Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Annem Sayesinde!

Pazartesi öğle arası banka, ufak tefek alışveriş işleri gibi şeyleri halletmek için iş yerimin yakınlarında ki AVM ye gitmiş, öğle arasını bitirip koştur koştur otoparka inerken gözüme bir fotoğraf sergisi ilişmişti. Aslında zamanı çoktan doldurmuş, hatta geç bile kalmıştım, acilen ofise dönmem gerekse de, geçip gidemedim serginin önünden. Beni ilk durduran şey serginin ismiydi “Annem Sayesinde”!

Sergide her şehirden anne-kız fotoğrafları vardı. Tek tek baktım bütün fotoğraflara, tek tek tüm anne-kızların gözlerinin içine. Hepsi de türlü türlü zorluklara çocukları için göğüs geren, kızlarının ardında güçlü bir duvar gibi duran annelerdi. Çektikleri tüm zorluklara rağmen çocukları onlardan daha iyi yaşayabilsin diye her şeye razı olan annelerdi onlar.

Artık kendi hayatlarını, çocuklarına adamış, onların mutlu, huzurlu, güvende oldukları günü görmeyi bekleyen annelerdi...Açlık, soğuk, değildi sadece baş ettikleri, aynı zamanda kızlarının iyi yaşam hakkı için okumaları gerektiğini biliyorlardı bu anneler, çünkü kendileri okuyamamış, kocaman sorumluluklar yüklenmişti hepsinin daha küçücük yaşta cılız omuzlarına....istemiyorlardı kızları da aynı kaderi yaşasın, o yüzden mücadele edebildikleri kadar etmek istiyorlardı belki de. Kızların gözlerindeyse, hayat sorunlarıyla karşılarına dikilsede, başedebilmeleri için anneleri arkalarındaydı, o yüzden umut vardı gözlerinde.

Zaten serginin ismi durdurmuştu beni, tekrar beynimde yankılandı “ANNEM SAYESİNDE” ...

İster istemez bende kendimi düşündüm ve dedim ki evet! Gerçekten annem sayesinde... Şu anda neyim varsa, annem sayesinde... Mutlu bir yuvam, iyi bir işim, bir hayatım varsa eğer annem sayesinde....

Ne çok uğraştı bizim için, parça parça film kareleri geliyor gözümün önüne, annem de diğer anneler gibi bir sürü şeyle başetmeye çalışyordu. Çalışan bir anne olarak o zamanın şartlarında belki şanslıydı belki de şanssız... Kolay değildi mesaiden çıkıp, saatler süren otobüs mücadelesiyle eve gelip, iki küçük çocuk için acele acele sobayı yakmak, yemek hazırlamak...

Hatırlıyorum ilk ya da orta okul elişi dersinde son ana kadar yapmayıp son akşam yarın napıcam diye ağladığımı, ben yatıp uyumuş, sabah inanılmaz bir süprizle karşılaşmıştım, annem bana bir şey demese de sabaha kadar yapıp bitirmişti benim yapmam gereken elişi ödevini ve o sabah neredeyse hiç uyumadan gitmişti işe.

O gün hem sevinmiş, hem de yaptığım hatayı anlayıp çok utanmıştım. Hala da utanıyorum düşündükçe...

İki kızı var annemin, bize öğrettiği en önemli şey, önce okuyup iyi bir iş edinin kendi ayaklarınız üzerinde durun, nasılsa evlenirsiniz oldu. Evet annem kadının kendi ayakları üzerinde durabilmesinin, kendi kendine yetebilmesinin, kendine güvenmesinin önemini biliyordu. Tabii ki mutlu, huzurlu bir yuva herkesin dileğiydi ama olması gereken bu yuvayı yapanların önce kendi içlerinde mutlu olmalarıydı.

Hiç unutmam ya ilkokul ikideydim ya da üçte, Ankarada ki ilkokuluma yürüyerek mahallede ki arkadaşlarımla gider gelirdim. Ankara’nın ayazı, kışı dondurur insanı, yağan kar buz olur günlerce kalkmaz yerden, o günde kar yağmış ilk okulumuzun bulunduğu sokağın yokuşu donmuştu. Annem bunu işe giderken düşünmüş olmalı ki, öğle yemek arasında otobüsle Kızılay’dan Yenimahalle’ye sadece o yokuştan inerken kayar düşerim diye gelmiş, beni okuldan alıp eve getirmiş sonra da koştura koştura işe geri dönmüştü. Hep fedakar, hep cefakardı annem, halen de öyle...

O yüzden diyorum ki Evet! Annem Sayesinde...

Bana yaptığım şeyleri önce kendim beğenmem gerektiğini öğretti, önce insanın kendini sayıp sevmesi gerektiğini, eğer iç huzurun, iç barışın olursa herkesi herşeyi sevebileceğimi öğretti. Hoşgörülü olmayı, ama haksızlığa boyun eğmemeyi öğretti. Zayıfı ezmenin cesaret olmadığını, cesaretin zayıfın yanında yer alabilmek olduğunu öğretti.

Çok değil ama hayatta güvenebileceğin en az bir dostunun olması gerektiğini öğretti, insanlara karşılık beklemeden iyilik yapmak gerektiğini öğretti, bir çocuk sahibi olmak dünyada ki en güzel şeydir, anneliği muhakkak tadın dedi, sahip olunca ne kadar haklı olduğunu anladım, Anneliğin hayatta ki en güzel şey olduğunu öğretti.

Zorlukların her zaman hayatımızda olacağını ama bunlarla birlikte daha kolay başedebileceğimizi öğretti. Her zaman fikirlerimize, kararlarımıza saygı duydu, ne olursa olsun yanımızda olduğunu, ne olursa olsun bize destek olacağının güvenini verdi. En önemlisi, insanları sevmeyi, hayatı sevmeyi öğretti bize. O yüzden bende “Annem Sayesinde” demekten başka diyecek bir şey bulamıyorum.

Çok yakında kırk yaşıma girecek olsam da hala küçük bir çocuğu sever gibi sever bizi göğsüne bastırır “canım benim kuzum, iyi ki siz benim çocuklarım olmuşsunuz” der. Oysa ki ben demeliyim "Canım Annem iyi ki Sen bizim annemiz olmuşsun, iyi ki bizi Sen büyütmüşsün..."

İşte bu yüzden ve bu vesileyle Annem ile birlikte, çocukları için gecelerini gündüzlerine katan, yemeyen yediren, giymeyen giydiren, onları iyi birer insan olmaları için yetiştiren, çocuklarının mutluluklarından başka bir şey beklemeyen tüm fedakar annelerin Anneler Gününü Kutlarım.

Canım annem İyi ki varsın, İyi ki Benim Annemsin...

Sevgiler
Gaye KIZILCI

www.egeninannesiyim.com

 

 

2013-05-14
Bu yazı 2305 kere okunmuştur.

Barış

İki tane böyle güzel insan yetiştiren Emine teyzenin ellerinden öpüyorum.İleride İnşallah bende ona anne diyebilme mutluluğuna erişiceğim.

Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin