Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Bizim Antidepresanımız Çocuklarımız

 Kendinizi ne kadar yorgun, ne kadar bunalmış, ne kadar çaresiz hissederseniz hissedin, kapıdan içeri girdiğinizde sizi kucaklayan iki küçük kol, tüm dertleri bir anda unutturur bize. Bir anda dünya, mekan değişir, bir büyüye kapılmış gibi gidersiniz çocuğunuzun peşine. Sanki canı sıkkın olan, yorgun olan siz değilmişçesine, saçma sapan hikayeleri dinlersiniz büyük bir ciddiyetle. Gün içinde başka biri dese dikkate dahi almayacağınız şeyler, eğer O anlatıyorsa dünyanın en önemli konusu haline geliverir sizin için. Unutursunuz o anda yorgunluğu, sorunları, sıkıntıları.

Bu iki küçük kol ne kadar güçlü kollar ki, herşeye rağmen ayakta dimdik tutar sizi, içiniz kan ağlasa bile gülümsersiniz, o gülümseyen gözlere; başka türlü bakma şansınız yoktur çünkü O’nun o güzel gözlerinin içine.

Aslında çocuğun anne-babaya ihtiyacı var gibi gözükse de, aslolan bizim ihtiyacımızdır çocuğumuza. En zor zamanlarınız da bir sarılma, bir öpücük geçiriverir içinizde ki kanayan yarayı, iyileştirir sizi. Hayata daha yumaşak bakmamızı, daha güçlü sarılmamızı, daha bir sıkı asılmamızı sağlar çocuklarımız.

O yüzden ben diyorum ki, çocuklar bizim en güçlü antidepresanımız. Hiç bir ilacın iyi gelemeyeceği kadar iyi gelir yaralarımıza. Bu yüzdendir anne, baba olanların dertlerle, sorunlarla daha kolay baş edebilmesi, daha çabuk gülümseyebilmesi. Çünkü onların çok güçlü birer ilacı vardır.

İnsan çocuk sahibi olduktan sonra duygusal açıdan oldukça değişiyor. Yani değişen aslında sadece yaşam tarzımız değil, bir çok açıdan değişiyoruz sanki. Hayata, insanlara, dünyaya bakışımız, yaklaşımımız değişiyor; korkularımız şekil değiştiriyor.

Daha bir ılımlı daha bir yumuşak yaklaşıyoruz insanlara, daha anlayışlı oluyoruz belki de. Ya da eskisi kadar büyütmüyoruz her sorunu çünkü hayatta çok daha önemli şeylerin var olduğunu biliyoruz artık. Korkularımız ise artık kendimiz için değil de, o hayatımızda ki en önemli kişi için oluyor artık. Ona bir zarar gelecek korkusu, Ona iyi bir gelecek verebilme korkusu, Ona yetememe, yetişememe korkusu, ya yanında olamazsam korkusu kaplıyor içimizi.

Ama bu korkuları o yanınızda değilken yaşıyorsunuz sadece, yanınıza geldi mi, onun o çınlayan sesini duydunuz mu, gülen gözlerini gördünüz mü tekrar hayata dönüyorsunuz, yaşamak güzel, O’nunla yaşamak daha da güzel diyorsunuz. İyi ki var, iyi ki benim diyorsunuz. Ve anlatabilmek istiyorsunuz herkese, dünya da başıma gelen en güzel şey çocuk sahibi olmak diyorsunuz.

Bir çocuk sadece ebeveynlerine yaşatmaz bu duyguyu, o çocuğa yakın olan herkese yaşatır. Çevresinde ki bir çok yetişkinin hayat kaynağıdır aslında, hani ağaçların yeni yeni çıkmaya başlayan taze yapraklarının tüm ağacı canlandırması gibi tüm aileyi canlandırır çocuk.
Bir çocuğun gülümsemesi, dünyada ruha iyi gelecek en iyi ilaçtır.
Sevgiler
www.egeninannesiyim.com

 

 

 

 

2013-02-24
Bu yazı 1397 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin