Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Bebekten Önce Bebekten Sonra

Bebek eşlerin miladı gibidir.öncesi ve sonrasında yaşamımızı değerlendirdiğimizde inanılmaz farklılıklar olduğunu fark ederiz.gebelik öncesi evlilik flört dönemini anımsatırken bebek sonrasında tam bir çekirdek aile olma yolunda en büyük adımı atarız.ama gebelik öncesi hazır olmuşluk düzeyimiz çok önem arz eder. Gebelik dönemi boyunca hormonsal bir değişiklikten ötürü ilk farklılaşmalar oluşurken doğum sonrasında da bir süre devam eder.bir bebeğin sorumluluğunu almak haklı olarak eşler için çok da kolay bir durum olarak değerlendirilmez.peki ya karar verdikten sonra..

Artık kendinizi anne olmaya hazır hissediyorsunuz. Peki hamilelikten önce dikkat etmeniz gereken faktörler olduğunu biliyor musunuz? Gebelik döneminde olduğu gibi öncesinde de anne ve bebek sağlığı açısından bilmeniz gereken noktalar var.

Hamilelikte bir çok fiziksel değişiklikler yaşanır.mide bulantıları yaşanır.bunun sebebi;tad ve koku alma duyularının farklı çalışmasıdır.Fakat bedensel değişimler kadar duygusal dalgalanmalar da göz ardı edilemez.”gebeliğe hazır mıyım?nasıl bir anne olacağım?”sorusu ise her anne olmayı düşünen gebelik adayı için kaygı kaynağıdır.oysa ki yaşanan değişimler kişiden kişiye değişiklik gösterir,hatta tamamen faklı bir duygu durum içinde olunabilir.bazı kadınlar mutlu,enerjik,gebelik öncesindeki yaşamlarından hiç ödün vermeden gebeliği yaşarken;bazı kadılar ise kronik bir yorgunluk hissederler.bazı kadınlar için onlara çok özelmiş gibi davranılması(örneğin ; otobüste yer verilmesi,paketlerinin taşınması)onları son derece mutlu ederken;bazı kadınları ise mutsuz bir ruh hali içine hissetmesine neden olabilir.Bu sürecin nasıl geçeceği ise aslında kişinin gebeliğe hazır olup olmaması ile bağlantılı olan bir durumdur.anne adayı ve eşi bir bebek sahibi olmaya ,bu dönemi geçireceği fiziksel değişikliklere ve duygusal dalgalanmalara ne kadar hazır olduğuyla doğrudan ilişkilidir.

Hamilelik Öncesi Hazıroluşluk Durumu

*Eşlerin ortak karar almaları:

Gebeliğe hazırlanmak için eşlerin ortaklaşa karar vermeleri şarttır.çiftin hayatında önemli değişiklikler olacağını kabul etmeleri gerekir.çiftin;hayatlarının,iş,kariyer,ekonomik yapı,soysa ilişkileri gibi alanlarda oluşacak değişikliklerin farkında oluşları ve bunlarla ilgili gerçekçi bir değerlendirme yapmaları doğru karar almalarını sağlar.fakat bu karar kesinlikle ortak alınmalıdır.çift çocuk yapma nedenlerini karşılıklı olarak bilmelidirler.amaç sadece bir çocuk sahibi olmak isteme olmalıdır.bazı durumlarda ilişkiye yenilik getireceği,yolunda gitmeyen ilişkiyi düzelteceği düşüncesi ile çocuk sahibi olunmak istenmektedir.bu durum çifte maddi ve manevi yük oluşturacağından bu yaklaşım kesinlikle yanlış olarak değerlendirilmektedir.eşlerden birinin bu kararla ilgili tereddütleri varsa,bu karar iyice konuşulup tartışılmalıdır.eğer çözüme ulaşılmıyorsa;çiftin bu kararı bir profesyonel(psikolog,aile terapisti..)ile değerlendirmesinde fayda vardır.

*Psikolojik Olarak Bebeğe Hazır Oluş:

Çocuğun yıllar içerisindeki ruh sağlığını ve psikososyal gelişimi üzerinde, aile ortamının yoğun etkisi tartışılmaz bir gerçektir. Bu nedenle doğacak bebek için eşlerin psikolojik olarak hazır olmaları önem arz etmektedir. Çocuğun seçme şansı olmadığı anne babası ve mecburen katılmak zorunda olduğu, hayatının ilk evrelerini geçireceği bu aile ortamı onun geleceğinin belirlenmesinde en büyük adımdır. Eşler yeni gelecek aile bireyine karşı daha doğmadan sevgi dolu beklentiler içerisinde olmalıdırlar. Yani hamilelik planlanan,istenilen ve beklenilen bir hamilelik olmalıdır. Yeni bebek onlara anne veya baba olma duygusunu hissettirecek ve anne babalar bu durumdan büyük bir keyif alacaklardır.

Yeni doğacak bebeğin en büyük ihtiyacı sevgi dolu bir aile ortamı ve onu devamlı seven ,onunla birlikte vakit geçirmekten mutluluk hisseden,onu koruyan anne ve babasının olmasıdır. Anne babanın çocuk doğmadan önce, onun sadece fiziksel gereksinimlerinin olmadığını ek olarak duygusal olarak da devamlı sevgi ve ilgiye ihtiyacı olan bir birey olduğunu unutmamaları gerekir. Bu sevgi dolu ortam, doğacak bebek için daha gebelik dönemindeyken hissettirilmelidir. Özellikle bebek daha gebelik döneminde annenin kendini mutlu ve huzurlu hissetmesi, yeni doğacak bebek için heyecanlanması ve bu konuda kendini rahat hissetmesi önemlidir. Elbette ki bunun sağlanmasında babanın anneye olan psikolojik desteği ve yardımı, ek olarak diğer çevredeki bireylerin annenin bu durumunu onaylaması ve ona yardımcı olması annenin psikolojik rahatlığının sağlanması açısından gereklidir.

*Baba Adayının Gebeliğe Hazır Oluşu:

Gebeliğe sadece anne adayının değil baba adayının da hazır olması gerekmektedir.gebelik süresince eşinde oluşacak fiziksel ve ruhsal değişiklikler hakkında baba adayının bilgi sahibi oluşu çiftleri bu sürece hazır hale getirir.gebelik döneminde anne adayı kendini çirkin hissedebilir,her şeye daha fazla alınır,insanlar arası ilişkilerde daha hassastır,ağlamaları başlamıştır.bu duruma karşı baba adayı hazırlıklı olmalı,gebenin bu hasas dönemini göz ardı etmemelidir.

*Aile Büyüklerinin Bebeğe Hazıroluşları:

Aile büyükleri(dedeler ve büyükanneler) bebeğin doğumu sonrasında fazlaca destek olsalar bile bebeğin anneye ve babaya ait olduğunu unutmamalılar.Bazı aile büyükleri bebeği benimseyerek kendi beklenti ve ilgileri doğrultusunda yetiştirmek isterler.Oysa ki bebek belli bir süre sonrasında gözlem aşamasına geldiğinde çevreden aldığı uyaranlara göre,öğrendiklerine göre kimlik özelliklerini oluşturur. Aile büyüklerinin olması gerekenden fazla müdahalesi çocuğu “otorite kim?” ikilemine sürükleyebilir.Otorite ev içerisinde anne ya da babadan birisi olarak kabul edilir.Fakat aile büyüklerinin var olan bu müdahalelerinden ötürü otorite boşluğu oluşabilir ve ilerleyen dönemlerde çocukta bazı davranım bozuklukları meydana gelebilir.

*Bilgi sahibi olmak

Bebeğin zihinsel, fiziksel ve duygusal gelişimi hakkında bilgi sahibi olmak genellikle sonraki dönemlere bırakılmaktadır. Çocuklar büyüdükçe, geliştikçe o döneme ait gelişimleri takip edilmekte, sorun çıktığında o soruna dair çözümler aranmakta ve yine genellikle geleneksel yöntemler tercih edilmektedir. Oysa çocuk gelişimi ve eğitimi başlı başına teknik bir konudur, bir bilimdir. Hatta birkaç bilim dalı bu konuyla ilgilenmektedir. İnsanın mizacı, bilişsel, duygusal ve fizyolojik gelişimi özellikle yaşamın ilk 6 yılında çok hızlı oluşur. Bu yıllar insan yaşamı yönünden çok önemlidir. Bu dönemde bebeği gelişim özellikleriyle tanımak ve gelişmesi için gerekli ortamı hazırlamak, ona destek olmak çok önemlidir. Bunu göz önünde bulundurduğumuzda anne-babanın özellikle 0-6 yaşa ait gelişim özellikleri hakkında bilgi sahibi olmasının önemi görülmektedir.

*0-2 yaş döneminin gelişim özellikleri ve olması gereken anne-baba tavrı

Yeni doğan bebeğin gelişimi ilk yılda çok hızlı olur. Bu dönemin en önemli özelliği bebeğin yetişkine bağımlı olması,o olmadan hayatını devam ettirememesidir. Fiziksel ihtiyaçları için doğuştan getirdiği bazı reflekslere sahiptirler. Ancak refleksler tek başlarına –yani bir yetişkinin desteği olmaksızın- hayatını sürdürmeyi sağlayamazlar. Bu dönemde bebeğin, beslenmesi, temizliği, uykusu kadar önemli olan bir husus da bebeğin sevgi ve şefkatle sevilmesidir.

Yapılan bir çok araştırma bebeklik döneminde sevgiden yoksun bırakılan bebeklerin çok iyi bakılsalar bile duygusal bazı problemler yaşama olasılıklarının oldukça yüksek olduğunu göstermektedir. Hatta bazı durumlarda yine iyi bakılan çocukların sırf sevgiden yoksun bırakıldıkları için fiziksel ve zihinsel gelişimlerinin bile yeterli düzeye ulaşmadığı gözlenmiştir. İlk yılda bebeğin uyku, beslenme ve temizlik ihtiyacının düzenli ve yeterli karşılanması önem teşkil eder. Bebeğin ihtiyaçlarının zamanında ve yeterli karşılanması bebeğin dış dünyaya ve anneye olan güveninin ilk basamağını oluşturur. Bu yolla hem dış dünya ile ilişki kurmayı ve güven duymayı öğrenir hem de kendisine bakan, onu seven ve ihtiyaçlarını karşılayan kişiye bağlılık geliştirir.

İlk 2 yılda çocuğun bağlanabileceği bir yetişkinin olması önemlidir. Bu bağlılık çocuğun birey olmaya geçiş sürecinde etkilidir ve dış dünya ile ilişki kurmasında istek ve ihtiyaçlarının belirtmesinde ve karşılamasında bir araç olarak da kullanılır. Ve daha sonra kendi ihtiyaçlarını karışlamayı öğrendikçe ve becerileri geliştikçe birey olma özelliği gelişir. Bu dönemde de yetişkine olan bağlılığından kurtularak kendine güvenmeyi öğrenir, bağımsız bir birey olur ve sorun çözebilme yetisini geliştirir.

Bebeklerin hareket becerileri geliştikçe, merakları ve çevreye olan ilgileri arttıkça çevreyle olan iletişimleri de artar. Özellikle bebeğin yürümeye başladığı 1 yaş civarında onu fiziksel zararlardan korumak amacıyla hareket etmesine, çevreyi keşfetmesine fırsat vermek bu dönemdeki sosyal, zihinsel ve duygusal gelişiminin desteklenmesi bakımından önem taşır. Bu dönemde çocuğu koruma düşüncesiyle çok müdahale etmek, durdurmak, dokunmasına, becerilerini denemesine izin vermemek ve engelleyici olmak hem çocuğun kendine güvenmesini olumsuz etkiler hem de becerilerini geliştiremez ve bu nedenle de bağımlı hissetme olasılığı artar. Aynı şekilde 2 yaş civarında çocukların hareketliliklerinde ciddi bir artış gözlenir.

Motor koordinasyonları artmıştır, bir çok şeyi kendi kendilerine yapmak isterler. Bu dönemdeki destek çocuğun deneyimleyerek öğrenmesini arttıracağı için hem zihinsel gelişim açısından hem de yine benlik saygısının gelişimi açısından büyük önem taşır. Yine bu dönemde çocuk ev eşyalarını ve çevresini tanıma ihtiyacındadır. Oyun oynama konusunda desteğe ihtiyaç duyar. Hareketli oyuncakları ilgisini çeker. Sosyal olarak yeterince gelişmedikleri için yaşıtlarıyla oyun kuramazlar. Bu nedenle anne-babayla veya kendilerinden büyük kendisini idare edebilecek daha büyük çocuklarla oynarlar. Bu dönemde anne-babanın çocukla oynaması sadece çocuğun oyun ihtiyacını karışlamak anlamına gelmektedir. Aynı zamanda ebeveynin çocukla kurması gereken iletişimi geliştirmek, çocuğu tanımak, duygusal gelişimini takip etmek açısından da oldukça önemlidir. Ayrıca çocuğu oyun sırasında gözlemlemek ve onun oyun arkadaşı olmak çocuğu tanımak için en kolay yoldur.

2 yaş civarında çocuk anne ve babasına karşı ağlayarak her istediğinji yaptırır hale gelebilir.bu dönemde çocuklar “ağlayarak istediklerini yaptırmayı” öğrenirler.anne ve babanın tutarlı davranışları ,çocuk ağladığında sonucu ne olursa olsun geri adım atmamaları çocuğun “ağlayarak istediklerini elde edemeyeceğinin” bir göstergesi olur ve sağlıklı,ne yapması gerektiğini bilen,uyumlu bir çocuk geleceğe anne ve baba tarafından hazırlanır.

Tüm bu aşamaları başarı ile geçen;ortaklaşa kararlar alan,bebeğin doğuşundan sonar karşılaşacağı gerçekleri bile ve bebeğin gelişim dönemleri ile ilgili araştırma yapıp bilgi sahibi olan her anne baba doğacak bebeğe ve dolayısıyla gebeliğe hazırdır.


Psikolog & Yaşam Koçu Pınar ERSÖZ

www.izmirpsikolog.com

2012-06-12
Bu yazı 2340 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin