Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

 

Doğumhanenin kapısındayım. Eşinin doğum yapmasını bekleyen baba gibiyim. Heyecanlı ve tedirgin. Fotoğraflarını çekeceğim arkadaşım dünyadaki en büyük mucizeyi deneyimlemek üzere. Genel anestezi verileceği gerekçesiyle beni içeri almadılar. Ancak doğum gerçekleştikten sonra içeri girebileceğim. Heyecanlı olmamın sebebi ilk kez doğum fotoğrafı çekecek olmam değil fakat kendi doğumum hariç ilk kez başka bir yaşamın dünyaya gözlerini açacak olmasına tanık olacak olmam.

Bebeklerle aram hep çok iyi olmuştur. Doğuştan anaç biriyim sanırım. Üç harika kız annesi olup hala büyük bir sevgiyle bebeklere tapmaya devam etmemin başka bir açıklaması olamaz herhalde. Zaten doğum fotoğrafçılığını seçmiş olmamın en önemli sebebi de bebeklere olan aşkım. Zaman geçiyor diye düşünürken ameliyathanenin kapısı açılıyor ve girmeme müsaade ediyorlar. Üç kez anne olmuş olmama rağmen gördüğüm güzellik karşısında bir kez daha büyüleniyorum. O harika minik yaratığı annesinin göğsüne yatırmışlar, ağlamayı bırakmış o tanıdık kokuyla sakince duruyor gözleri kapalı.

Bu muhteşem anı ölümsüzleştirmek istiyorum. Artık vizörün arkasındayım ve orada kalmak istiyorum. Sonuçta ameliyathane ortamı, etrafta doktorlar, hemşireler, aletler var. Fakat ben hiç kimseyi rahatsız etmek ve doğallığı bozmak istemiyorum. Fiziksel olarak oradayım ancak aslında vizörün arkasında sadece bir gözlemciyim. Her anlarını fotoğraflıyorum, çektiğim kareler fiziksel görüntüler değil aralarındaki, yeni tanışmış olmalarına rağmen, aşinalık duygusu, merak ve aşk. İşte o an karar veriyorum. Kesinlikle hayatımın geri kalanında sadece bu işi yapmalıyım, doğum fotoğrafçılığı…

Hayatımın ilk 23 yılını Almanya’da geçirdikten sonra Türkiye’ye yerleştim zaten kısa bir süre sonra da evlendim. Çok genç yaşlarda başlayan fotoğrafa ve fotoğrafçılığa olan tutkum hiç azalmadı. Hayat koşuşturmacası içerisinde üç kızımı büyütüp bebek konusunu kapattıktan sonra artık eski aşkıma dönmeye karar verdim. Kendim bebek defterini kapamış olmama rağmen özlemim hiç geçmedi. İşte bu noktada iki aşkımı birleştirmek harika bir fikir gibi göründü. Hem fotoğraf çekecek hem de bebeklere yakın olacaktım. Bu tutkuyla doğum ve bebek fotoğrafçılığı üzerine uzun dönemli eğitimler aldım. Yukarıda bahsettiğim ilk harika deneyimde çektiğim fotoğraflar eş dost tarafından çok beğenilince önümde yeni bir kapı açıldı.

Artık bu işi profesyonel olarak yapacaktım. Sadece doğum fotoğrafçılığı da değil, evde anne ve bebeğini doğal ortamlarında çekecektim. Hatta bebek henüz annesinin karnındayken bile o güzelliği fotoğraflayabilirdim. O gün bugündür fotoğrafçılık profesyonel anlamda hayatımın bir parçası olmaya devam ediyor.
Fotoğraflamaktan en çok keyif aldığım dönem doğumdan sonraki ilk on beş gün. O dönemde bebekler çok derin uyuduklarından daha doğal pozlar yakalayabiliyorum.

Küçücük bedenlerini kendi yaptığım aksesuarlarla süsleyip, anne karnındaki duruşunu kaybetmeden evin huzurlu ortamında fotoğraflamaya bayılıyorum. Keyif aldığım başka bir aktivite de doğum günleri. O koşturma içerisindeki doğal halleri yakalamak çok büyük bir keyif veriyor. Hamilelikten doğuma tüm aşamaları fotoğraflarla hikayelendirip albümler hazırlamak ve bu albümleri sahiplerine teslim ettiğimdeki heyecan ve meraklarını görmek beni de en az onlar kadar heyecanlandırıyor.

Kısa bir süre sonra düğün fotoğrafçılığı da yapmak istiyorum. Çiftlerin düğünle başlayan hikayelerini, hamilelik ve doğumla fotoğraflayarak sürdürmek sanki peri masallarının varlığını kanıtlar gibi olacak. Kısacası bu işi çok severek yapıyorum ve yavaş yavaş hayata geçirmek istediğim daha birçok hayalim var. Hayaller gerçekleştirilmediği sürece hayal olarak kalmaya devam ederler. Ben hayallerimin peşinden gidiyorum…

www.orselordu.com
 

Son olarak sizlere veda ederken kahvaltı konusunda beni çok zorlayan ortanca kızım için bildik ama kendi yorumumla "tatlandırdığım" yumurtalı ekmek tarifini paylaşmak istiyorum.

3 yumurta
yarım çay bardağı süt
1tatlı kaşığı tarçın
1 yemek kaşığı şeker
6 dilim emek

1.Yumurta bir çatal yardımıyla çırpılır,
2. Süt tarçın ve şeker eklenir, şeker eriyinceye kadar çırpmaya devam edilir.
3. Ekmekler bu karışımın içine batırılıp biraz çekmesi için bekletilir.
4. Tereyağını tavada kızdırıp ekmekleri her iki tarafı altınsarısı olana kadar kızartılır
5. Sıcak veya ılık olarak bal veya reçelle (ben her zaman kendim yaptığım tarçınlı mürdüm eriğimarmelatını tercih ediyorum) servisedilir.

Afiyet olsun!


 

2013-03-08
Bu yazı 1608 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin