Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

25 Çocuk Yemeği Tarifi

 

Bundan birkaç ay önce Bebeğim ve Biz dergisi Genel Yayın Yönetmeni Sevil Taner Temmuz ayı için çocuk yemekleri tariflerinden oluşan bir kitapçık hazırlamamı rica ettiğinde hem sevindim hem de biraz telaşlandım. Çocuklarla ilgili yapılan her çalışmanın önemli bir sorumluluk olduğunu ve büyük bir titizlik içerisinde yapılması gerektiğini düşünüyorum.

Bu yüzden çocukluk çağında beslenmenin onların sadece büyümeleri için değil, aynı zamanda hastalıklara karşı da direnç kazanmaları adına ne denli önemli olduğunun bilincindeki bir anne olarak hazırlayacağım her tarifin çocuklar için besleyici ve yemesi keyifli olması için çok çaba göstermem şarttı. Onları büyütürken anneler olarak beslenmeleri konusunda göstereceğimiz emeklerin, sağlıklı, aktif, hastalıklara karşı dirençli, dolayısıyla da mutlu çocuklara sahip olmamız adına hat safha önemli olduğunun altını defalarca çizmek istiyorum.

Çocukları yemek yemediğinde üzülen anneler o kadar haklılar ki...Yemek yemeyen, çok seçen, sebzeye ağzını vurmayan çocukların “bugün yemezse yarın yer” mentalitesi ile yemek konusunda çok serbest bırakılmalarını hiç de doğru bulmadığımı uzmanların görüşlerine sırtımı dayayarak, onlarla iletişim halinde olan bir kişi olarak belirtmek benim için bir görev.

Bir çok yazıda ‘çocuklara yemek konusunda ısrarcı olmayın, yemek yeme faaliyetinden nefret ettirmeyin’ tarzında cümleler var. Ben de bazı yazılarımda bu konuyu belirttim. Israr konusunda halen hem fikirim. Israr tabi ki etmeyelim ama çocukların sağlıklı ve doğru beslenmeleri için bıkıp, usanmadan onlara alternatifler üretelim. Bugün yemediği zaman, yarın ne yedireceğim diye biraz kaygılanalım. Yemediği yemekleri farklı sunumlarla, farklı kombinlerle pişirerek onların ağız tadına daha uygun hale getirelim. Yani rahat anne modunda 'acıkınca yer' demeyelim.

Üst üste makarna yedirdiğimizde “çok oldu, başka gıdaları da sevmeli” diye biraz düşünelim. Brokoli yemiyorsa, benzer faydalarını içeren diğer sebzeleri vermeye gayret edelim. Yemekleri her gün aynı saatte vermiyorsak, ara öğünlerde ağızları boş kalmasın diye ellerine sürekli bir şeyler tutuşturuyorsak kendimize kızalım. Kahvaltı saatlerine gereken önemi göstermeyip geçiştiriyorsak , çocuğumuzu fast food delisi yaptıysak, televizyon seyrederken eline cips paketi tutuşturduysak ve her nevi lüzumsuz, faydasız ürünle gereğinden önce tanıştırdıysak vicdan azabı bile çekelim.

Kim ne derse desin çocuklarda dengeli, sağlıklı yani olması gereken beslenme alışkanlıklarının oluşmasının birinci sorumlusu annelerdir. Ne babalar, ne akrabalar, ne de öğretmenler. Onların beslenme alışkanlıkları iki yaşından sonra dilediğiniz gibi değilse illa ki atladığınız bir şeyler vardır. Çocuklar önlerine her konulan yemeyi yemeyebilirler. Aynı bizler gibi onların da tercihleri mutlaka olacaktır, ama bu tercihlerin oluşması sizlerin çabası ile şekillenecektir. Onlara yemek çeşitlerini sevdirecek kişi sizsiniz.

İşte bunun için yemiyorsa ısrar etmeyin ama bir sonraki öğünde ona yemek yedirebilmek için farklı tarifler deneyin. Bıkmadan, usanmadan, sabırla tekrar tekrar deneyin. Biliyor musunuz en güzel tarifler sizin onlar için yarattıklarınız olacaktır. Bir de! Ne olur kendi doğru bildiklerinizden şaşmayın. Anneniz, ablanız, teyzeniz, kayınvalideniz beslenmesi ile ilgili sizin tasvip etmediğiniz şeyleri yapıyorsa ya da sizin istedikleriniz yapmıyorsa hepsine en kısa zamanda ‘yeter’ deyin.

Sizin çocuğunuzun ihtiyaçlarını ve sevdiklerini sizden daha iyi anlayabilecek kimse olamaz. Her anne mutlak güzel yemek yapar. Biraz displin, çokça okuma/araştırma, daha da çok sevgi ile yemek yedirme ıstırap olmaktan mutlaka çıkar. İnanın!

Anladığınız üzere ben titiz bir anneyim. Çok değil bundan bir-iki sene öncesine kadar da oldukça kaygılı bir anneydim. Yakınlarım tarafından o kadar çok eleştirildim, hatta dalga konusu yapıldım ki...Artık önemli değil, çünkü yemek konusunda kaygılanıp, titizlenerek kendi çocuğum için iyi bir zemin hazırladım. Şimdi düşünüyorum da; iyi ki beslenme konusuna kafayı takmışım. Siz de kulaklarınızı eleştirilere tıkayıp, uzmanları okuyun, diyetisyenlere kulak verin. Onlar hakikaten çok önemli kişiler.

Hazırladığım kitapçıkta 25 tarif bulacaksınız. Her bir tarif Ankara’nın en iyi hastanelerinden biri olan Mesa Hastanesi diyetisyenlerinden Sayın Mehtap Ersin Bayrak tarafından kontrol edilip, yorumlandığını daha önce belirtmiştim. Mehtap Hanım sayesinde kitapçıktaki tarifler değerlendi. Kendisine bir kere daha çok teşekkür ediyorum.

Bu 25 tariften birini bile çocuğunuz severek yerse kendimi çok mutlu hissedeceğim. Aşağıda benim en sevdiğim tariflerden biri olan Köfteli Bulgur Pilavı var. Yanında yoğurtla gerçekten güzel ! Diğer tarifler de doğal, besleyici ve lezzetli.

Kendinize ve güzel çocuklarınıza iyi bakın. Onlar için en güzel ve en yetenekli ahçılar sizlersiniz. Bu ay hepinize uğur getirsin.

Köfteli Bulgur Pilavı
-1 büyük çay bardağı pilavlık bulgur
-1 adet küçük boy soğan
-1 adet orta boy havuç
-1/2 küçük kabak
-1 adet büyük boy domates
-2 yemek kaşığı zeytinyağı
-3 büyük çay bardağı su
Köfteler için
-50 gr. kıyma
-Çok az rendelenmiş soğan

-Kıyma ve rendelenmiş soğan tuz eklenerek iyice yoğurulur, ve çok minik toplar halinde yuvarlanır.
-Pilav için soğan rendelenip zeytinyağında pembeleştirilir.
-Havuç çok minik küpler halinde doğranır.
-Soğana önce havuç eklenir, 2-3 dakika döndürülür.
-Sonra rendelenmiş domates ve küp küp doğranmış kabak katılıp bir taşım kaynatılır.
-Bulgur eklenip kaşıkla tüm malzemeler harmanlanır.
-Üç büyük çay bardağı ılık su katılır.
-Su kaynayınca köfteler eklenip, tüm malzemeler yumuşayınca kadar kısık ateşte pişirilir.

*Bu pilav bizim evde tercih ettiğimiz gibi sulu. Pilavı daha kuru tercih ederseniz su/bulgur ölçüsünü 1’e 2 şeklinde azaltabilirsiniz.

*Diyetisyen Mehtap Ersin Bayrak dedi ki: Çocukların büyük çoğunluğu köfte yemeyi sever. Kabak, havuç, bezelye, maydanoz gibi sebzeler köfte içine konarak et tüketiminin yanında daha fazla sebze tüketimi de sağlanabilir. Bu yemekle yoğurt, et ve sebze grubunu bir arada tüketebildiği sağlıklı ve doyurucu bir öğün sunabilirsiniz.

 

2007-07-10
Bu yazı 8234 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin