Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Ayşuuu? Huuuuu

Adı Ayşe, memleketi Sivas. Uzun, çok uzun yıllardan beri İzmir’in Karaburun ilçesinde yaşıyor. Evlenince kocası istedi diye  göçüp , hayatlarında ilk defa deniz, dalga görmüşler.

Ayşe sürekli gülüyor hem de yüksek sesle. Tanımayanlar “sinirleri mi bozuk?” diye soruyorlar. Belki de fitil oluyorlar. Ayşe o kadar çok gülüyor...

Ayşe yazları bizim yanımızda çalışıyor.Beni seviyor. Ayşe mutfakta iş yapmayı seviyor. Ayşe ütü yapmayı, kahve pişirip üzerine de fal bakmayı seviyor. Ayşe gelen misafirlere hemen ısınıyor, onları da seviyor. Bu kadar zamandan beri tanıyorum, onun sevmediği bir şeye hiç rastlamadım. Pardon, sevmediği bir fareler var. Fare ile ilgili muhabbet geçince “amanin” diyor. Korktuğu için onları sevmiyor. Yakından görse eminim fareleri de sevebilir, çünkü onda sevgi, hoşgörü ve mutluluk potansiyeli yüksek. Bence Ayşe hayatı, hayatta yer almayı ve her şeyin harika olma ihtimalini hayal etmeyi seviyor.

Her yaz görüştüğümüzde onunla mutfak sohbetleri yapıyoruz. Ne desem gülüyor. Ayşe değil "Ayşuuu" diye sesleniyorum mesela. Ayşuuu diyorum, o da bana huuu diye cevap veriyor. Sonra ikimizde yerlere yatıyoruz. Ayşuu ve huuu muhabbetinin arkasında gizli saklı bir anlam ya da hikaye yok.  Basit, belki anlamsız ama şüphe yok ki sıkıntısız ...

Hadi diyorum bugün mantı açalım. Ne güzel fikir açalım diyor. Ertesi gün kesme hamurlu mercimek yemeğine ne dersin diyorum. E hadi yapalım diyor. Başka gün yine zor bir yemek geçiyor aklımdan, söylüyorum, yine ıhh demiyor. Hayır yok, surat sallama yok, olumsuz hiçbir şey yok...

Onunla birlikteyken biraz utanıyorum kendimden. Büyük şehirlerde modern, konforlu ev ve işyerlerimizde öfür pöfür iş yaparken söylenmelerimiz aklıma geliyor çünkü. O gün moral bozuk diye en kolay işe bile beş bin tane mazeret bulmak için girdiğimiz salakça çabaların ne anlamsız olduğunu düşünüyorum. Hayatta mazeret bulma lüksü olmayan Ayşe benim derin derin düşünmeme sebep oluyor. Helal olsun denmeyi   nezdimde hak ettiği de kesin!

Ayşe... Yaşamış olduğu, ya da halen yaşadığı her türlü zorluğa rağmen olumlu, güleç ve azimli Ayşe... Arada aşağı düşen suratımı toparlamak için bana zorla fal bakan Ayşe. Fincanı iyi dilek transfer aracısı yapabilmeyi düşünecek kadar duyarlı Ayşe. Kızzz sana kısmet, kızzz sana bereket, kızzz sana şu, bu diye hep olumlamalar yapan Ayşe.

Hayır, onun sinirleri bozuk falan değil. Aksine bence çelik kadar sağlam. Hayatla başa çıkarken üstlendiği görev ve sorumluluklarla dalga geçmeyi öğrenmiş aslanlar gibi bir Anadolu kadını o... Elinden her iş gelen, aklından kim bilir ne güzellikler geçen bir savaşçı. Biz şehir züppelerine verecek dersleri olan... Ona Ayşuuu diye seslenene nükteli Huuu'sunu  çat diye yapıştırabilen  akıllı Ayşe.

Ayşe benim hayalimde "Heyyyy ne söyleniyorsunuz, elinizin altında şu kadar maaş, sıcak ev, en güzel okullara giden çocuklarınız var, toplayın kendinizi, sahip olduklarınızın farkına varıp daha mutlu yaşayın" der gibi ... Düşünüyorum uzun yıllar taş duvarlar arasında debelene debelene diploma alanlardansa; hayatla dans, dalga ve mücadele edenlerin aslında anlatacak ya da yazacak daha çok şeyleri var diye... Siz de bir düşünün hayatınızda Ayşe gibi biri vardır belki de?

İstedim ki bu sitede Ayşe’nin tariflerinden biri size ulaşsın. İstedim ki onun o güzel enerjisi ve neşesi biraz hepimize bulaşsın.

Buyrun Ayşe’nin içli gözlemesine... Ayy yağlı, ayyy zor demeyin Allah aşkına. Bir deneyin. Yapınca da gülerek servis edin en yakınlarınıza...

 

1- On avuç un, biraz tuz, 1 çay bardağı ayçiçek yağı ve aldığı kadar su... Amacımız kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde etmek olacak. Tüm malzemeler iyice yoğurulup elde edilen hamur en az bir saat dinlendirilecek...

2-Diğer tarafta 2 yumurta ve yine 1 çay bardağı ayçiçek yağı iyice çırpılacak.  

3-Hamurdan küçük boy patates büyüklüğünde parçalar koparılacak. Fotoğraftaki gibi yuvarlanıp, üzerine un serpiştirilerek açmaya hazır hale getirilecek.
 


4- Hamurlar parçaları yaklaşık 25cm. çapında incecik açılacak.

5-Bu arada yıkanıp kıyılmış ıspanak, bol miktarda ince doğranmış  taze soğan ve ufalanmış beyaz peynir karışımından iç harç hazırlanmış olacak.

6-Açılmış hamurun bir tarafına 2-3 yemek kaşığı ıspanaklı harç yayılacak, harcın üzerine de 2 numaralı fotoğrafta hazırlanan sıvı harç 2 yemek kaşığı kadar gezdirilecek.   
 

7-Boş olan yüzü harçlı yüzün üzerine kapatılıp kenarı parmakla bastırılacak .

8-Yetmeyecek, kenarı 3 cm. kadar içe kıvrılıp tekrar bastırılacak (ki pişerken iç harç dışarı çıkamasın).

9-Yapışmaz tabanlı tavada tercihan tereyağ ve ayçiçek karışımı üzerinde önlü arkalı pişirilecek. 

Yanında ev yapımı ayranla güle oyanaya yenilecek. Yerken hayat ne güzel diye de düşünülecek. Hiç değilse memleketinden çok uzakta, ta Karaburun'da     yaşayan Ayşe'nin hatırına... Şimdiden afiyet olsun.

İlahi Ayşu!

 

Twitter

 

2011-08-23
Bu yazı 1560 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin