Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

İçinde bulunduğumuz çağ teknoloji çağı, bu yadsınamaz bir gerçek. Fark etmesek bile biz büyükler olarak o kadar çok teknolojik cihazla iç içe yaşıyoruz ki; sabah uyanınca ilk iş olarak açtığımız FULL HD televizyonumuz, yürürken "asla" yanımızdan ayırmadığımız iPod'umuz,7/24 bizi işimize bağımlı köleler hale getiren Blackberry'miz, şarjlı diş fırçamız, saniyede yemek ısıtan binbir fonksiyonlu mikrodalga fırınımız, ABS'li ESP'li arabamız..

Teknolojinin gün geçtikçe ucuzlamasıyla bir zamanlar lüks sayılan bilgisayarlar bile artık neredeyse her evin olmazsa olmazı haline geldi. Bilgisayarların hayatımıza girmesiyle bir ara gazetelerin halkımıza “kültür” pompalamak amacıyla dağıttığı dolaplar dolusu ansiklopediyi artık hangi çocuk açıp bakıyor ki? Oysa o ansiklopedileri onlar için almamış mıydınız? Şimdilerde o tozlu sayfaları karıştırmak yerine tek yapmaları gereken Google'a girip bir kaç arama kriteri yazıp enter tuşuna basmaktan ibaret. Kütüphaneler Wikipedia'ya, televizyonlar Youtube'a, radyolar da last.fm'e dönüştü bile.

Peki bu baş döndürücü gelişim içerisinde ebeveyn olarak 18 yaşına gelip üniversiteye gidene kadar (belki onun da ilerisinde) hayatının her anını planladığınız biricik yavrunuz için siz neredesiniz?

Yari şaka yari ciddi günümüz Tekno-ebeveyn profillerine bir bakalım isterseniz;

1- "Teknoloji kötüdür” deyip çocuğun söylediği her şeye “hayır!” diyenler.

Kaçınılması gereken en korkutucu seçenek. Belki çocuklarınız üzerinde otoritenizi bu şekilde kurdunuz, dünyayı en iyi "sizin" bildiğinizi düşünüyorsunuz ama çocuğunuzun kendi öğrendiklerine güvenemeden her zaman için "sen büyüklerin işine karışma!" diyen birinin izinden ilerlemesi, araştıramaması, alternatif düşüncelere açık olmaması bir süre sonra yolun sonunun uçurumla bitmesine neden olabiliyor. Sadece birey için de değil, değişen dünyada bilim ve teknolojinin damarlarını beslemediği bir toplumun sonu maalesef hiç de iç açıcı görünmüyor.

2- "Aldık işte oyuncağını ben anlamam bu işlerden” deyip bir kenara çekilenler

İşte en kolay ve en yaygın çözüm. Bilgisayarı alıp çocuğun önüne koyduktan ya da ısrarlarına dayanamayıp eline "1000 YTL’lik cep telefonu verdikten sonra her şeyin hallolduğunu düşünenler... Üzgünüz ki hiç bir şey bu kadar kolay çözülmüyor, teknolojiye oyuncak gözüyle bakıp insan faktörünü aradan çıkarınca çocuklarda asosyallik, içine kapanıklık başlıyor. En basitinden internet bile öylesine engin bir deniz ki henüz gelişmekte olan bir zihnin burada başıboş bırakılması dalgalar arasında kaybolmasına neden olabilir. Cinsel içerik, ilaç satışı, nefret temalı siteler gerekli yönlendirme olmayınca sadece bir kaç "tıklama" uzaklıkta.

3- "Araştıran, çocuğuyla beraber öğrenenler"

Öğrenmenin gerçekten yaşı yok. Hele ki şu an yaşadığımız dönemde... Sahip olduğu bilgileri güncellemenin külfet değil de bir zorunluluk olduğunu bilen aileler bir nevi çocuklarıyla birlikte büyüyorlar gelişiyorlar. Son yirmi yılda bile o kadar çok değişiklik oldu ki onlarla anlaşabilmek için bu yeni “ecnebi” dili öğrenmeye başladığınız anda onların bir çok ihtiyacını daha iyi anlamaya başlayacaksınız. “Teknoloji işleri” çocuğun odasına kapanıp “yalnız” başına yaptığı işler olmaktan çıktığı anda ailenin bir arada olduğu ortak zamanlar haline dönecektir.

Ne kadar erken başlarsak o kadar iyi.. Kim bilir, belki birkaç günden sonra çocuğunuz elinde Apple broşürü ile size gelip "Anneee Babaa herkes de var bana da 3G iPhone alııın!" dediğinde siz "3G mi, iPhone mu ne diyorsun oğlum?! Hayır olmaz!" demek yerine "İstersen bir süre bekleyelim HTC'nin Android tabanlı telefonları çok yakında çıkacak, hem daha geniş bir geliştirici tabanına sahip böylece telefonun yazılımını kırmaya gerek kalmadan maksimum verimi elde edersin ayrıca Google Phone, hiç merak etme iPhone dan daha havalı olacaktır" şeklindeki cevabınız, “Vaaayyyy Anne, Baba!” nidaları eşliğinde bir süre önce “Şu bilgisayarın açma kapama düğmesi de nerdeydi? ” cümlesiyle yıkılan karizmanızı onarmaya yardımcı olabilir.

“Yeniden öğrenmeye” bugünden başlayalım, ne dersiniz?

www.teknomon.com

2008-09-23
Bu yazı 1910 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin