Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Neden Pastoral Vadi? Nasıl Pastoral Vadi?

Yıllar önce İstanbul’dan gelip Marmaris’in İçmeler köyüne yerleştiğimde; bir süre sakin, huzurlu bir çevrede olmanın, bu arada kırsal yaşamın tadını doyasıya çıkarmıştım.Daha sonra kitle turizm ile birlikte gelişen ikinci konut taleplerinin, kısa sürede kırsal yaşamı nasıl olumsuz etkilediğini yakından gözlemledim. Bağlar, bahçeler içindeki şirin köy evleri, yerini betondan yapılmış kişiliksiz binalara bırakıyordu. Sadece yaşadığım yöre değil, bütün Ege ve Akdeniz kıyıları zaman içinde hızla betonlaşırken, doğal ve kültürel değerleri hızla yok olmaya başladı. Betonlaşan çevreyi yerel halkta gözlediğim kültürel erozyon takip etti.

Bütün bu yaşadıklarım karşısında; yeniden sakin, huzurlu, doğası ve kırsal dokusu henüz bozulmamış bir yerin arayışına girdim. Sonunda aradığım yeri buldum. Burası Fethiye’ye 15 km uzaklıkta Yanıklar köyünün, dere kenarında, bir vadi içinde yer alan küçük bir mahallesi; ekimde, hasatta halen imecenin devam ettiği, birbirine bağlı komşuların yaşadığı bir yerdi.Halen de bu özelliklerini sürdürüyor.

Yanıklar Köyü’nde çiftliğimizi kurarken; organik tarım yapmayı, doğal çevremizde var olan biyoçeşitliliği korumayı, geleneksel yapı kültürümüzü günümüz koşullarında sürdürmeyi, atıklarımızı çevreye zarar vermeden doğaya geri kazandırmayı, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmeyi amaçladık. Unutulmaya yüz tutmuş değerleri, gelenek ve görenekleri, el sanatlarını yaşatmayı, geliştirmeyi, sonuçta “pastoral yaşam”ın kaybolan ve unutulan parçalarını yeniden hayata geçirmek istedik.Bu arada çiftliğimize ne ad koyalım derken, zaten bir vadi içinde yer alan bu yerimizin başına, Türkçemizde olduğu gibi diğer dillerde de,” bozulmamış kırsal yaşam” anlamına gelen “Pastoral” kelimesini ekledik.

PV projesi Türkiye’de tek diyebilir miyiz?
Bizim anlayışımıza yakın çiftlikler var. Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği’nin TaTuTa (Ekolojik Çiftliklerde Tarım Turizmi, Gönüllü Bilgi ve Tecrübe Takası) projesinde yer aldık. Amacımız bizim gibi çiftliklerin ülke genelinde çoğalması. Sonuç olarak, siz destek olduğunuz sürece, bu tarz üretim yapan çiftlikler çoğalacak, ekolojik yaşam ile birlikte ekolojik tatil anlayışı da ülkemiz kırsalında yerleşecek.

Aktivitelerinizden kısaca bahsedebilir misiniz.
Dilediğiniz takdirde ücretsiz olarak katıldığınız çiftlik içi etkinliklerden ekolojik yaşamla ilgili öğreneceğiniz tüm bilgileri, döndüğünüzde evinizde, balkonunuzda veya bahçenizde kullanma imkanınız olacak. Örneğin; çiftlikten aldığınız tohumlarla, balkonunuzda evinizin her zaman ihtiyacı olan maydanozu yetiştireceksiniz. Belki küçük bir bahçeniz varsa, organik çöplerinizden burada öğrendiğiniz bilgilerle kompost gübre yapıp toprağa vereceksiniz.

Çiftlikte, yıllık bahçe takvimine göre her zaman yapılacak işler var.Mevsimlere göre belirlenen çiftlik takvimine göre, ekim-dikim işlerine, sulama, çapa yapma işlerine katılmanız mümkün. Tüm bunları evinizin önünde size ayrılmış bahçede yapabildiğiniz gibi, çiftliğin tarım alanlarında da yapabilirsiniz. Ürünlerin toplanmasına ve işlenmesine de katılabilirsiniz. Örneğin; şarap yapmak, geleneksel olarak zeytin sıkımı ile yağ üretmek, reçel yapmak, turşu kurmak, erişte kesmek gibi işlere katılabilir veya sadece gözlemleyebilirsiniz.

Geleneksel el sanatlarına meraklı iseniz, çanak-çömlek atölyemiz ve kilim tezgahlarımızda becerilerinizi geliştirebilirsiniz. Hiçbir etkinliğe katılmadan bu sakin ortamda kafamı dinleyeceğim, hamağıma uzanıp kuş ve su sesleri arasında kitabımı okuyacağım diyorsanız, o da mümkün..Ben yoga ve meditasyon yapacağım derseniz, gözlerinizi kapayıp kendinizi sakin bir doğa parçası içinde hayal etmenize gerek yok. Ahşap yoga platformu zaten dere kenarında ve ağaçların altında sizi bekliyor.

Çocuklu aileler hangi beklentilerle gelsinler?
Çocuklar büyük kentlerde, servis arabalarıyla evden okula gidip geliyor. Hafta sonu da, ailesiyle gittiği bir alışveriş merkezinin çocuk kulübünde vakit geçiriyor. Çiftliğimize gelen çocukların çoğu çileği ağaçlarda arıyor. Doğadan, çiçekten, böcekten kopuk bir hayattan sonra burası onlara çok şey öğretiyor. Burada çocuklarınız, çiftlik hayvanlarını ile doğadaki kuşları, böcekleri tanıyacak, varsa onlara karşı korkusunu yenecek, doğada yaratıcılık yeteneğini geliştirecek, bitkileri tanıyacak, onlardan nasıl yararlanılacağını öğrenecek. Çocuklar, toprakla, suyla, hayvanlarla oynamanın, ağaca tırmanmanın, çimenlerde oturup piknik yapmanın zevkini keşfedecek; şehrin onları kısıtlayan engellerinden kurtulup enerjilerini doğayla içiçe ve özgürce kullanacaklar.

Aileler burada neleri asla bulamayacaklar?
Kentlerde, çocukların çevresinde, yakınında olan, bulabildiklerine burada ulaşmaları biraz zor; örneğin; gazlı içecekler, fast food, trafik sıkışıklığı, gürültülü ortamlar, kirli hava, bilgisayar oyunları!

Anne babaların içleri rahat olsun çünkü….Anne babaların içleri rahat olsun çünkü, çocuklar burada sağlıklı organik ürünlerle beslenip, temiz bir hava soluyacaklar. Anne babalar, çocuklarının doğa içinde öğrenecekleri ile onların ileri yaşamlarında, bu deneyimlerinden yararlanacaklarını bilmelidir.

Pastoral Vadi’den ayrıldıklarında çocuklar neleri öğrenmiş olacak?
Çocuklar öncelikle, yediklerinin, içtiklerinin, çiftlikte nasıl, hangi aşamalardan geçip üretildiğini yakından izleyecek; çiftlik hayvanları yanında, doğadaki ağaçları, çiçekleri, böcekleri ve diğer canlıları da yakından görüp tanıyacaklar.

Peki büyüklerde neler farkındalık yaratacak?Çocuklarının, bu doğal ortamda yaşadıkları ile ilgili deneyim kazanmaları, onların doğada diğer çocuklarla birlikte koşup oynamaları anne babaları çok mutlu edecek.. Daha önce bahsettiğimiz etkinliklerle onlar da çeşitli beceriler edinirken, sessizliğin sesini dinleyerek tüm yıl boyunca şehrin üzerlerinde yaratttığı her türlü toksik etkiden arınacaklar.

Buraya geri dönmek için aileler neleri öne sürecektir?
Çiftlikte yaşanan güzel anlar; ağaçların yeşili, zakkumların pembesi, rüzgarın fısıltısı, suyun şarkısı, kuşların cıvıltısı, geceleri ateş başında paylaşılan hikayeler, yükseklerdeki kaynaklardan gelen derenin suyuyla dolan ve içinde yüzdüğümüz küçük havuzumuz, havuzun hemen yanındaki mutfağımızda yenen yemekler, tandırdan yükselen kokulara karışan temiz havanın kokusu, ekmeklerimiz, böreklerimiz, limonatalarımız, yaz geceleri dolunayda ışıksız dolaşmanın büyüsü, ateşte yavaş yavaş pişen kahveler ve dostluklar, ağaç evde yıldızları seyrederek uyumak, kuş ve horoz sesleriyle uyanmak, birlikte dayanışma içinde yapılan etkinlikler, çiftliğe yakın yerlere yaptığımız günübirlik geziler, kuzularımız, kedilerimiz, insanlarımız….

Sanırım PV de her mevsim ayrı güzeldir. Özetleyebilir misiniz.
İlk başta açan, mor laleler, süsenler, hemen ardından papatyalar baharı karşılar, arkasından toprağımız gelinciklerle kızıla boyanır. Havalar ısınmaya başlayınca, sabahları sahilden esen meltem deniz havasını vadimize getirirken, akşamları dağdan esen ”dökkün” denilen rüzgarla serinleriz. Bu yüzden aşırı yaz sıcaklarını pek hissetmeyiz.Nisan ayında portakal çiçeklerinin kokusu sarhoş edercesine bütün vadiye yayılırken, çileklerimiz kızarmaya, dutlarımız tatlanmaya başlar, daha doğrusu yenmeye hazırdır artık, bu arada baklamız, arakamız ve enginarlarımız olgunlaşır. Mayıs ayı yaz sebzelerinin olgunlaşması ve ilk ürünlerini vermesi ile birlikte, haziranda şeftali ve kayısılar ağaçtan toplanıp yenebilir. Yaz boyu bol sebze ve meyve yeriz. Hatta dalından koparıp yaz portakalının suyunu özellikle kahvaltıda içebilirsiniz. Sonbaharda ürün bolluğu yanında, çevrede rahat yürüyüşler yapabilirsiniz.

Ayrıca çiftlik dışında da farklı mevsimlerde yapabileceğiniz etkinlikler var: Dere yanında, orman içinde, deniz kenarında yürüyüşler yapıp; farklı zamanlarda açan çiçekleri, orkideleri, kuşları, kelebekleri ve böcekleri izleyip, ağaçları ve bitkileri tanıyabilir, mantar toplayıp, fotoğraf çekebilirsiniz.Köyümüzdeki at çiftliğinde ata binebilir veya bisikletle çevreyi dolaşabilirsiniz. Mevsimine göre tekne turları ile Göcek çevresindeki yeşil ve mavinin buluştuğu sahilleri ve adaları dolaşıp, neredeyse yılın 8-9 ayı ılık sularda yüzebilirsiniz. Likya bölgesinin antik kentlerini gezip tarihini öğrenebilir; her evin altında el dokuma tezgahı olan Yeşil Üzümlü’de beğendiğiniz dokumaları satın alabilirsiniz.

Son olarak siz neler söylemek istersiniz.
Yılın 12 ayı açık olan çiftliğimize, çocuklarınızla birlikte katılıp ekolojik yaşamdan çeşitli biçimlerde yararlanma olanağı yakalamış ve bir süreliğine bile olsa kentlerin stresini, olumsuz etkilerini üzerinizden atmış olacaksınız. Ancak yalnız bunlarla da sınırlı değil…Ülke kırsalında yer alan ve bizim gibi ekolojik yaşamı savunan diğer çiftlikleri de cesaretlendireceksiniz. Zamanla ülkemizin farklı yörelerinde bulunan bu çiftlikler, oluşan bu ekolojik yaşam zincirine katılabilecek, sizler ve sizin gibi düşünenler o çiftlikleri de ziyaret edecek, böylece, kent ve kır arasındaki organik bağların güçlenmesinde ilk adımları atmış olacaksınız.Henüz özgün dokusu bozulmamış kırsal alanlarda yer alan ve organik tarım yapan Pastoral Vadi gibi çiftliklerde üretilen sağlıklı ürünler bildiğiniz gibi üretim aşamasında çevresine zarar vermez. Böylece siz, bir yandan “organik sertifika” güvenceli bu ürünlerden yararlanırken, bir yandan da ülkemiz topraklarının ve tarım alanlarının korunmasında pay sahibi olacaksınız.

Desteğinizle çoğalan bu çiftlikler sayesinde, ürettiği üründen, çiftliğine gelen konuğundan, işgücünü veren gönüllüsünden kazanan yöre halkı da kente göç etme ihtiyacı duymayacak, kırsalımızdaki ekolojik yaşam ve özgün doku, insanıyla birlikte korunacak. Bu yolla köyden kente göç azalacak, köyler ve kentler daha sağlıklı bir yapıya ve ilişkiye kavuşacak.Ekolojik turizmin örnek modeli olan bu çiftliklerin artmasıyla, kitle turizminin ülkemiz kıyılarında ve kırsalında yarattığı tahribat azalacak ve bu model sürdürülebilir olacak.

Sonuç olarak; siz destek olduğunuz sürece, bu tarz üretim yapan çiftlikler çoğalacak, ekolojik yaşam ve tatil anlayışı ülkemiz kırsalında yerleşecek.

www.pastoralvadi.com

2009-03-11
Bu yazı 1920 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin