Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

-Yemek yee-miy- ceeeeem.
-Hayır! Yi-ye-ceeek-siiiiiiin.

Günümüzde hemen her evden bu ve buna benzer replikler yükselmekte. Ne kadar özenerek büyük emeklerle hazırladığınız yemeği çocuğunuz, türlü bahanelerle yemek istemiyor. Sinirleniyor, çileden çıkıyorsunuz ama çocuğunuz sizin bu tavrınızdan etkilenmeyip arkasını dönüp gidiyor. Artık çocuğunuz çok mutlu çünkü dediğini yaptırmış ve yemeğini yememiş; artı sizi sinirlendirip, çileden çıkarmış. Siz sarf ettiğiniz emeğe mi acıyacaksınız, çocuğunuz yemeğini yememiş ona mı üzüleceksiniz, yoksa yenildiğinize mi bozulacağınızı bilemeden çaresiz bir haldesiniz.

Üzülmeyin! Bu durumda olan tek kişi siz değilsiniz. Şu dönem çocuklarının hemen hepsi yemek yememek için direniyor. Çocuklar için yemek yemek için harcanan zaman, oyundan çalınıp boşa harcanan zamanla eş anlamlıdır. Bu nedenle sizi bu kadar uğraştırıyorlar.

Her şeyden önce ne kadar gerçek duygularınız olmasa da, çocuğunuza yansıtacağınız mesaj şu olmalıdır: "Yemeğini ister ye ister yeme. Bu davranışınla beni üzemezsin." Sizi üzmek ve sinirlendirmek ve tepki almak onların ana amacıdır. Yemek yemesi konusunda ne kadar direnseniz de bir süre sonra sinirlenir ve bırakırsınız. Sonuçta çocuğunuzun dediği olur. Hayır! Asla pes etmeyin. Çocuğunuz sizin pes edeceğinizi biliyorsa, mutlaka sonuna kadar savaşacaktır. Şunu unutmayın, olay tamamıyla taktik savaşı. Belki biraz yorulacaksınız ama gereken tutumları uygulamanız halinde kazanan taraf siz olacaksınız.

Çocukların genellikle sevdikleri yemekler çorba, köfte, pilav, makarna, hamburger, patates kızartması, kek vb. yiyeceklerdir. Fakat çocukların sebze ve meyveye de ihtiyaçları vardır. Bir bütün olarak yeterli ve dengeli beslenmesi için tüm besin gruplarından alması gerekmektedir. Bunu sağlamak için bazı önerilerim olacak:

ÖNERİ 1: Çocuğunuzu yemek yemesi için heveslendirin. Sofrayı hazırlarken, çocuğunuzun götürebileceği parçaları masaya kendisinin götürmesine izin verin. Sofrayı birlikte kurun ve bunu masadaki diğer kişilerle takdir edin. Kendi katkısının olduğu bir yere oturmak ona ayrı bir keyif verecektir.
ÖNERİ2: Yemeğin sonradan eklenecek tuzu, baharatı veya herhangi bir malzemesini çocuğunuza koydurun ve tadına bakmasını isteyin. "Nasıl, güzel olmuş mu? Eksik birşeyi var mı? Bak yemeği nasıl güzel yaptın. Eline sağlık." dediğinizde bulacak bahanesi kalmayacaktır. Yemeğini itirazsız yeme konusunda bir adım daha atmış oldunuz.
ÖNERİ 3: Eğer çok itiraz ettiği bir yemek varsa ve hiçbir şekilde ikna edilemiyorsa "Bu yemekten yemen gerektiğini biliyorsun ve başka yemek verilmeyeceğini de biliyorsun. Bunun için ne kadar yiyeceksen tencereden o kadarını tabağına koy." dediğinizde çok az dahi olsa bir miktar tabağına alacaktır. Bu arada eşinizle birlikte heveslendirme çalışmalarına başlayın. "Fark ettin mi? Nasıl da gözleri parladı, yanaklarıda pembeleşti. Çok tatlı bir çocuk oldu. Eh yediği yemekteki vitaminler onun bu kadar güzelleşmesini sağladı." gibi senaryolar üretin. (Tabi abartmadan ve doğal olarak) Bu durumda yemekten bir miktar daha alma isteği doğacaktır.
ÖNERİ 4: Gerçekten sevmediği bir yemek varsa önceden tedbir alıp yanına çok sevdiği bir tatlı veya dondurma vb. şeyler hazır edin. Bu, yaptırım gücünüzün artmasını sağlayacaktır. Yemeğini yemediği zaman " Ben de yemeğin arkasından ........ tatlısı yapmıştım. Eğer yersen iki dilim bile alabilme hakkın olur" deyin. Rüşvetlede olsa inatlaşmadan yedirebilirsiniz. Yemeğini yemezse asla tatlıdan vermeyin çünkü sözünüz yemeğini yemesi sonucunda tatlıdan yiyebileceği idi.
ÖNERİ 5: Yemek itirazları başladığında şu yöntemi de kullanabilirsiniz. "Ayy haklısın bunun tuzu eksik olmuş yada yakışacak ne varsa (limon vb.) sen ondan yiyemedin" deyip biraz eksik olarak adlandırdığınız malzemeden ekleyin. Açık bir kapı bırakıldığı için yemeğini daha keyifle yiyecektir.
ÖNERİ 6: Sizi oyalamak için TV karşısında veya odasında yemek yemek isteyebilir. Asla izin vermeyin. "Yemeğin sofrada. Yiyeceksen gelip yiyebilirsin." Deyin. Gelmezse sofrayı toplayın. Yemeğin gelmediğini görünce karnı da aç olduğundan geldiğinde tekrar masaya koyarak yemeğini verin. Bir sefer tavizde bulunmanız, sofrada yemek yedirebilme ihtimalini ortadan kaldıracaktır. Sizin taviz vermemeniz, yemeğini bitirip öyle TV izlemesi gerektiğini öğretecektir.
ÖNERİ 7: O gün tüm köprüleri attı ve yemeğni yemiyor. Sofradan kalkıp gitti. Hiçbirşey söylemeyin. Siz yemeğinizi yiyin ve sofrayı toplayın. Bir süre sonra karnı acıktığı için gelip sizden birşeyler isteyecektir. Ona yemeğini tekrar ısıtabileceğinizi ama başka birşey veremeyeceğiniz söyleyin. İtiraz edip ağlarsa, odasında ağlamasını, bitince gelebileceğini söyleyin. Tekrar geldiğinde isterse yemeğinin olduğunu, yanına yoğurt veya salata verebileceğinizi hatta çocukken sizin de bu yemeği bu şekilde sevdiğinizi söyleyebilirsiniz. Böylece bir adım siz, bir adımda çocuğunuz atmış olur. Zaten karnı aç, başka alternatifi olmadığını anlayınca ve sizi de caydıramayacağını görünce kabullenmekten başka şansı kalmayacaktır. Bu aşamadaki tavrınız çok önemlidir. Bir seferki direnmeniz bir daha aynı şeyi yapamayacağını anlamasını sağlayacktır. Direniş yerine, uzlaşmacı tutum sergileyecektir.

Füsün Göksel
Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Uzmanı
Özel Aydın Çocukevi Müdürü
312-467 8479

2006-07-12
Bu yazı 1400 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin