Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Alternatif Bir Bayram Yazısı

“Hey gidi eski bayramlar” demeyeceğim. Çünkü eskilerin de eskiden beri böyle söylediğine inanıyorum. Hatta bence bu cümle bile bayram kutlamalarının bir ritüelidir. Yeter ki bayramlar olsun, kutlama şekilleri elbette zamanla değişecektir. Hep geçmişe övünüp bugünü beğenmiyoruz ya, gelecekte de bugünlerle övüneceğimiz muhakkak. Ben eminim eskiden twitter olsaydı, dedem de kullanır hatta fenomen olurdu:) Bir de güzel bayram kutlama mesajı atardı.

Bu satırları arife günü yazıyorum. Benim şikâyetim bayramların geldiği halden değil de kendimin geldiği halden. Her küçük çocuğu olan benim gibi mi, yoksa ben mi bir şeyleri beceremiyorum. Öyle görmüşüz ya eskiden, şimdi evimin tertemiz, gelecek misafirlere hazır, benim banyo yapmış, kendimin ve çocuklarımın yarın giyecekleri hazır falan olmalıydı. Sabah erkenden kalkacaktım, eşimi bayram namazına yollayıp muhteşem bir bayram kahvaltısı hazırlayacak, sonra bayramlıklarımızı giyecek, ailece bayramlaşacaktık. Yani öyle olmalıydı.

Dündü galiba bir ünlü twit atmış “Aile olmanın en güzel zamanlarıdır bayramlar. Yeni bebeği olanların, yeni evlilerin, yeni aşkların ilk bayramıdır.” İlk bakışta ne güzel gözüküyor ama yaralıyım ya sinirimi bozdu bu twit. Kırk tane yardımcıyla kolay tabi konuşmak. Zaten durumum itibariyle en gıcık olduğum tipler bunlar oluyor. Kariyer de yaparım, çocuğuma da kendim bakarım, kendime ve eşime mutlaka vakit ayırırım, hayat da çok güzel bu arada. İnanmıyorum işte, inanmıyorum. İnanırsam kendimi bir sınıfa sokamıyorum çünkü. Eğer bu insanlara inanırsam ben son derece beceriksiz ve domestik biriyim demektir ki, hiç de bile:)

Önce size bugünümü bir anlatayım. Çocuklu evde bayram sevinci nasıl yaşanıyor, ne heyecanlıyız bi görün. Son üç gece olduğu gibi dün gece de uykusuz geçti. İki çocuğumda da üç gecedir devam eden yüksek ateş, yerini alçak ateş ve burun tıkanıklığına bıraktı. Gece boyunca ateş takip edildi (37.5 – 38 arası, şükür geceyi ilaçsız atlattık), zor nefes aldıkları için uyanan çocuklarla ilgilenildi. Arada bir yatağa gittiğimde bacaklarım öyle zonkluyordu ki altına yastık falan koydum bir işe yaramadı. Bugün cumartesi, yardımcı ablamız da izinli olduğu için erkenden tekrar kalkıldı. Bu arada yardımcı ablamı bize yardım ediyor, biz mi ona belli değil. Bu da ayrı bir konu başka zaman konuşuruz inşallah.

Gün boyunca tek başıma iki tane iki yaşında, hastalıktan artık iyice huysuzlaşmış, her şeye ağlayan, hiçbir şeyden mutlu olmayan, hatta ne istediğini aslında bilmeyip sürekli istekte bulunan, yemek yemeyen, burnunu temizletmeyen canavarla uğraştım durdum. Bu arada eşim oruçlu olmasını da bahane ederek geç saatlere kadar uyudu, kalkıp gazetesini okudu, saç tıraşına gitti, gelip öğleden sonra uykusuna yattı, kalkıp uzun uzun banyo yaptı ve saat 18 gibi hadi çıkalım biraz dedi. Ben çocukları, çantalarını hazırladım ve çıktık. İftar saatine çok yakın dönebildiğimiz için hemen sofra hazırlama telaşına girildi. Koca doyurulurken çocuklar yıkandı. O sırada sallana sallana yardımcı ablamız geldi çok şükür, banyo bölümünü devraldı. Kaç gündür bekleyen artık pişmezse bozulacak olan mısırlar düdüklüye kondu, çocuklar yatırıldı. Meğerse bugün ligler başlamış, biraz önce koca (kızgınken böyle diyorum) Fenerbahçe maçını seyretmeye gitti. Salona bir girdim etrafı … götürüyor. Oyuncaklar, kitaplar, faturalar, her şey her yerde. Söylene söylene şöyle bir toparladım ama bayramı kurtaracak gibi gözükmüyor. Koltuk minderlerini ters çevirdim, alt tarafları daha temiz görünüyor:)

Bu arada sevildiğinizi bilin bu yazıyı yazmak uğruna pek çok işi yarın sabaha erteledim ve her zamanki gibi yine uykumdan çaldım. Sanki bu gece daha fazla uyuyabilirim. Gördüğüm kadarıyla ateş durumu iyi gibi, yani saat kurup saat başı uyanmam gerekmeyecek. Sadece onlar uyanırsa uyanacağım.

Saçlarımın dip boyasının geldiğini fark ettim ve yarın bir şekilde fırsat bulup oje sürmeliyim. Bayramın ikinci günü de on günlüğüne tatile gideceğiz. Yolculuk hazırlığı yapmalıyım. Kendime ve eşime de zaman ayırmalıyım değil mi? İnşallah bir gün o da olur:)

Bayram adına sadece ne yapabildim biliyor musunuz? Çocuklara yeni ayakkabılar aldım. Buna inanıyorum işte, bayramda çocuklara yeni bir şeyler alınmalı. Teyzeleri de kıyafetlerini hediye etmişti zaten. Sabah iyi kötü bir bayram havası estirebilirim inşallah. İyi geceler öpücüklerini verirken güzel uyumalarını, yarın bayram olduğunu söyledim. Sabah da “Yaşasın, bugün bayram” diye karşılamayı düşünüyorum. Bugün bayram diye kahvaltımızı yapıp, yeni cicilerimizi giyeceğiz. Sonra bayram ziyaretlerimizi yapacağız. Her şeye rağmen çocukların anılarında güzel olsun bayramlar. Güzel hatırlasınlar çocukluklarındaki bayramları ve onlar da anlatabilsinler “Ah o eski bayramlar” diye. Gerisi teferruat, şimdilik bizim sorunumuz. Tıpkı eskiden annelerimizin olduğu gibi.

Hepinize iyi bayramlar, her şeye rağmen…

Shashkin Anne


 

2012-08-19
Bu yazı 2184 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin