Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Bir Ayrılık Hikayesi

“Seni mutlu edemiyorum, sen de beni. Çocuklarımızı çok seviyorum ve onları düşünüyorum. Ama daha genciz ve önümüzde bir ömür var.” dedi. Oysa ben mutsuz bir ömür yaşamaya razıydım o sıralar. Kendim için değil elbet endişem, ama çocuklarımı doğururken hiç düşünmemiştim anne baba ayrı büyüteceğimi.

Önceleri onlara baktıkça burnumun direği sızladı. Bir daha anneleri ile babaları arasında yatamayacaklar diye düşündüm durdum. Şimdi ise ‘boşandıktan sonra’ diye hayaller bile kurmaya başladım. Ne çok planım varmış meğer bilmediğim.

Birkaç hafta tartışmadan sonra anlaşmaya varıldı, protokol hazırlandı, davacı eş ve davalı shashkin tarafından imzalar atıldı ve mahkemeye sunuldu. Şimdi yeni bir sayfa bekliyor bizi. Umutluyum, her şey çok güzel olacak.

Bu en istenmeyen, hep ertelenen olayın kararının verildiği andan itibaren bile bir rahatlama geldi üzerime. Sanki sırtımda ağır bir yük taşıyormuşum da birden kurtulmuşum gibi. Davacı eşimde de sanıyorum aynı şey oldu ki çocuklarıyla ve benimle daha fazla vakit geçirmeye bize karşı daha ilgili olmaya başladı. Ne enteresan değil mi boşanmaya karar verdikten sonra daha iyi anlaşmaya başladık. Bu bile ilişkinin bittiğinin göstergesi bence.

Olmuyorsa olmuyor işte. Geçenlerde bir dostumun hatırlattığı bir Teoman şarkısı gibi: Bitene kadar bitmez ama bitti mi de biter hayat…

Bir çocuğun başına gelebilecek en kötü şey değil boşanmak. Annesini babasını hiç görmeyen, terk edilen, şiddet gören hatta tacize uğrayan çocuklar var dünyada. Hatta mutsuz ve sevgisiz bir ailede büyümekten de kötü değil boşanmak. Keşke olabilseydi: birbirini seven, öpüşüp koklaşan bir anne baba tablosu. Çocuklar bu mutluluk içinde büyüyüp aşkın ne olduğunu kendi anne babalarından görerek öğrenebilselerdi. Olmadı, olamadı işte. Varsın hep beraberken soğuk rüzgârların estiği bir aile içinde büyümesinler, ayrı ayrı ama sevildiklerini bildikleri sıcak ve neşeli ortamlarda büyüsünler.

Bu arada benim boşanma işime bu defa herkes şaşırdı da bir ben shashırmadım. Bir daha deneseniz, yazıktır pırlanta gibi küçük çocuklarınız var diyorlar. Ben bilmiyormuşum gibi. Arayı yapmaya çalışıyorlar. Sanki her şey bir günde bozulmuş gibi bir günde düzeleceğini umuyorlar. Yıllardır görüp de görmezden gelenler ölüyü diriltmeye çalışıyorlar. Çocukları mutsuz bir aileye mahkûm etmek istiyorlar. Bilmiyorlar yavaş yavaş yıllar içinde her şeyin bittiğini ve bitenin geri gelmeyeceğini.

“Ben mutsuz bir ömür yaşardım çocuklarım için” dedim. İlk boşanalım dediği gece. “En azından gittiği yere kadar gider.” Çok da samimiydim. İyi ki teklif etmiş diyorum şimdi. Ben hiç edemeyecektim çünkü.

Shashkın Anne
 

2013-08-01
Bu yazı 2224 kere okunmuştur.

Alev

Ben de bir omur bu mutsuzlugu cocuklarim anne-babasiyla ayni evde yasasin diye cekmeyi tercih ediyorum, bir gun benim koca bitsin diyene dek bu yalan hayata devam.. Cunku o gucum yok

Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin