuna’nın annesi Funda ve benim de sağlam bir dostluk kurmamıza önayak oldu. Sevgi ve güven çerçevesinde beklentisi sadece sağlık ve iyilik olan bir dostluktan bahsediyorum. Yani en değerli ve gerçek olanından.

Biz büyükler çocuklarımızın duygusal ve kişisel gelişimlerine onlara sonsuz sevgi vermenin ötesinde, arkadaşlık kurmalarına yardımcı olacak iteklemeler yaparak da katkıda bulunacağız. Zira arkadaşlık yeri gelir kan bağından bile öteye gider.

Çocuklarınızı seven, arayan ve özleyen arkadaşları olsun hayatlarında. Sevindiğinde onlarla sevinen, üzüldüklerinde hem gözünün hem gönlünün yaşını silebilen, aramak için aranmayı beklemeyen, iyi günde, kötü günde yanlarında olacak can dostları olmasını dilerim...Çünkü onlarla paylaşılan mutluluk daha coşkulu, paylaşılan hüznün sızısı ise daha geçici olacaktır.

Dostlukla

2009-01-14
Bu yazı 1132 kere okunmuştur.

NazlimNazlim

O kadar o kadar doğru ki... "Haay hak. Yar bana bir samimi paylaşım medet. Ajandasız". Hepimiz için böyle bu. Boyumuz yüz santimken de böyle, uzadığında da, fark etmiyor. Ben de oğlumun belki diğer herşeyden biraz daha fazla, gerçek dostlarını birer birer bulmasını diliyorum...hani öyle iyi oturur ki, sanki klik sesini duyarsınız, öyle dostluk işte. İnsana kendini hep iyi hissettirten türde. Derinlemesine önem taşıyor benim için de..

Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin