Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Bebeğiniz İshal Olmasın!

9 ay boyunca annesinin güvenli karnında büyüyen ve hayatının en müthiş dönemini atlatan bebek dış dünyaya geldiği an mikroplara açık hale gelir. Tam bu zamanda ağız sütü diye bilinen ve annenin göğsünden gelen süt bebeğimizin imdadına yetişir ve onu ağız içinden bağırsaklarına kadar uzanan bir koruma duvarının içine alır. Ancak yine de ilerleyen zamanlarda bu koruma duvarı zayıflayıp delinebilir. İşte o zaman da bizim en sık karşılaştığımız bir problem olan ishal ile bebeğimiz karşı karşıya kalır.

Peki nedir bu ishal? Bebeğin ilk dışkısından sonra gelenler ishal midir? Aslında bebeğin ilk dışkısına biz mekonyum deriz. O dışkı katı, koyu renkli, anneyi telaşa düşürmeyecek bir dışkıdır. Ancak daha sonra dışkılar açık renkli ve yumuşak olmaya başlar. Bu dışkılar her ne kadar ishalmiş gibi görünse de anne sütü alan her bebeğin dışkıları bu şekildedir ve normaldir.

İshal ise; günlük dışkı sayısının artması ve dışkı kıvamının bozularak yumuşak, sulu bir görünüm alması olarak tanımlanır. Genellikle günde 3 defadan fazla, miktar olarak normale göre daha büyük miktarda olan ve sulu kıvamda dışkılama ishal olarak kabul edilir. Süt çocukları günde 5-10g/gün daha büyük çocuklar 100-200g/gün dışkılarlar. Dışkının bunun üzerine çıkması da ishal olarak tanımlanabilir. Küçük bebeklerde dışkılama sayısı, beslenme şekline göre değişir. Yumuşak kıvamlı her dışkı ishal olarak değerlendirilmemelidir.

Beş yaşın altındaki çocuklarda akut ishalden ölümlerin 1979daki 4.5 milyondan 2002 de 1.6 milyona düşmesine rağmen, akut ishal, gelişmekte olan ülkelerde hala yüksek bir etkiye sahiptir. İshalli hastalıklar; ülkemizin de içinde yer aldığı gelişmekte olan ülkelerde, önemli bir sağlık sorunudur. Çocukluk çağı hastalıkları içerisinde enfeksiyon hastalıklarından sonra ikinci sıklıkta görülür ve çocuk ölümlerinin en önemli sebeplerinden bir tanesidir. Daha çok 0-5 yaş grubu çocuklarda görülen ishal, genellikle bir hastalık belirtisidir.

Doğumdan itibaren biberonla beslenen, gelişme geriliği olan, ek gıdaları yanlış başlanmış olan, gereksiz ilaç kullanılan ve kızamık gibi bazı hastalıkların seyri sırasında çocuklarda ishalli hastalıkların görülmesi artar. Yine temiz içme ve kullanma suyunun yetersizliği, yetersiz vücut ve ev temizliği, besinlerin hazırlanmasında ve saklanmasında hijyenik kurallara uyulmaması da, ishalin meydana gelmesini artıran olumsuzluklardandır. Anne sütü ile beslenmekte iken anne sütü kesilen bebeklerde, yanlış ek gıda başlanan 6 ile 24 aylık çocuklarda ishal daha sık görülür. Çünkü anne sütü, bebeğin hastalıklara karşı direncini arttıran ve bebeğin bağırsak florasını koruyan maddeler içerir, mikropsuz olup, bileşim açısından da bebek için en ideal besin olduğundan, anne sütü ile beslenen bebeklerde ishal seyrek görülür.

Sıcak havalarda mikroorganizmalar daha çabuk ürediğinden yaz aylarında ishal vakası daha fazla görülür. İshal vakalarının yarısı virüslerle meydana gelmekte olup, antibiyotiklerinde virüslere etkili olması nedeniyle ishalin başlangıcında antibiyotik tedavisinin yeri yoktur.

Bebekler ve küçük çocukların ishal olmaması için:

Çocuklar iyi beslenerek, normal büyüme ve gelişmesi sağlanmalıdır. (Kötü beslenmiş zayıf çocuklar vücut dirençleri düşük olacağından ishale daha kolay yakalanırlar.)

Anne sütü yeterli ise; bebek, ilk 6 ay hiçbir ek gıda verilmeden yalnız anne sütü ile beslenmelidir. Anne sütü mikropsuz olup, vücut direncini artıran maddeler de içerdiğinden ishal oluşmasını engeller.

Bebeklere 6 aydan sonra anne sütünün yanı sıra, muhallebi, yoğurt, yumurta, et, sebze püresi, meyve ve benzeri ek gıdalar verilerek dengeli beslenme sağlanmalıdır.

*Besinler taze ve mikropsuz olmalıdır.

*İçme suyu temiz ve güvenilir olmalı, suyun temizliğinden şüphe ediliyorsa klorlanmalı veya kaynatılmalıdır.

*Anne, yiyecek ve gıdaları hazırlamadan önce, çocuğunu beslemeden önce, tuvaletten çıktıktan sonra, çocuğunun bezini değiştirdikten sonra, ellerini sabunlu su ile iyice yıkamalıdır.

*Yiyecek kapları temiz olmalıdır.

*Yemekler taze hazırlanmalı, bekletilecekse kapalı kapta ve serin bir yerde (varsa buzdolabında) saklanmalı, sinek ve haşarattan korunmalıdır.

*Usulüne uygun yapılmış lavabolar kullanılmalıdır.

*Çöplerin üstü kapatılmalıdır.

Peki çocuğumuz ishal olursa ne yapmamız gerekir?

Öncelikle çocuğunuz ishal olduğunda telaşa kapılmadan beslenmesine devam edin. Daha sonra bebeğimizin derisine bakın. Eğer kuru değil ve bebeğiniz sizinle iletişim kurabiliyor ise ORS dediğimiz sıvı tedavisine başlayabilirsiniz. ORS’ler paketler halinde eczanelerde satılır. Bu ORS paketini 1lt kaynamış ılımış suya katın ve karıştırın. Her ishalli dışkılamadan sonra, eğer bebeğiniz 2 yaşından büyük ise 1 çay bardağı, küçük ise 2 çay bardağı bu karışımdan içirin. Eğer bebeğiniz anne sütü alıyorsa anne sütünü vermeye devam edin. En az 6 aylık olmuş ek besin almaya başlamış bebeklerde ise meyve suyu, patates püre, yoğurt gibi besinler eklenebilir. Besinleri mutlaka taze ve temiz hazırlayın. Özellikle ishalin yoğun olduğu dönemlerde öğün sayısı arttırılabilir.

Eğer bebeğiniz sizinle iletişim kurmuyor, sürekli uyuyor ise, dışkısında kan varsa, verilen sıvıları içmiyor ve sürekli kusuyor ise en yakın sağlık kuruluşuna kısa zamanda gitmeye çalışın.

İshal çok basit bir rahatsızlık gibi görünse de bebeklik döneminde çok ciddi sonuçlara yol açabilen bir rahatsızlıktır. Mutlaka tedavisine hemen başlanmalı ve çocuğun aşırı sıvı kaybetmesi önlenmelidir.

Hepinize keyifli, sağlıklı günler diliyorum…

2013-03-25
Bu yazı 2310 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin