Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Ağlayıp Duruyor!

Biz meğersem Lara doğduğunda ne kadar şanslıymışız da haberimiz yokmus. Bebek haliyle arada sırada vızıldadığına "aman çok ağlıyor" falan diye kendi kendimize hayıflanır, söylenir dururduk! Meğersem ne kadar da uslu bir bebekmiş.

Uslu bebek ile ağlayan bebek arasındaki farkı sağ olsun ailemizin yeni üyesi Kayra öğretti bize!!! Kayra dünyaya geleli 9 hafta oldu. Bunun ilk iki haftası sükunet içinde gecti, "ablası gibi rahat olacak" diye düşünürken birden her şey tepetaklak oldu ve Lara'da alışkın olmadığımız olaylar yaşamaya başladık. Meğersem erkek bebekler yukarıya işerlermiş (yüzümüzü birkaç defa yıkadıktan sonra artık bezini açar açmaz havlu koymayı öğrendik). Bebekler mor olana kadar ağlarlarmış, emzirdikten sonra muhakkak gaz cıkarılırmış, mümkünse memede uyunurmus, gün içinde haykırışlar halinde 3-4 saat geçirildiği olunurmuş! Hatta ve de hatta bu yaptıkları normal mi diye de doktorlara tasinirmiş (aramizda kalsin! Doktor normal dediği halde ona güvenmeyip başka bir doktora daha götürülürmüş)

Dediğim gibi biz bunların hiç birini Lara'da yaşamadık. Bir tek Lara'nın 12. hafta büyüme dönemine girdiğinde bir gece uyuyamadığı için eşimle arabaya atıp bir iki tur attırdığımızı hatırlıyorum. Onun dışında, evde olalım, dışarıda olalım hep saatinde zorlanmadan uyuyan melek gibi bir kızımız vardı. Uykusu geldiginde kulaklarını kaşımaya başlar, bizde hemen ağzına emziğini verir, yüz üstu çevirir, poposuna bir iki pış pış yaptığımızda zaten uyumuş olurdu.

Kayra bana uyuşma noktasında yorgunluğu, doğum sonrası bunalımını, bir annenin çaresizliğini ve acizliğini yaşattı ve yaşatıyor. Uzmanlar tarafından kesinlikle önerilmese de, biz Kayra'nın o çok gazlı olduğu günlerde onu yüz üstü yatırarak uyutmuştuk. Ne yazık ki bu yatma şekli ona cok rahat gelmiş olacak ki, şimdi de her seferinde yüz üstü yatarak uyumak istiyor. Hadi evde olduğumuzda bağıra çağıra ,ağlaya zırlaya yüz üstü uyuyor da (uykuya geçmesi çok zor), dışarıdaki işlerimi yaparken pusette yatıramıyorum tabi ki yüz üstü. Uykusu geldiğinde ağlamaya başlıyor, uyuyamayınca daha çok ağlıyor. Yoruldukça daha da ağlıyor falan derken morarıyor. Benim elim ayağıma dolanıyor, işimi falan yarım bırakıp can havliyle kendimi eve atıyorum. Bu esnada Kayra o kadar cok ağlamış, kendini o kadar yıpratmış oluyor ki, sakinleştimesi, uyutması neredeyse iki saatimi alıyor. Benim sakinleşmem ise ancak duş altında ağlamakla mümkün oluyor.

Hadi ilk başta gaz dedik, iki üç gün boyunca Mylanta, colic relief gibi rahatlatıcı ilaçlar içirdik durduk. Sonra internette biraz araştırma yapıp kendi yediklerimde bazı değisiklikler yaptım ve gazdan dolayı ağlama olayını sona erdirdim. Benim durumumda, portakal suyu, mandalina, limon, gibi asitli gıdaları ve süt, yoğurt, peynir gibi sut urünlerini ; cay, kahve, kola gibi kafein içeren yiyecekleri kesmem yeterli geldi. Zaten fasülye, mercimek, karnabahar gibi malum gaz yapıcı gıdaları uzun zamandır yemiyordum. Şimdi gazdan dolayı ağlamadiğından eminiz. Bu sefer acaba sütümden dolayı mı dedik, ve iki gün biberon verdik. Hiç bir şey değişmedi yine aynı şekilde uykuya geçerken can hıraş bir ağlamadır gidiyor.

Eşe dosta, uzmanlara sorduğumda "gayet normal, 4 aydan sonra yoluna girer" deyip duruyorlar ama gel de bunu bir anne yüreğine anlat. Onun her ağlaması ile bende bir şeyler eriyip yok oluyor sanki.

Şimdi Eylül sonu çıkacağım bir Türkiye gezisi var. Bakalım 20 küsur saatlik uçak yolculuğunu tek başıma iki çocukla nasıl geçireceğim? İnşallah bu önümdeki 4 hafta sürecinde her şey biraz olsun yoluna girerde, bende kararımdan vazgeçmek zorunda kalmam.

2006-09-04
Bu yazı 1143 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin