Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Bu ot Başka ot

Birçok memlekette faydaları bilinmediği için yabani ot zannedilerek bahçelerden sökülüp atılan semizotu aslında ne kadarda faydalıdır. Hem de lezzetlidir. Hafif ekşimsi bu sebzenin zamanı gelsin diye baharı iple çeken müptelaları vardır. Onlardan biri olarak ben kayınpederimi bahçesinden fışkıran semizotlarını temizlerken gördüğümde nayır, nolamaz diye nara attığımı bilirim. Bu otun çöpte değil, sofrada bulunması gerektiğini ve Türklerin çok severek yediğini pek tabiî ki anlattım. Bilmem bu yaz ne yapacaklar.

Semizotu sıcak günlerde en yenilesi sebzelerden biridir. Çamurlarını ayıklayıp yıkarken epey bir söylensem de sık sık pişiririm. Oğlum henüz tadına varamadı. Yapışık olarak tanımladığı bu sebzeyi yemenin zevkine elbet bir gün varacak çünkü evdekilerin severek yediğine şahit olup görsel hafızasına kayıt yapıyor. Bir gün pat diye “Anne bana yapışık pişir” derse hiç şaşırmayacağım. Ancak bu yazıyı yazmadan önce nette semizotu araştırması yaptığımda oldukça şaşırdım. Semizotunun bu kadar da faydalı olduğunu bilmiyordum!

Semizotunun şeker hastalarının susuzluğunu azalttığını, şişmanlara kilo verdirdiğini belirten uzmanlar, bu otun salata olarak yenirse faydasının daha fazla olduğunu ifade ediyorlar. Birçok kaynakta semizotu iltifatlara boğuluyor. İnsanın birçok besin ihtiyacını karşılayan nadir bitkilerden olan bu ot yapraklı sebzeler içerisinde en çok Omega-3 yağ asidi içeren sebze olarak geçiyor. İyi bir antioksidan ve beta karoten kaynağı olan semizotu besin değeri olarak ıspanakla aşık atacak, hatta çelme takacak kadar da iddialı bir sebzeymiş. A- B-C vitaminlerinin yanı sıra magnezyum, kalsiyum, potasyum, fosfor ve demir deposuymuş. Uzman şifacılar bu bitkiyi artirit, akne, mesane, kabızlık, parazit, böbrek, dolaşım problemleri için kullanıyorlarmış.

Ispanak kadar tutulan yada bilinen bir sebze olmasa da; Avrupa’da Yunanistan’da, Amerika kıtasında en çok Meksika’da kullanıyormuş. Ruslar kışın kullanmak için kuruturlarmış. Bazı ülkelerde omletlerde (nasıl olur acaba?) kullanılmasının yanı sıra çorba ve et yemeklerine de bir avuç dolusu atılırmış.

Internette okuduğum ve bana “hadi canım” dedirten tarifler oldu. Çoğunu detaylı okumadım bile, bizim damak tadımıza hiç hitap etmiyorlardı. Ancak “semizotu turşusu” ve “kızarmış semizotu” tariflerini büyük birilgi gösterip, görüntü ve tadını hayal etmeye çalıştım. Turşu için semizotunun sap ve yapraklarını kıyıyorlar. Bir kavanoza aktarıp üzerine sarımsak, tane biber ve elma sirkesi katıyor (bire bir) ve iki hafta kadar bekletiyorlar (bu sıcakta iki hafta çok bile!). Turşu fikri enteresan ama ben kuracak olsam herhalde doğramazdım… Kızartması için semizotunun uzun ve kalın sapları kesiliyor. Küçük demetler önce una, sonra çırpılmış yumurtaya sonra da ekmek kırıntılarına bulanıp yağda kızartılıyor. Yanında hardallı veya kremalı bir sosla servis ediliyor. Ne diyeyim değişik, boş bir vakitte denenebilir.

Bizim Türk usulü semizotu tariflerine gelecek olursak sanırım en bilineni salatası ve ıspanak gibi soğan ve domatesle pişirilen tencere yemeği. Ben semizotu pişirirken mümkün mertebe doğramamaya, hele hele yapraklarını asla kıymamaya dikkat ediyorum. Onun için benim semizotum biraz spagetti görüntüsünde oluyor. Suyunu çok ama çok az koyuyorum, bu sebze zaten haddinden fazla su bırakıyor. Pişerken içerisine bir diş sarımsak atıp, orta boy bir havuç mutlaka rendeliyorum. Her sebzeyi makul ölçülerde diri sevdiğim için çok da fazla pişirmiyorum. Tabi içine pirinç attıysanız pirinçlerin pişmesini illa ki bekleyeceksiniz.

Yoğurtlu semizotu yaptığımda kalın saplarını kullanmıyorum. Yoğurdu sarımsak, tuz ve azıcık sirkeyle özeledikten sonra semizotu ile bir güzel harmanlıyorum. Yaz sofralarına çok yakışıyor. Semizotu, salatalık ve kuru soğan kullanarak yaptığım salataya zeytinyağı, sirke, kuru nane, karabiberle hazırladığım sosu gezdirdikten sonra üzerini dövülmüş cevizle süslüyorum. Yapmadım ve yemedim ama böreği de çok lezzetli oluyormuş. Bilen varsa anlatsın.

Okuduğunuz gibi semizotu hem bizler, hem çocuklar için son derece faydalı bir sebze. Bu işi bilenler böyle söylüyor. Şimdiye kadar semizotu yemeyi reddetmiş çocuklara bu sebzeyi kabul ettirmek için elden geleni yapmak lazım. Artık hakkında nasıl bir hikaye yazar da bu otu kursaktan akıtırız o da bizim uydurma potansiyelimize kalmış. Aşağıda içinde özellikle semizotu olan tüm salatalara yakışacak güzel bir sos var. Çocuklara pirinçli, havuçlu yemeğini kendinize de salatasını yapın. Aile boyu faydalanın.

-1/2 fincan sızma zeytinyağı
-1/2 fincan üzüm sirkesi
-1 diş dövülmüş sarımsak
-1 yemek kaşığı dijon hardalı
-1 yemek kaşığı bal
-bir fincan kıyılmış dereotu

Önce zeytinyağı ve hardalı iyicene karıştırın sonra sirkeyi katıp çırpın, en sonda bal ve diğer malzemeleri ekleyin. Sos koyucana olursa inceltmek için çok az su katabilirsiniz.

Sağlıkla, mutlulukla kalın. Mayıs ayı hepinize güzellikler getirsin. İçten, gönülden…
Tarif ve maillerinizi bekliyorum.

 

2007-05-11
Bu yazı 1393 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin