Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Acelem Var...

Hani bazı bayanlar vardır. Her ellerini attıklarını en pratik şekliyle tamamlarlar. Ama temizlik, ama yemek ya da her neyse işte... Ben mi? Eh işte şöyle böyle Kaan'ın doğumundan sonra derleme, toplama, pişirme ve yedirme sıklığı artınca elim daha bir çabuklaştı.

Bir şeyle çok uğraşmaktan (eğer o işe deli bir tutkunluğum yoksa) sıkılıyorum. Bir de çok sabırsızım. Başladığım işi bir an önce bitirip, sonuçlarını görmeyi, tatmayı ve yaşamayı acele tarafından istemek gibi bir saplantım var.

Zaten bu "hadi hadi" durumu yüzünden stresi hem yaşayıp hem de yaşattığım durumlar olmuyor değil. Eğer çalışıyorsanız hafta içi özellikle mutfakta el çabukluğu çok önemli. Yani düşünsenize; işten gelmişsiniz, etrafınızda acıkmış gözlerle sizi takip eden aile bireyleri dolanıyorken mutfakta mıy mıy olabilmek mümkün mü? Hele bizim evdeki gibi akşam yemekleri 19:00-19:30 arası bir saatte mutlak yeniyorsa, ziyadesiyle kolay gelsin! Sallanmadan mutfağa ışınlanıp yemek hazırlamaya başlamaktan başka çare yok.

Çalışan annelerin yemek işi nasıl kolaylaşır? Hem lezzetli hem besleyici yemekler en acil tarafından nasıl hazırlanır? Yemekten sonra masa etrafındakilerin, özellikle çocuklarımızın "Eline sağlık, çok güzel olmuş" sözleri nasıl işitilir? Eh biraz emek, biraz pratiklik biraz da plan, programla...

Konu yemeklerde hız kazanmak olunca ister istemez dondurulmuş gıdalar işin içine giriyor. Ben evde kendi dondurabildiklerimizden bahsediyorum. Prensip olarak marketlerden pişirilmiş hazır yemekleri alma gibi bir alışkanlığım yok. Evde yapılanlara benzer mi hiç?

Etrafımda çalışan bayanların bir çoğu hafta sonu harala gürele hafta içi yiyecekleri yemekleri pişirip donduruyorlar. Eve geldiklerinde de mikrodalga fırında ısıtıp yemek olayını çözüveriyorlar. Ben şimdiye kadar bu yöntemi hiç denemedim, çünkü pişmiş yemeğin dondurulduktan sonraki çözülmüş halini hiç sevmiyorum. Ocaktan yeni inmiş yemek gibi olmuyor, bir de dedim ya sıkılırım! Bir günde beş çeşit yemek yap, dondur. Ayy çok uzun iş! Ben bu yüzden hafta içi her akşam mutfakta deli bir koşturma yaşama pahasına sofraya ocaktan yeni inmiş yemekler getirmeyi tercih ediyorum.

Vakit gerçekten darsa ve o akşam kısa sürede sofra donatamayacak durumdaysam derin dondurucuda önceden hazırladıklarım hayat kurtarıyor. Dondurulabilecek ve çözüldüğünde besin değerinden bir şey kaybetmeyecek gıdalar mutfaktaki hayatımı gerçekten kolaylaştırıyor. Et suları, sigara börekleri, mantı, rendelenmiş ekmek bunlardan bazıları.

İmdadıma yetişen dondurulmuş gıdalardan en önemlisi köfteler. Her çocuk gibi benim oğlum da bu yemeği çok seviyor, ancak her istediği yerde yiyemiyor. Eh, söz konusu köfte olunca biraz durmak gerekiyor. Yemek yapımında farz olan "hijyen" yoğurmanın işin içine girdiği yemeklerde çok daha fazla önem taşıyor.

Her elin girdiği köfte çocuklara yedirilmez! Bence en güzel köfte kendi mutfağınızda, kendi elinizden çıkan köftedir. Bir de annelerimizin yaptıkları Hepimizin bildiği gibi az yağlı kıyma (iki kere çekilmiş), zeytinyağı, tuz ve rendelenmiş soğan tüm köfte çeşitleri için baz niteliğinde.

Ben de bu malzemeleri iyice yoğurduktan sonra değişik eklemeler yaparak oğlumun mönüsünde vazgeçilmez yeri olan köfte çeşitlerimi oluşturuyor, bunlarla onlarca çeşit yemek yapıyorum. İşte bunlardan bazıları;
Cızbız köfte: Hazırladığınız harca ekmek içi (1/2 kiloya 1 su bardağı) katın. Ekstra lezzet için ince kıyılmış maydanoz ve taze soğana ek olarak 1 adet domates rendesi ekleyebilirsiniz.
Sebzeli Köfte: Et ve sebzenin müthiş kombinasyonu için ince rendelenmiş kabak ve havucu kıymalı harca karıştırın. Son derece yumuşak ve lezzetli bu köfteye az miktarda rendelenmiş ekmek katabilirsiniz. Dondurmayıp hemen kullanacaksanız patates ve yumurta sarısı eklemenizi öneririm. İşte o zaman köfte değil, bomba oluyor!
Bulgurlu Köfte: İnce bulguru üzerini geçmeyecek şekilde sıcak suyla ıslatın. Kapak kapatıp soğumasını bekleyin ve kıymalı harç ile iyice yoğurun. Rendelenmiş sebzeler bu köfteye de çok yakışıyor.
Çorbalık bulgurlu köfte: Bir avuç kıymalı harca bir tatlı kaşığı ölçüsü ile kuru ince bulgur katıp yoğurduğunuzda çorbalarda kullanılmak üzere köfteler elde ediyorsunuz. Çok minik yuvarlamaya özen göstermeniz gereken bu köfteleri sulu sebze yemeklerine tat vermesi için de kullanabilirsiniz.
Pirinçli Köfte: Aynı ölçü ile yıkanıp iyice süzülmüş pirinç kullanın. Minik top şekilleri verdikten sonra unlanmış tepsiye dizin ve köfteler bembeyaz olana kadar sallayın. Sebzeli, yoğurtlu çorbalarımın vazgeçilmezi
Hazırladığınız köfteleri mutlaka hava almayacak şekilde dondurun. Evdeki her birey, içinde köfte olan mönülerinizi memnuniyetle karşılayıp, afiyetle yiyecektir. Bahse var mısınız?

 
*"Bebeğim ve Biz" dergisinin Ocak 2006 sayısında yayınlanmıştır.

2007-01-26
Bu yazı 1103 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin