Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

- Uyku koçu, uyku meleği, hem de bebekler için... Bu harika serüven nasıl başladı?

 Oğlumun eve geldiğimiz günden itibaren akşam 19:00 – 22:00 arası bitmek bilmeyen ağlamalarıyla bu serüven başladı. Herkesin büyüsün geçecek söylemlerine aldırmadan yaptığım araştırmalar sonucunda ‘Pediyatrik Uyku Düzeni Bozukluğu Koçluğu’ diye bir meslek olduğunu öğrendim. İlk başta oğlumun ağlamalarını okuduklarımla çözümledim. Ancak altı aylık olduğunda okuduklarım yeterli gelmemeye başladı. Zira sorularımın hepsine cevap yoktu kitaplarda. Bu nedenle danışmanlık almaya karar verdim ve o günden sonra da Kim West’in peşinde koştum bana bu işi öğretsin diye. Tam pes etmiştim ki sertifika programı açıldı ve ilk mezunlarından biri olarak koçluk yapmaya başladım.

-Yorgun-uykusuz annelere nasıl yardımcı oluyorsunuz. Kişiye özel plan nedir?

Hiç bir çocuk birbiriyle aynı değil. İkizler bile! Bu nedenle öncelikle bebek ve annesi hakkında oldukça detaylı bir soru formu doldurtuyorum ki hem anneyi, hem de bebeğin uykuyla ilgili alışkanlıklarını detaylarıyla öğreneyim. Görüşme sırasında da annelere düzeltmemiz gereken noktalarda farklı alternatif yollar öneriyorum. Burada karar verici anne oluyor. Zira bir başkasının empoze ettiği bir planı tutarlı bir şekilde uygulamanız mümkün değil. İşte bu şekilde kişiye özel plan çıkmış oluyor.

 

- Belirttiğiniz gibi uykusuzluk ne bir kader, ne de bir annelik sınavıdır... Bebekler için düzenli uyku saatlerine sahip olmanın, gelişimleri için çok önemli olduğunu biliyoruz. Bunun nedenlerini bir uzman olarak sizden de okumak isteriz.

Bebeklerde sadece uyku saatlerinin değil, beslenme ve aktivite saatlerinin de düzenli olması gerekir. Bu düzen çok sert çizilmiş bir düzen olmamalı, aksine esnek bir düzen olmalıdır. Yani hergün yaptıklarınız hep aynı sırayla olsun ama saatler esnek olabilir. Bunun sebebi bebeklerde sebep sonuç ilişkisi olmaması ve birşeyden sonra birşey gelir kavramının olmasıdır. Düzenli olarak aynı sırayla yapılan aktiviteler bebeğin kendini güvende hissetmesini sağlar. Ayrıca kendisinden ne beklendiğini de bildiği için daha uyumlu olur.
Ayrıca biyolojik ritim açısından da düzenli uyku saatlerinin önemi vardır. Hergün 23:00 civarında yatan bir kişi eğer bu saati geçirirse uyumakta zorlanır. Yani uyku penceresini kaçırır. Bebeklerin uyku saatlerinin düzenli olması da fiziksel olarak uykuya hazır olmaları anlamına gelir.

- Peki yeterli ve düzenli uyuyan bir bebeğin annesi ile, daha kısa ve düzensiz uyku saatleri olan bir bebeğin annesini karşılaştırsak neler görürüz. Anneler bu eforu sadece bebekleri için değil ama kendileri için de düzene koymalı değil mi.

Uykusuzluk herkes de, bebeklerde de, yetişkinlerde de aynı etkileri gösterir: Huzursuzluk, gerginlik, sabırsızlık, konsantre olamama, algıda yavaşlama ve unutma. Bütün bu yan etkilerin insan hayatını nasıl etkilediğini düşününce zaten mutsuz bir anne ortaya çıkar. Mutsuz bir annenin bebeği de bu mutsuzluktan nasibini mutlaka alır. Bu eğitimi anneler kendileri için uyguluyor gibi görünse de aslında dolaylı olarak çocukları için de yapıyor oluyorlar. Bu nedenle annelerin önce kendilerini düşünmelerinin çok önemli olduğunu savunuyorum. Zira mutlu bir anne, mutlu bir bebek demek.

- Uyku konusunda doğru bilinen yanlışlara örnekler verir misiniz.

Favorim olan bir taneyi sizinle paylaşayım.

Gündüz uyutma gece uyur veya gündüz yeterince yorarsan gece uyur: Ah keşke bu doğru olsaydı da bütün anneler ve bebekleri geceleri deliksiz uyuyor olsalardı. Yorgunluk böbrek üstü bezlerinin kortizol adı verilen bir stres hormonu salgılamasına sebep olur. Bu stres hormonu adrenalin gibi etki yapan bir stres hormonudur. Bu hormonun etkisinde olan bebekler ve çocuklar gece uykusuna geçmekte sıkıntı duydukları gibi, geceleri de derin uykuya geçemezler ve yarı uyanıklık durumları daha sık ve uzun süreli olur. Aslında geceleri cin gibi uyanan bebekler aşırı yorgunluğa bağlı olarak uyanırlar. Tıpkı bizlerin çok yorulduğumuzda uyuyamaması, gecenin ortasında cin gibi uyanmamız veya ertesi sabah uyuyabilecek olsak bile horozlarla birlikte kalkmamız gibi. Bu durumda yetişkinler erken yatarak veya gündüz uyuyarak yorgunluklarını bertaraf edebilirler ancak bebeklerde böyle bir durum söz konusu değildir. Bu gibi durumlarda bebekleri olabildiğince gündüzleri uyumaları gerektiği zamanda, uyumaları gerektiği sürede uyutarak günlere yayılmış bir şekilde aşırı yorgunluk bertaraf edilir.

-Bebeklikteki uyku düzensizlikleri erişkinliğe kadar uzanır diyebilir miyiz?

Kesinlikle diyebiliriz. Geceleri kalkıp yemek yiyen kişilerin anneleriyle konuşursanız uzun süreler gece emmesi yaptıklarını öğrenirsiniz. Ya da geceleri kısa uyuyan kişiler, zor uyuyanların hep bebekliklerinde uyku düzeni bozukluğu vardır.

-İstikrar, ritüel, gözlem, şefkat... başka hangi anahtar kelimeler uyku meleğinin sözlüğünde en başta yer alıyor?

Sabır, düzen ve mutlu son

-Sizce yabancılar neden ve nasıl uyku düzenini bizlere nazaran daha erken/kolay başarıyorlar?

Öncelikle bu konunun kader olmadığını gayet iyi biliyorlar. Kim West’in sertifika programından şu ana kadar 200 koç mezun oldu. Bunların büyük çoğunluğu Amerika’da. Bu da şu demek oluyor. Aileler bu danışmanlığı almayı bir ihtiyaç olarak görüyorlar. Tabi bir de bizdeki ‘Çocuğu için saçını süpürge etmek’ deyimi var. Bunu yapmak bir anne için çok önemli ve hatta övünç kaynağı. Ne yazık ki bebeğinin geceleri çok uyanması sonucunda çok yorulmasını bazen anneler övünerek anlatıyorlar. Halbuki Amerika’lı annede bu yok. Aksine ‘ben mutlu olursam, bebeğim de mutlu olur’ kavramı var. İşte bu nedenlerle bizden daha önce ve kolay uyku işini hallediyorlar.

 

-“Erken yatır, geç kalksın” gibi bir mottonuz var. Eminim bir sürü anne “nasıl yani?” diye düşünüyordur. Kısaca açıklar mısınız...

Bunu açıklayan çok güzel bir deyimimiz var. ‘Uyku uykunun mayasıdır.’ Uyku konusunda doğru bilinen yanlışlar konusunda verdiğim örnekte detaylarına değinmiştim. Yorgunluk gece uyanması ve sabah erken kalkma yapar. İşte bu nedenle erken yatırmak, hem gece kalkmayı, hem de erken uyanmayı engeller. Tabi bu sadece bir gece bunu yaparak olmaz. Bu bir süreçtir ve sabırlı olmak gerekir.

-Her bebek ayrı bir karakter olduğuna göre, aynı yöntem her bebeğe uygulanıp nasıl başarı elde ediliyor…

Aslında hiçbir uygulama birbiriyle aynı değil. Anneler Kim West’in ‘İyi Uykular, Tatlı Rüyalar El Kitabı’nı okuyup kendileri uyguladıklarında da kendilerinden mutlaka birşey katıyorlar. Yani kendileri için kişiselleştiriyorlar. Ama özde aynı yapı var. Uyumak için bebeklerin bir uyaranı var; emmek, sallanmak gibi, bunu aşamaları olarak kesmek aslında tüm yapılan.

-Bebekler bilinçlendikçe uyku düzenini oturtmanın zorlaşacağı söyleniyor. Yani ne kadar erken o kadar iyi diyebilir miyiz?

Aslında her yaş için ayrı uygulamalar var. Ama ‘ağaç yaşken eğilir.’ misali, eğitimi erken yaşta vermek de daha kolay olmaktadır. Bunun için en ideal yaş 6-8 ay arasıdır.

-Sizin eğitiminizde anneler nelere hazırlıklı olsunlar? Ve tabi babalar...

Öncelikle gerçekten mutlu sona ulaşmayı istemeleri gerekir. Sırf bir deneyelim diye gelip de sonrasında hiç bir söylediğimi yapmayıp, bebeğin kafasını karıştıran ve bebeği yoran kişilere ücreti iade ederek, eski sisteminize dönün demişliğim vardır. Benim için öncelikli olan bebeğin fiziksel ve psikolojik olarak etkilenmeden bu değişim sürecini geçmesidir. Bu nedenle tutarlı ve kararlı olmadıkları sürece bu eğitimi almaları onları mutlu sona ulaştırmayacaktır. Babalardan ricam eşlerine destek olmaları. Bu süreç kolay bir süreç değil. Eğer destek olamayacaklarsa, köstek olmasınlar o da bize yeter.


-Ev içinde ya da bebeğin uyuyacağı ortamda ne gibi uyarlamak yapmak lazım...

Bu nasıl bir ev ortamı olduğuna bağlı olarak değişir. Ancak ben bebeğin kesinlikle kendi odasında yatması lazım demiyorum. Bu pedagogların yorumlaması gereken bir konu. Benim için anne odasında olsa da ayrı bir yatakta yatıyor olması önemli.

- Peki bebeğin uykuya geçişini olumsuz etkileyecek örnekler verir misiniz?

Bebeğin uykuya geçişini en çok etkileyen davranış, aman uyumayacak diye değiştirilen uyutma şeklidir. Bebekler ortalama 15-20 dakikada uykuya dalarlar. Bu noktada sabırlı olunmalıdır. Her değiştirilen metod sürecin başa sarmasına sebep olur. Ayrıca çocuğa direk vuran ışık da uykuya geçişi olumsuz etkileyecektir.

-Bebeğin hangi sebep veya sebeplere istinaden uyumadığını/uyuyamadığını nasıl ayırt ederiz.

Bu konuda sadece ayırt edebileceğiniz bir sebep vardır. Bu da yorgunluk. Eğer gece bebeğiniz cin gibi kalkıp oyun oynamak istiyorsa, o zaman çok yorgundur. Bunu rahatlıkla siz de tespit edebilirsiniz. Ancak diğer sebepleri annenin kendi başına tespit etmesi çok mümkün değildir.

- “6 aydan büyük, tıbbi bir sorunu olmayan, bütün çocuklar gece boyu kesintisiz ortalama 11 saat uyuyabilirler. 3 haftalık koçluk programının sonunda çocuğunuzu yatağına koyup iyi geceler dileyip sabaha kadar deliksiz uyuyacağı bir sonuç elde edeceğimizi söyleyebilirim.” …diyorsunuz. Ben de bunu okuyan yorgun yüzlerce annenin sevinçten ağlayacağını iddia ediyorum.

Evet. Şu an inanması güç gelse de birçok anneye, mutlu son, eğer anne tutarlı ve kararlı olursa mutlaka, gerçekleşiyor

-Uyku düzeni olan bir bebek istiyorsanız asla bunları yapmayın:.......

* Bu bebeğin uykusu yok. Benim bebeğim uyumayı sevmiyor demeyin
* Aman birileri sevecek diye uyku saatini atlamayın.
* Gece misafirlikten dönerken uyanan bebeğinizle diyaloğa girmeyin. Onun için halen gece, gözlerini açmış olsa da.
* Gündüzleri 3-4 saatte bir beslenen bebeğinizin gece 2 saatte bir acıktığı için uyandığını söyleyenlere aldırış etmeyin ve gündüz beslenme aralığından daha kısa sürede geceleri emzirmeyin(dört aydan büyük bebekler için geçerlidir)

- Uyku düzeni olan bir bebek istiyorsanız bunları her zaman yapın:........

* Uyku sinyallerini takip edin ve öğrenin.
* Uyku hijyeni konularına dikkat edin; odasının ısısı, odada ışık miktarı, ses kaynakları, odanın rengi vb.
* Akşam yatma saatinizi belirleyin 19:00-20:00 arası gibi bir aralık olsun.
* Gece uyandığında iletişimi olabildiğince limitli tutun.

- Uyku meleği anne oğlunu nasıl besliyor peki. Oğlunuzun en severek yediği yemeğin tarifini rica ediyor ve konuk olduğunuz için çok teşekkür ediyoruz...

Beslenme konusu benim en zayıf olduğum nokta. Reflüsü olduğu için aman az yemesin midesi boş kalmasın diye ağzına besledim. Sonra da bunun sonucuna katlandım. Daha 1 yıldır kendi başına tam anlamıyla yiyor diyebilirim. En çok sevdiği yemek mantı ve mercimek çorbası. Mantıyı eskiden anneannem açardı ama artık yaşlandı. Bende de o marifet yok malesef. Mercimek çorbası favorim ama. Soğanı hafif zeytinyağı ve tereyağ karışımda kavurduktan sonra ufak ufak doğradığım patates ve havucu, 1 bardak kırmızı mercimekle birlikte bir iki sefer karıştırıyorum. Eğer evde kemik suyu varsa yarım su bardağı kemik suyu ekliyorum. Hazır et sularından asla kullanmıyorum. Yoksa o gün sadece suyla yapıyorum. Göz kararı suyunu ekleyip, düdüklü de pişiriyorum. El blender’ıyla püre kıvamına getirdikten sonra servis yapıyorum. Oğlum üzerine hiçbirşey döktürmüyor. Bu nedenle sade bir şekilde servis yapıyorum. İçinde hem baklagil, hem karbonhidrat, hem de sebze olduğu için besin değeri açısından en sevdiğim yemek. Bir de oğlum iki tabak yediğinde keyfime diyecek olmuyor.

 www.uykumelegi.com

facebook sayfası

2013-12-11
Bu yazı 5643 kere okunmuştur.

ayfer

benim kızım 6 aylık.uyku düzeni hiç yok.günde ortalama toplam 7 saat uyuyor.ne yapmalıyım.

Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin