Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Bebeğimiz Hasta Olmasın!

Beslenme büyüme ve gelişmenin sağlanmasında, hastalıklardan korunmada ve bağışıklık sisteminin güçlenmesinde anahtar rol oynar.
Bağışıklık sistemi vücudun doğal savunma sistemidir. Bu sistem, içinde birçok yapıyı bulunduran karmaşık bir mekanizmadır. Vücudu bakterilerden mantarlara kadar her türlü saldırgana karşı korur. Bağışıklık sistemi vücudun kendi yapısına giren ve yabancı olan yapıları tanıyabilme ve onlarla savaşabilme özelliğine sahiptir. Eğer güçlü ve sağlıklı çalışırsa kansere kadar her türlü hastalığa karşı bizi koruyabilir.
Beslenme ile bağışıklık sistemi ve enfeksiyonlar arasında doğrudan bir ilişki bulunmaktadır. Sağlıklı beslenme bağışıklık sistemini güçlendirmekte, uzun süreli yetersiz beslenme ise bağışıklık sistemini bozmakta, fonksiyonları baskılamakta ve enfeksiyon riskini arttırmaktadır.

Çocuklarda malnütrisyon dediğimiz yetersiz beslenme ve düşük kilo ile birlikte görülen hastalık bağışıklık sistemini zayıflatıp, hastalıklara karşı vücudun savunma sistemini güçsüz hale getirebilir. Ancak bunun tam tersi durumunda, yani obezitenin de savunma sistemini zayıflattığı yapılan çalışmalarda gözlemlenmiştir. Dolayısıyla bebeğimizi enfeksiyonlardan korumak için ilk önce sağlıklı kilosunda olmasını sağlamalıyız.

C VİTAMİNİ
İnsan vücudunda az miktarlarda bulunmasına karşılık vitaminlerin vücuttaki etkinlikleri oldukça fazladır. Bunların arasında özellikle C vitamini vücut hücrelerindeki hasarı önleyerek normal işlevlerini sürdürmeleri ve bazı zararlı maddelerin etkinliklerinin azaltılmasında yardımcıdırlar.
C vitamini alımı için bütün sebze ve meyvelerin düzenli olarak tüketimi gerekmektedir. Genel olarak sebze ve meyveler;

• Vitamin ve minerallerden zengindirler.
• Büyüme ve gelişmede yardımcıdırlar. Aynı zamanda deri, göz, diş ve diş eti sağlığını korurlar.
• Hastalıklara karşı direnci arttırırlar.
• Bağırsakların düzenli çalışmasını sağlarlar.
• Dengesiz beslenmeye bağlı şişmanlık gibi problemlerin oluşma riskini azaltırlar.

Meyve grubunun içinde severek tükettiğimiz kış mevsiminin sultanı olarak bilinen turunçgiller ayrı bir önem taşımaktadırlar. Ülkemizde de bol miktarda bulunması sebebiyle çocuklarımız için hem ekonomik hem de çok besleyici bir öğün alternatifi oluşturmaktadır. Ancak turunçgillerin faydalarını sadece C vitamini içeriği ile sınırlamak yanlış olabilir. Son zamanlarda yapılan çalışmalar vücut üzerinde çok daha ciddi faydalarına dikkat çekmektedir.

Kanser riskini azaltmaktadır. Yapılan birçok bilimsel çalışma daha fazla turunçgil tüketen bireylerin özellikle mide kanseri ve diğer kanserlere yakalanma oranlarının daha düşük olduğunu ortaya koymuştur. C vitamini, özellikle tütsülenmiş besinlerde yani şarküteri ürünlerinde bulunan nitrit ve nitrat tüketimine bağlı olarak midede oluşabilen potansiyel karsinojen nitrosaminlerin oluşumunu engellemektedir. Bu yüzden sucuk, salam sosis gibi ürünler tüketilirken mutlaka yanında bir bardak taze sıkılmış portakal suyu veya çiğ sebze, meyve bulunmalıdır. Turunçgillerdeki flavonoidler, pektin ve antioksidan özellikleri olan sitrus yağlarından anti-tümör etkisi olduğu düşünülmektedir.

İçeriğindeki pektin kan kolesterol düzeyini düşürmektedir. Özellikle turunçgillerin iç bölmelerinin etrafını çevreleyen zar şeklindeki kabukta bulunan pektin, kötü huylu yani LDL kolesterolün düşürülmesindeki etkisi klinik çalışmalarda ortaya konulmuştur.
C vitamini tahıllar ve baklagiller gibi bitkisel kaynaklı besinler ile birlikte verildiğinde HEM olmayan demirin emilimini arttırır.

Taze sıkılmış meyve suları iyi bir C vitamini kaynağıdır. Ancak fazla miktarda tüketilmesi anne sütünün yerini almasına ve besin değeri yüksek diğer besinlere karşı iştahsızlığa neden olabilmektedir. Sukroz ile birlikte tüketilmesi, diş çürüklerine yol açmaktadır. Bu nedenle meyve suyunun çocuğun yaşına bağlı olarak değişmekle birlikte günde 1 su bardağından fazla olmaması, C vitamini kaybını önlemek için taze olarak sıkıldıktan hemen sonra tüketilmesi gerekmektedir. Bebeklere ana öğünlerden sonra verilmesi besin biyoyararlılığı açısından önemlidir. Öğünlerde 50-100 ml arasında kullanılması diğer besinlerin biyoyararlılığını arttırır. Turunçgiller bebeklerde ilk başlanacak meyve suyu değildir. Bebeklerde ilk başlanacak meyve suyu kış mevsimi için elma, yaz mevsimi için şeftali suyudur. Turunçgillerin suyu bebekte gaza sebep olabileceğinden dolayı 6-9. aylardan sonra verilmelidir.

A VİTAMİNİ
A vitamini bağışıklık sistemini düzenleyen ve enfeksiyonları önleyen önemli bir vitamindir. Yetersizliğinde bağışıklık sisteminin hastalık sırasında verdiği cevap zayıflamaktadır. Ayrıca bağışıklık sistemi için önemli olan T ve B hücrelerinin gelişimi için de vücudun A vitaminine ihtiyacı vardır.
A vitamini besinlerde iki formda bulunur. Biri retinoid diğeri ise karotenoiddir. Retinoid hayvansal dokularda, karotenoid ise bitkisel dokularda bulunur. Ancak bağışıklık sistemini düzenleyen formu karotenoiddir. Bu yüzden çocuğunuzun bağışıklık sistemini güçlendirebilmek için karotenoid kaynağı olan ıspanak, pazı, roka, nane gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler, havuç, kayısı, turunçgiller, böğürtlen, ahududu, kızılcık, kırmızı lahana, kırmızı biber, kırmızı pancar, brokoli, domates, siyah üzüm gibi besinlerle yaşına uygun olarak beslemeyi ihmal etmeyin.

E VİTAMİNİ
En önemli bağışıklık elemanlarından bir tanesidir. Hücre zarını korur, kanser ve enfeksiyon oluşum riskini azaltır. E vitamini yetersizliğinde enfeksiyonlara yakalanma riski artar. E vitamini bağışıklık sistemini güçlendirmek için günlük önerilen dozların üzerinde alınması uygun görülen birkaç besin öğesinden biridir.
E vitamini işlenme ile kayba uğrayan bir vitamindir. Örneğin beyaz ekmekte buğday tanesi çok fazla işlendiği için E vitamini ciddi anlamda kayba uğrar. Bu aynı şekilde beyaz makarna ve pirinçte de böyledir. Bu yüzden çocuklarınızın beslenmesinde buğday, yulaf, çavdar ve bunlardan yapılan ekmek, makarna, erişte gibi ürünleri kullanmaya özen gösterin. Aynı zamanda kuru yemişler, yeşil yapraklı sebzeler kuru baklagiller(kuru fasulye, mercimek, nohut, barbunya) ve bitkisel yağlar E vitamininden zengindir.

OMEGA-3
Omega-3 yağ asitleri üzerinde son zamanlarda yapılmış çok fazla çalışma bulunmaktadır. Özellikle okul çocukları üzerinde yapılan çalışmalarda omega-3 yağ asitlerinin hücre duvarını sağlamlaştırdığı, bağışıklık sistemini güçlendirdiği böylece kalp hastalıkları gibi çok ciddi hastalıklara karşı vücudun direnç kazanmasına yardımcı oldukları bildirilmiştir. Omega-3 yağ asitlerinin en önemli kaynağı balıktır. Özellikle somon, tuna, uskumru gibi soğuk ve derin sularda yaşayan yani yağ içeriği yüksek balıkların omega-3 içerikleri diğerlerine göre daha yüksektir. Günlük beslenmeye yaşına uygun olarak 3-6 köfte kadar balık eklemek çocuğunuzun beyin gelişimi ve bağışıklık sistemi için faydalı olacaktır.

PROBİYOTİKLER VE PREBİYOTİKLER
Probiyotikler fermente süt ürünleridir ve “yaşam için” anlamına gelmektedir. Probiyotikler canlı mikroorganizmalardır ve bağırsak sağlığını olumlu yönde etkilerler. Aynı zamanda çok güçlü bağışıklık elemanlarıdırlar. Probiyotikler nezle, grip gibi hastalıkların oluşumunu tamamen engelleyemezler ancak bağışıklığı güçlendirdikleri için hastalığın süresini kısaltırlar. En iyi bilinen probiyotikler yoğurt ve kefirdir. Bu probiyotikler tüketildikleri sürece bağırsak sağlığını korurlar. Ancak tüketimlerini ara verilirse bağırsak sağlığı hemen bozulabilir. Bu yüzden yoğurt veya kefir her gün düzenli olarak çocuğunuzun yaşına göre de değişmekle birlikte 2-3 porsiyon olacak şekilde tüketilmelidir. Prebiyotikler ise kalın bağırsakta yararlı mikroorganizma sayısını arttırır ve bu sayede bağırsak sağlığını korur. Prebiyotikler bitkilerin çoğunda bulunmakla birlikte en çok soğan, sarımsak, enginar, pırasa, yer elması, muz ve kuru baklagillerde bulunurlar.

Bağışıklık sistemi doğduğumuz andan itibaren gelişmeye devam eden ve düzenli çalışırsa çok basit bir nezleden kansere karşı her türlü hastalığa karşı bizleri koruyan bir sistemdir. Kullanılan vitaminlerin biyoyararlılığı asla doğal besinler kadar yüksek değildir. Bu yüzden güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olabilmek için çocuklarımıza sağlıklı bir beslenme alışkanlığı edindirmemiz gerekmektedir.

19 Mayıs Hastanesi 

2011-11-27
Bu yazı 2041 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin