Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Anne Olunca

Annem her zaman anne olunca anlarsın derdi; hıı evet der geçiştirirdim içimden.. Kötü niyetle değil elbet. Belki neden bahsettiğinin farkında olmadığımdan, belki de yaşanmamışlıklardan. Gün geldi kan testim pozitif, değeri de çok yüksek çıktı. Önceleri ikiz istemem diyen ben, doktorumuz iki kese var, birinin kalp atışını duyuyorum ama diğerini alamadım dediğinde annemi anladığımın günüdür dedim içimden. Neden kalp atışı yok ki diye ilk isyanım geldi oturdu yüreğime. Meğer tüm zorlukları kalbim çoktan göğüslemiş de benim haberim yokmuş. İşte bu his bana boşa planlar yapıp kendini kandırma, bak neyi nasıl yaşayacaksan karşına çıkıyor işte dedi bir de..

Sonrasında da, anne olunca çocuklarımla geçirdiğim dolu dolu 2 yıl yepyeni duygular verdi, birçok şey öğretti bana. Birini sonsuz ve karşılıksız sevmek, onu her zaman koruyup kollamak, senin farkında olmadığı dönemde bile kokumdan tanır beni deyip sürekli sarılmak, onu güldürmeye çalışmak, uyurken benden bir parçasın sen, daha dün karnımdaydın, bedenimde bir yolcuydun biliyor musun deyip günler geçtikçe bunu ona iki gün önce, üç gün önce diye fısıldamak, duygu yoğunluğunun verdiği heyecanla onu herkesten kıskanmak, hayata en iyi şekilde hazırlamak ve elini bırakıp kendi yolunda yürüyeceği güne kadar ona en iyi şekilde klavuzluk etmeyi istemek. İşte ikiz annesi olmak tüm bu duyguları ve daha yazamadığım nicesini aynı anda iki cana birden aynı yoğunlukta, aynı coşkuyla hissetmek. Güzel mi güzel, zor mu zor...

Hayata gözlerini kapayıncaya kadar azalacağına şekil değiştirip her geçen gün büyüyen bu sevgi anne olunca benim de kapımı çaldı, iyi ki çaldı, beni iki meleğe anne yaptı.

Tabii anne oldum ben şimdi diyerek hastaneden çıkar çıkmaz programlanmış bir şekilde "anne" olmadım. Onları beslemeyi, uyutmayı, altlarını değiştirmeyi, yıkamayı, ninni söylemeyi, onları oyalamayı öğrendim. Her geçen gün dünyaya adapte olmalarını, minicik tohumların serpilip yeşermesi gibi büyümelerini izledim. İnsan yaşamındaki ilk 3 yıldaki beslenmenin gelecek için önemli olduğunu bildiğimden beslenmelerine çok özen gösterdim.

Prematüre doğmalarının da getirdiği zorluklarla birlikte, günlük çizelgeler yardımıyla beslenmelerini ilk 6 ay boyunca saat ve miktar olarak kaydettim. Bu da bana her iki bebeğin de sağlıklı büyümesini takip edebilme kolaylığı verdi. Şanslıydım ve bilinçliydim ki onlara çoğunlukla anne sütü verebildim. Çoğunlukla diyorum çünkü bazı geceler sütüm kalmıyordu ve mama takviyesi yapıyorduk. Çok ufak doğdukları için (1900 & 2200gr) ememiyorlardı ve ben her 3 saatte bir süt sağıyordum. Emebilmeye başladıklarında ise bebeklerden biri biberonun kolaylığına alışıp emmeyi reddetti. Ben yılmadım ama, birini emzirdim, diğerine sağıp verdim.
Sabırla ve sevgiyle.

Başka neler yaşadık, neler hissettim, nasıl üstesinden geldim ileriki yazılarda..
Sevgiyle kalın

 

2011-09-01
Bu yazı 1472 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin