Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Akıllı Beslenme

Geçtiğimiz aylarda Bebeğim ve Biz dergisinin ilk sayısını hediye olarak verdiği Anaokulu hazırlık kitapçığına bayıldım! “Oğlum kaç seneden beri zaten ana okuluna gidiyor, ne gerek var” diye düşünmeden, kitapçıdan 12 dergi içeren ilk klasörü satın aldım.

Ben zaten bu tür yayınların sıkı takipçisiyim. Anne-çocuk eğitim dergilerini hem oğlumun okulda öğrendiklerini pekiştirmek, hem de ikimizin keyifli vakit geçirmesi adına çok faydalı buluyorum. Biz alıştırmalarımızı metazori yapılması gereken çalışmalar olarak değil; eğlenirken öğrenmek olarak algılayıp, hayatımıza soktuk. Netice nefis! Sizde zihin açan, yetenek geliştiren alıştırma-aktivite kitaplarını edinin. 7 gerçekten de çok geç!!!

İnsan okul öncesi çocuğunu basit veya karmaşık egzersizler üzerinde düşünürken görünce ister istemez onu zihinsel olarak geliştirebilmenin farklı yollarını araştırıyor. Onunla sürekli konuşup, iletişim kurmak, anlatmak, okumak, oynamak, keşfetmek güzel ama “Anne olarak daha neler yapabilirim?” sorusu kafanızdan hiç gitmiyor.

Biraz araştırdığınız zaman beynin gelişiminde genetik ve çevresel faktörlerin yanı sıra beslenmenin de ne kadar önemli olduğunu fark ediyorsunuz. Hiç de şaşırtıcı değil! Beslenmenin çocuk sağlığının temel taşlarından biri olduğunu zaten biliyoruz.

Araştırmalar beynin sürekli aktif, dikkat ve konsantrasyon açısından zengin olmasını yenilen besinlerle ilişkilendiriyorlar. Çocukların gelişmekte olan beyinleri için besin değeri yüksek ve dengeli yemekler yemelerinin şart olduğunu belirtip; bunun için meyve, sebze, sağlıklı proteinler ve tahıllardan zengin bir beslenme biçimi öneriyorlar.

Yine araştırmalar gösteriyor ki belli başlı bazı besinler beyin fonksiyonlarının gelişimi açısından özel bir önem taşıyor. Örneğin yumurtada bulunan kolin maddesi, çocukların beyin gelişiminde, hafıza, öğrenme yeteneklerinin artışında önemli rol oynuyor. Yumurtaya bayılan Kaan’ın uzak-yakın geçmişe yönelik hafızasının beni hayrete düşürecek kadar kuvvetli olması belki de yumurta aşkına bağlıdır, kim bilir?
Omega-3 ve 6 yağ asitlerinin çocuklarda bilişsel fonksiyonlar için ne kadar önemli olduğu da kaynaklarda sürekli belirtiliyor.

Mesa Hastanesi Uzman Diyetisyenlerinden Mehtap Ersin Bayrak “Omega-3 ve omega 6 dengesiyle beslenen çocukların beyin, sinir sistemi ve görme yetenekleri sağlıklı gelişir. Omega yağları ayrıca, çocuğun matematik zekasını geliştirir, okuma, telaffuz ve yazma beceresini arttır.” diyor.

En önemli Omega-3 kaynaklarından balığın çocuklara haftada iki kere verilmesi demek ki boşuna önerilmiyor. Bakın, bir türlü balık sevdalısı yapamadığım oğluma inatla balık sunmakta ne kadar haklıymışım…Umarım bir gün balık görünce garip şekillere soktuğu yüzü düzelecek.

Parmakla gösterilen bir diğer besin beyin için gerekli gümüş iyonlarını içeren ceviz. Her gün bir-iki adet yenmesi zeka gelişimi için öneriliyor. Zaten faydalarından dolayı badem, fındık, fıstık gibi yemişleri düzenli olarak sunmakta yarar var bilesiniz.

Kompleks karbonhidrat içeren tahıllı ekmekler, yulaflı gevrekler gibi ürünlere kahvaltılarda yer verip; et, yeşil sebze, kuru meyveler gibi demir içeren besinleri çok düzenli sunmak çocuklarımızın zihinsel fonksiyon ve enerji dengesi için ihmal etmememiz gerekenler arasında. Antioksidan zengini meyveleri herhalde saymaya bile gerek yok. Meyvesiz, sağlıklı bir gelişim düşünülemez ki…

Öğrenen çocuklarımız için bunlar mübrem besinler, işimiz bunları temin edip, yedirmek. Peki nelerin beyin için hiç de yararlı olmadığını biliyor musunuz? Bu besinlerin çoğu maalesef çocukların market raflarında görüp üzerine balıklama atladıkları içlerinde yüksek düzeyde hidrojene yağ ve trans yağ bulunan ürünler; rafine edilmiş, çok fazla şeker ve karbonhidratlar içeren yiyecek ve içecekler, suni tatlandırıcı ve renklendirici kullanılmış gıdalar. Kısaca şekerli meyve suları, kolalar, cips, popcorn, fast food ve hazır kek, kraker gibi daha nice atıştırmalıklar. Hep yazıyorum ya; evde yapımıyla hiçbir hazır gıda yarışamaz diye. Ne olur çocukların bu gıdaları sürekli tüketmelerine imkan verip, aracılık etmeyin. Az alın, sınırlı sunun…

Çocuklarınızın beslenmelerine göstereceğiniz ihtimamı uyku düzenlerine de gösterin çünkü yetersiz ve kalitesiz uykunun belleği ve dikkati kötü etkilediği bilinen bir şey. Onları her gün 9-11 saat uyuyabilecek şekilde, erken saatlerde yatırın. Çok sıcak olmayan odalarda, karanlık ve sessiz ortamlarda konforlu bir uyku uyumaları için çaba gösterin ki ertesi güne zinde, zehir gibi başlayabilsinler.

Ve onların televizyon ve bilgisayar karşısında uzun saatler geçirmelerine izin vermeyin. Limit getirilmedikçe bu aletler o küçücük beyinleri perişan ediyor. Soğuk camların karşısına çivilenmelerindense, yeşil çamların arasında koştursunlar. Havanın soğuk olmasına çok takılmayın, programınızda dışarı aktivitelerine mutlaka yer açın.

Son olarak sevginizin onun için sonsuz ve sınırsız olduğunu sadece sözlerinizle değil, davranışlarınızla da belli edin. Sanırım onların her türlü gelişimi için sevgi ve şefkat her kapıyı açacak olan tek anahtar. Hatta beyinsel gelişimleri için bile. İnanın ki bu böyle.



*Bebeğim ve Biz Aralık 2007 sayısında yer almıştır.

2007-12-09
Bu yazı 1157 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin