Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Beslenme Çantası

Alex Kaan bu sene birinci sınıfa başladı. Bebekliğinden beri üç dili hiç zorlanmadan konuşan, verdiği hayrete şayan cevap ve yorumlarıyla beni hergün şaşırtmaya devam eden oğlumla gurur duyuyorum. Günlerim hızına yetişmekle geçiyor desem abartmış sayılmam. Onu her sabah okul yolunda koştururken görmek bana zamanın ne kadar karşı konulmaz bir hızla aktığını en gerçek haliyle gösteriyor.

Okulun ilk ayları “artık oyundan çok öğrenme zamanı” adaptasyonu dolayısıyla oldukça zorlu geçti. Şimdi de herşey lay lay lom sayılmaz. Anne oğul özellikle ödev yapma konusunda azılı bir mücadele içindeyiz. Ders çalışmak, ödev yapmak gibi metazori faaliyetler oğlanın saçlarını havaya kaldırıp, inanılmayacak yaramazlıklar yaptırıyor. Tepkilerle dolu bu dönem umuyorum ki benim için sabrın, onun içinde zamanın yardımıyla aşılacak. Hat safha hareketli bir çocuğun disiplinli bir okul sistemine ışık hızıyla alışmasını zaten beklemiyor ama bu kadar zor olacağını da tahmin etmiyordum. Nitekim Kaan’ın okul ve etüd saatleri macera filmi havasında geçiyor. Onun serüvenlerine birkaç sayfa lazım, bu yazının konusu beslenme çantaları...

Evet bu sene beslenme çantası okulla ilgili önemli bir konu başlığı bizim için. Küçücük çantanın içerisine çocukların hem damak tatlarına uygun, hem besleyici, hem de kolay yenebilen yiyecekleri koyabilmek için biraz kafa yormak gerekiyor. Konunun gerektiği gibi önemsenmemesi çanta içinde her hafta, aynı besinlerin tekrarı anlamına geliyor ki bu da konunun çocuk beslenmesindeki anlam ve önemini yerle bir ediyor.

Ana öğünlerdeki yemek seçimlerinde ne kadar dikkatliysek beslenme çantası içeriklerinin seçiminede de aynı özeni göstermeliyiz bence. Keza beslenme çantası sağlıklı besinlerin yenmesine alışkanlık kazandırmak için bir araç niteliğinde. Düşünsenize çocuk “yesene, bitirsene” dırdırınıza maruz kalmadan, üstelik etrafında arkadaşları ile birlikte atıştırma yapıyor. Önemli olmaz olur mu?

Çocukların birbirine bakarak daha az yemek seçme ve yemeklerini bitirme gibi bir motivasyon içerisine girdiklerine defalarca şahit oldum. Biliyorum ki okuldaki beslenme saati sağlıklı besinleri tüketme alışkanlığını edinmeleri açısından oldukça faydalı olacak.

Ben okullu olmanın bu detayını önemsiyorum hatta beslenme çantasını özenle hazırlayıp iç rahatlığı ile kapatmak beni kesmiyor. Kaan’ın okul dönüşünde gümrük memuru gibi çantayı açıp neler yiyip, neler yemediğine bakmak bir alışkanlık halini aldı. “Elmayı yarım yemis, aaa sandviçine hiç dokunmamış, ohh sütünü bitirmiş...” gibi yorumlarım oğluma komik geliyor. “Anne taktın sende bu çantaya” deyip duruyor.

Hoş, çanta içine en besleyici, en harika çeşitlemeleri de koysanız, boş gelen çantanın içindekilerin gerçekten çocuğunuz mu yoksa arkadaşları tarafından mı yendiği ya da eve ulaşmadan önce çöpü mü boyladığını asla tam olarak bilemiyorsunuz. Eline verdikten sonra tamamen çocuğun insiyatifine geçen bu çanta hakkında yüzde yüz bir kontrole sahip olmak mümkün değil. Bağımsızlıklarına ilk adımı atan okullu çocuk anneliğine hoş geldiniz! Eh durum bu olunca beslenme saatinin önemini sıkmadan anlatmak ve içine gireceklerin hiç değilse bir bölümü için seçim hakkı tanımak çok yerinde olacaktır diye düşünüyorum.

Bizim çantamıza gelince: İlla ki bir çeşit meyve oluyor. Kayısı, erik, üzüm gibi kuru meyvelerden de vazgeçmiyoruz. Fındık, fıstık, badem, ceviz gibi kuru yemişlerde sıklıkla ama limitli miktarlarda yerini buluyor. Faydaysa işte bunlar çok faydalı. Tabi özellikle kuruyemişleri   "Aman oğlum, alerjisi olan arkadaşların olabilir. Bunları ikram etme, sadece sen ye..." gibi  binbir tembihle teslim ediyorum.

Sandviç olarak tereyağlı, kaşarlı, zeytin ezmeli alternatifler iyi gidiyor. Beş sene şarküteri yedirmedikten sonra artık füme hindi gibi çeşitler çok  kısıtlamalı olarak hayatımıza girdiğinden beri bu çeşitlerle de sandviçler hazırlıyorum. Büyümek ekmeği tercihim olsa da kepekli, çavdarlı alternatifleri, özellikle susamlı büyük simitleri, hatta bazlamaları kullanarak ekmekte bile çeşitlilik sağlamaya çalışıyorum. Çikolatalı fındık ezmeli, kaymak-ballı, tahin-pekmezli sandviçler de sevilerek yeniliyor.

Taze kaşar, dil gibi peynirler streçe sarılıp, ince bir dilim halinde çantaya ekleniyor. Yanına minik cherry domatesler, salatalık veya ince dilimlediğim havuçları da ekleyince tam oğlumun ağız tadına layık oluyor. Tavsiye edebileceğim bir başka çeşitte, sabah taze haşlanmış, henüz ılıkken az süt, tuz ve minicik tereyağı ile harmanlanmış patates. Bence güzel, Kaan’da aynı fikirde!

İçecek olarak organik sütleri ve ayranı seviyoruz. Malum sebeplerle aromalı süt ve meyve sularınına ıhh diyoruz! Akşamdan taze taze limonata yapıp, sabah çantasına eklediğim de çok oluyor. Düşününce hiç zor değil aslında...

Son olarak sırf kolay diye hazır puding, meyveli yoğurt, kek ve krakerler beslenme çantasına eklenmesin ne olur. Bunların çocuklarımızın hayatında çok da sık yer almalarının doğru olmadığını, ve sağlıklı ev yapımları ile mukayase bile edilemeyeceğini araştıran anneler olarak artık hepimiz biliyoruz.  

Beslenme çantası için ne uğraşıyorsun bu kadar, al hazır koyuver çantasına" diyen diğer annelere kulak asmayın siz çünkü beslenme çantasının içine koyduklarınız siz etrafında olmasanız bile çocuğunuzun sağlıklı beslenmesini desteklediğinizi ve önemsediğinizi göstermenin çoook tatlı bir yolu. Ve çocuklar her şeyi anlayacak kadar akıllı!

*Bebeğim ve Biz dergisi Şubat 2009 sayısında yer almıştır.

2009-03-11
Bu yazı 1410 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin