Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

 

İşte hayallerinin peşinden koşan harika bir kadın daha!  Ben hem kendisine, hem yaptıklarına bayıldım. Yapsam mı, yapabilir miyim diye düşünmekle zaman kaybeden her okuyucuya örnek olsun sevgili Petek. Ve dilerim herkes kendine daha çok inansın bu yazıyı okuduktan sonra. Evet yapabilirsiniz ve evet o gün bugün... Pecolata sen çok yaşa!

.....

2006 Bilkent iktisat mezunu ve de mezun olduğu günden beri denetim ve raporlama üzerine çalışan bir mutfak meraklısıyım. Kendimi bildim bileli mutfakta olmayı seviyorum sanırım. Harika yemekler yapan, okul dönüşlerinde bizi nefis kek kokularıyla karşılayan bir annenin ve de lezzetli reçeller kaynatıp, tatlılar yapan bir babanın (!) kızı olarak çok da şaşırılacak bir durum sayılmaz aslında bu.

Yemek yapmak kadar onu güzel sunmak annemin birinci kuralıdır ve ondan esinlenerek bende yaptığım herşeyi özenle ve özel bir şekilde süslemeye merak saldım. Değişik tarifler deneyip, ikram etmek ve karşılığında beğenildiğini görüp, yiyenlerin yüzündeki gülümsemeyi yakalamak benim için her zaman büyük bir zevk oldu.
 



Big Chefs’te Şemsettin Usta’nın tatlı kursu, ardından işe ara verdiğim bir dönem Bakeshop’da gittiğim cupcake kursları bu işe iyice merak duymamı sağladı. Aslında kurslara gitmeden önce de özel günlerde sevdiklerime yaptığım tatlılar ve minik sürprizlerle başlamıştı mutfak yolcuğum ve bu yolculuğu çevremdekilerle paylaşma isteğim. Sonrasında da araştırdıkça içimdeki öğrenme ve yeni şeyler deneme arzusu günden güne arttı. Fikir edinme ve araştırma konusunda internet derya deniz diyebilirim. Hergün yeni neler eklenmiş diye heyecanla takip ettiğim ve ilham aldığım birçok site var. Kitapçılarda da yemekle ilgili her türlü yayını bulmak mümkün. Özellikle tatlılar, kurabiyeler ya da kolay hazırlanabilen ufak atıştırmalıklarla ilgili bulduğum her kitap ve dergiyi almak isteyen ben artık koyacak yerim olmadığı için kitapçılarda bıraksanız sabahtan akşama kadar vakit geçirebilirim sanırım☺

Şeker hamurundan kurabiyelerle de internetteki bloglar ve bazı yabancı kitaplar sayesinde tanıştım ve geçen sene doğum yapan bir arkadaşımın bebeğine “hoşgeldin bebek” kurabiyeleri hazırlamak için kolları sıvadım. Kurabiyeler beklediğimden daha fazla ilgi gördü ve aldığım olumlu tepkilerin gücü ile bu deneme bana “Pecolata” için bir yol açmış oldu. O günden sonra, önceleri 2-3 adet olan kurabiye kalıplarımın sayısını bilmez, doldurduğum 3-4 kutu malzeme ile yetinemez oldum☺ Araştırmalar yapmaya, arkadaşlarımdan siparişler almaya ve hayal etmeye başladım. Tüm objeler, hisler , söylenen kelimeler bana “bunu kurabiye üzerine nasıl dökebilirim?” sorusunu sorduruyor☺ Ve hayal ettikçe görüyorum ki hayal etmenin sınırı yok , insan hayal ettikçe istediklerini gerçekleştirebiliyor. Çalışan biri olarak bazen fedakarlıklar yapmak gerekiyor tabi; ama uykusuzluktan ve yorgunluktan bayılacağımı bile hissetsem ortaya çıkan ürünlerin verdiği mutluluk ve insanların yüzlerindeki ifadeyi görmek tarif edilemez. Hep içimde kalan bir hayali ufakta olsa, son bir senedir gerçekleştirebiliyor olmak çok güzel. “Pecolata” benim huzur bulduğum, kafamı dağıttığım, hayal gücümü ve yaratıcılığımı geliştirdiğim, günlük hayattan kaçış noktam. Ayrıca birçok insanın da hayal dünyalarını gerçek hayata taşıyan, sevgilerini ifade etmelerini sağlayan, özel günlerinde yanlarında olan, sevdiklerini mutlu eden kurabiyelerin üretim fabrikası☺
 



Her gün yeni fikirlerle uyanıyorum artık, yeni hayallerle. Aklımda birkaç sene içerisinde gerçekleştirmeyi düşündüğüm yeni projeler var ve şimdiden onlar için heyecanlanıyorum. Bence insan heyecan duyduğu herşeyin peşinden koşmalı hayatta, sonucu ne olursa olsun keşke dememek için. Kendi için zaman yaratmalı herkes, birşeyler üretmeli. Üretmek insanı mutlu eden, ona enerji katan ve hayata bağlayan birşey. Kendim ve sevdiklerim için iş dışında birşeyler ürettiğim zaman bunu daha iyi anladım ve herkese anlatabilmek için şimdi kurabiyeler yapıyorum.

 

Hazır kendi hikâyemi anlatmışken sizlere, ilham kaynağım anneme, tatlı ustam babama, ilk denemelerimi tadan kardeşime, beni her zaman destekleyip bu yolda ilerlemem için ısrar eden, herkese kurabiyelerimden gururla bahseden arkadaşlarıma ve bana güvenip özel günlerini onlarla paylaşmam için fırsat veren, kurabiyeler yaptığım herkese teşekkür etmeden olmaz.

Son olarak sevgili Zümrüt Hanım’a içeriği dolu dolu olan, faydalı bu güzel sitede bana kendimden bahsetme fırsatı verdiği için teşekkür ediyor, ayrıca da bu başarısını tebrik ediyorum. Herkese tavsiyem meslekleri ne olursa olsun, içlerinde ufacık da olsa heyecan duydukları bir şey varsa peşinden gitmeleri, eminim ortaya çok güzel şeyler çıkacaktır.



**Birçok tarif deneyip en sonunda aradığımı bulduğum Havuçlu Kek tarifini sizinle paylaşmak istedim.
Woman’s Weekly kitapçığının keklerden oluşan bir sayısında buldum bu tarifi. Kitaptan sırasıyla tarifleri deniyorum, hepsi de başarılı oldu. İlgilenenler olursa kitabın detayını ve nereden aldığımı paylaşabilirim. Şimdiden afiyet olsun☺
Malzemeler:
250 ml sıvı yağ
250 gr esmer şeker
3 yumurta
4 adet orta boy rendelenmiş havuç
120 gr doğranmış ceviz
375 gr un
1/2 çay kaşığı karbonat
2 çay kaşığı baharat

Kitapta un yerine “self raising flour” diyordu, bizde hazır kekunlar gibi oluyor bu un. Ben normal un kullandığım için yukarıdaki malzemelere ek olarak hamur kabartma tozu ekledim bir paket. Ayrıca kitapta karışık baharat diyordu, ben sadece tarçın koydum, isterseniz siz biraz zencefil, biraz tarçın ya da hoşunuza giden başka baharatları da koyabilirsiniz.
Fırını 160 C ‘ye ayarlıyorsunuz önceden.
23 cm’lik bir yuvarlak kek kabını yağlayıp, altına da yağlı kağıt koyabilirsiniz.
Yağ, şeker ve yumurtayı küçük bir kapta krema kıvamında biraz yoğun bir hal alana kadar mikserle çırpın. Karışımı büyük bir kaba alın, üzerine havuç, ceviz ve elenmiş diğer kuru malzemeleri ekleyerek karıştırın.
Karışımı yağlamış olduğunuz kabın içerisine alın ve 1 saat 15 dakika pişirin. Pişme süresinin yarısında kekin üzerini folyo ile kaplayın. ( Sanırım pişme süresi uzun olduğundan üzerinin çok kurumaması için bu yöntemi öneriyorlar)
Kek biraz soğuduktan sonra telin üzerine ters çevirip iyice soğumasını bekleyin.

Petek Hakimoğlu
PECOLATA  

 

2011-07-23
Bu yazı 3238 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin