Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Kanal A'nın sevilen yüzü Semiha Batmaz Salcı'yı ağırladığı yüzlerce konukla izleyenlerine kılavuzluk eden "Hayatın Rengi" adlı programdan tanıyoruz. Neşeli, sevecen ve enerji dolu Semiha Hanım Yiyorumbuyuyorum.com'un bu haftaki konuğu. Kendisiyle anneliği konuştuk.



-Bir anne olarak kendinizi nasıl tanımlarsınız?


Yapı olarak öğrenme aşığı bir insanım. Daha oğlum doğmadan çocuk gelişimi uzmanları ve psikologlardan çok şey öğrendim. Bu halen devam ediyor. Çok pimpirikli bir anne olmamaya gayret ediyorum. Düştüğünde canı yanmassa gidip ben kaldırmıyorum, kendi kalkmasına fırsat veriyorum. Çünkü her düştüğünde ben yanında olmayacağım. Kendi işini kendisinin yapması için onu teşvik ediyorum . Onu doğal bir ortamda, sevgi ve saygının ilk sıralarda olduğu bir aile ortamında büyütmeye gayret ediyoruz.

-Toprak'la ilişkinizde en çok neye önem veriyorsunuz?

Hayatını kendisinin biz olmadan da idare ettirmesini çok önemsiyorum. Bu küçücük yaşında bu yüzden fırsatlar veriyorum.

 -Oğlunuzun nasıl bir hayat felsefesine sahip olmasını dilersiniz?

Daha bebekliğinden beri ona söylediğim bir ninni vardır. Oğluma insanları sev oğlum, onlarda seni sevsin. Dünya barışına hizmet et oğlum. İnsanları faydalı işler yap oğlum dedim. Aslında oğlumun adı da buradan çıktı. Toprak gibi güçlü ol, toprak gibi verici ol, toprak gibi yüzünü yırtsalar da sen yılma vermeye devam et.-Oğlunuz hayatınızda ne gibi değişiklikler yaptı?

Artık keyif yapmak hayatımdan kalktı. Bacaklarımı uzatıp televizyonun karşısına geçip çayımı yudumlamak, gezmek, arkadaşlarla bir yerlerde oturmak bunlar yok hayatımda. Fakat anne olduğumda şunu fark ettim. Her kadının içinde bereketli bir öz var ve bu öz anne olduğunuzda çok ama çok artıyor. Bu özle uykusuzluğun, iş yerindeki ve evdeki temponun ve hastalıkların üstesinden gelebiliyorsunuz. Ben anne olduktan sonra sadece kendi oğlumu değil, tüm çocukları çok sever oldum. Dünya huzuru için bütün annelerin böyle olması gerektiğini düşünüyorum ve bu yüzden çocuklarla ilgili projeler yapıyorum. Engelli çocuklar, varoş bölgelerindeki çocuklar, lösemili çocuklar, okulöncesi eğitimi almamış çocuklarla ilgili çalışmalarım devam ediyor. Geçen sene açılışını yaptığım Milli Eğitime bağlı "Hayatın Rengi" anasınıfı ilk mezunlarını verdi.

 -Ona vereceğiniz en önemli öğüt ne olurdu?

Yaşamın gerçekten zor bir sanat olduğunu, kazananların hep iyi oyuncular olduğunu anlatacağım ona. hayatta dik durması gerektiğini, zorluklarla başa çıkmak için kendini sonuna kadar savunması gerektiğini söyleyeceğim. Kimsenin hakkını çiğnememesini ve insanları sevmesini söyleyeceğim. Dünya barışı için katkıda bulunmasını söyleyeceğim. Daha bunları anlayabilecek yaşta olmadığı için söyleyemedim. Gerçi söylemek yerine ebeveynlerin böyle davranmaları yeterli çocuk gelişiminde.

 -Siz enerji dolu ve pozitif bir insansınız, oğlunuzu büyütürken bu özelliklerinizin ne gibi faydalarını görüyorsunuz?

Güler yüzlü olmaya ve insanlarla merhabalaşmayı seviyorum. Toprak'ın da insanlarla iletişimi çok iyi. Balkonda oturup, merhaba amca senin adın ne, nereye gidiyorsun diye insanlara sorar. Ya da karşı otobüsdeki insanlara el sallamayı çok sever.

 - Yemek yedirirken zorlanıyor musunuz?

Oğlum iştahlı bir çocuk değil. Anne ben acıktım kelimesi çok nadir çıkar azından. Fakat bebekliğinden beri, bizim yediklerimizi yemiyor diye onun sevdiği yemekleri sofraya koymadım. Peşinden koşturup yemek yedirmedim. Yemedi diye üzülmedim değil, ama uzmanların söylediklerini yaptım.

 -Anne olmanın en büyük zorluğu sizce nedir?

Eğer çalışan bir anne iseniz ve anne babalarda burda yoksa, kariyerde yaparım bebekte cümlesini gerçekleştirmek gerçekten çok zor. Ben mesaisi belli olmayan bir iş yapıyorum. Bakıcı ve yuvalar belirli saatlere kadar çocuğunuza bakıyor. Bu yüzden, akşam olan toplantıları hayatımdan çıkarmak zorunda kaldım. Bu beni en çok zorlayan durumdur.

-Yeni projelerinizden bahsedebilir misiniz?

Bu yayın döneminde çok heyecanlıyım. "Yaşasın Haftasonu" isimli yeni bir programa başlıyorum. Yeni bir programla izleyicilerimle buluşmak beni çok heyecanlandırıyor.Sadece sizin sitenizin ziyaretcilerine özel ilk programda neler olduğunu fragmanlar dönmeden sizlere açıklıyorum . Okullar açılıyor stresi nasıl yenelim, indirimli satışlarda kandırılmayın, haftasonu gezilip görülecek yerler, verimli bir haftasonu geçirmek için uzman görüşü köşeleri ilk programın konuları. Program 16 eylül cumartesi günü saat 13.00 da başlıyor. Bazı sürpriz etkinliklerimiz daha var, netleştiğinde sizlerle paylaşmak üzere.

-Yiyorumbuyuyorum.com'un ziyaretçilerine nasıl bir mesaj vermek istersiniz?

Yaşam hepimize acıları, güzellikleri, yeter artıkları tattırıyor. Bence önemli olan, hayatın farkına vararak yaşamak ve bunu hayatımıza sokmak. Bütün dünyevi koşturmalardan en az vakit ayırdığımız eşimize ve çocuğumuzla daha çok ve güzel zaman geçirmek gerekiyor. Kendimiz dışındaki insanlarında acılarının olabileceğini düşünerek insanlık için çalışmak gerekiyor.



Sevgili Semiha Hanim'a bize vakit ayırdığı için çok teşekkür ediyor ve oğlu Toprak'la yaşayacağı nice güzellikler diliyoruz.

2006-09-10
Bu yazı 1830 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin