Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Anneler ve Babalar

Hep merak etmişimdir gerçekte babalar ile anneler farklı organizmalar mıdır diye… Farklı olduklarından hiç şüphem yok, hatta bunu destekleyecek kanıtlarım bile var. Mesela yemek masasına oturulduğunda bir anne hem babayla gün içindeki gelişmeler hakkında konuşabilir, hem 5 yaşındaki kızının okulu ile ilgili sorular sorabilir, onun sorularına cevap verebilir veya anlattıklarını dinleyebilir, yorum yapabilir, “hadi kızım arada yemeğini de ye” deyip, aynı anda kendisi de yemek yiyip, 9 aylık bebeğe de yemek yedirebilir. Tüm bunlar olurken baba hala karısına gününü anlatmakta olup, yemek yemeye ancak konstrantre olabilmistir. Kendisine kızı tarafından yöneltilen sorularıda duyamaz…Kısaca multi tasking yapamaz.

Niye bir baba hasta olduğunda, en basit nezlede bile birkaç gün işe gidemez bir hal alır da, evde ölüm döşeğinde yatar gibi yatmak zorunda kalır? Bir anne hasta olmaz, hasta olsa bile ayakta geçirmek zorunda kalır? Demek ki bir babanın hastalığı hep daha vahimdir. Niye bir baba evde olan biten olaylardan habersizdir veya farkında değildir?

Niye boş zamanimiz olduğunda XBox oynamak aklına gelirde, dolup taşan kirli sepetinden bir şeyleri çamaşır makinasına atıp çalıştırmak aklına gelmez? Sonuçta oda bir iki düğmeye basmaya bakmıyor mu?

Niye illaki bir anne söylediğinde yüksekliği 1.5 metreye ulaşmış temiz çamaşırlar ütülenir veya 3 gündür dışarıda asılı duran çamaşırlar fark edilir. Demek ki gözlem yeteneği de zayıftır. Niye bir baba bir yere giderken hep daha evvel hazırlanır da anne hazırlanamaz?

Niye bir baba hep duş alacak, losyonunu sürecek, relax olacak zaman bulurda anne makyajını bile arabada yapmak zorunda kalır? Babalar biyonik oldukları için mi her şeye yetişebilirlerde anneler yetişemez? Tabi ki hayır sadece böyle gezmelerde 5 yaşındaki kızlarını bağırış çağrış içinde giydirmek, saçlarını yapmak, yazın ortasında kışlık kıyafet giyeceğim diye tutturduğu için bebeğin çantasına yedek bir yazlık kıyafet koymak, bebeğin kıyafetini giydirip, biberon, mama, yedek kıyafet, nappy gibi şeyleri hazırlamak çantasına koymak hep annelere kalırda ondan. Tüm bunlar olurken de aşağıdan babanın “Ne yapıyorsun kaç saattir yukarıda anlamıyorum ki” gibi hayıflanmaları eşliğinde anne eline geçen ilk kötü t-shirt’i sırtına geçirip iner. Baba bu seferde “o koskoca gardrobundan bula bula bu kıyafetimi buldun kaç saattir” dediğinde de annenin yükselen ses tonuna bir anlam veremez, kısaca biraz saftirda…

Niye gece gece 5 yaşındaki kızımız “ben çok korktum” diye yanımıza geldiğinde baba “benim uykumu almam lazım, yarın iş var, gidip kızın yatağında yatayım” demeye hakkı vardır da anne bütün gece, kızın attığı tekmelerle boğuşmak, açılan üstünü örtmekten uyanık kalmak zorunda kalır. Ertesi sabah olduğunda baba, anneye “ooohh cok güzel uyudum, sen hiç iyi görünmüyorsun , işe gitmeden biraz makyaj yap” önerisi karşısında annenin gözü dömüş bakışlarına yine bir anlam veremez.

Bunları niye mi yazıyorum. Yazıyorum çünkü bunun nesillerden beri değişmez bir gerçek olduğuna inanıyorum. Eminimki istisnalar vardır ama geriye bakınca, babamın beni giydirdiğini hiç hatırlamıyorum, akşamları korkutuğumda yatağımın altındaki canavar ve dinazorlarla başa çıkmak için hep babam gönüllü olmuş, bende annemle uyumuşumdur. Yemek masasında bana nasihat veren, konuşan bir yandan da “hadi kızım ye” diye söylenen yine annemdi. Babam ise aynı benim şu an evimdeki gibi her şeyin üstünde, hep benimle oynayacak vakti olan bir idoldu. Annemin anlatıklarına göre kendi babası da öyleymiş, annesinin zamanı olmazmış ama babası her zaman oyun oynamaya hazırmış. Demek ki bu böyle geldi böyle gidecek… Niye acaba insanlar anne, baba olduklarında hemen bu klasik rollere bürünüyorlar?

Niye hep babalar çocukluk dönemi boyunca daha değerlidirler de annelerin değeri ancak anne olduktan sonra anlaşılır, hatta bunun üzerine “anne olunca anlarsın” diye nasihat bile yaratılmıştır? Biz rol değişikliğini bir-iki defa denedik. Bir yere gidilecekken, eşim çocukları giydirdi, çantalarını hazırladı ve ben kapıda dikilip bekledim. Sonuç her seferinde hüsran oldu. Ya kızımız deli kızın çeyizi gibi yanımızda dolaştı, ya oğlumuz kusmuklu kıyafetlerle ortada dolandı veya aç kaldı. Bunlar da anne olarak içime sinmediği için yine görev olarak bana döndü…Eşimin dediğine göre “siz annesiniz bunların hepsini yapabiliyorsunuz, biz yapamıyoruz”. Demek ki dışarıdan aynı tür canlılar gibi gözüksek de esasında farklı varlıklarız.

Aslı
aslio.yb@yiyorumbuyuyorum.com

2007-04-03
Bu yazı 935 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin