Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Akıl ve gönül işbirliği yapınca ortaya Nihan’ın "Mutlu Mutfak Önlükleri" gibi harika tasarımlar çıkıyor. Bakınca insanı tebessüm ettiren, sahip olunca da mutlu eden... Bana sorarsanız Nihan tasarım önlükleriyle tüm genç girişimcilere örnek teşkil edecek başarılara imza atıyor. Sıradan olmayan bir hayali gerçekleştirebildiği, bunun için azim ve inancı bir an olsun içinden çıkarmadığı ve insanları mutlu etmeyi kendine ilk amaç edindiği için... Ben onu uluslararası bir marka olarak görmek istiyorum. Sahip olduğu heyecan, istek ve yaratıcılıkla bunu da başarabilir çünkü biliyorum !

Onu takip edenler olarak bizlere sadece “Bravo Nihan” demek düşüyor. Bir de şunları eklemek: Lütfen girişimci gençlere başarılarınla örnek olmaya devam et; devam et ki  senin gibi yenilikler peşinden koşan, koşmakla kalmayıp onları bir güzel yakalayan ve tuttuğunu bırakmayan baylar, bayanlar çoğalsın, hayallere sahip çıkılsın...

Yola devam!

Nihan ın çalışkan, yaratıcı ve azimli olacağı çocukluktan belli miydi? Çocukluğundan bugününe gezdirsene bizi biraz.
Bu soru karşısında gülümsemeden edemeyeceğim çünkü annemin bir lafı geldi aklıma; özel ders alırken, hocam benden bir kitap istediğinde, onu nasıl sallana sallana getirdiğimi anlatır hep ve sevdiğim şeyleri yaparken de nasıl nefes almayı unuttuğumu...
Dolayısıyla diyebilirim ki; atfettiğiniz bu güzel özellikler hep mutlu olduğum şeyleri yaparken ortaya çıkıyor. Aksi durumda da sağlıksız ve moralsiz olabiliyorum.
Bağımsız ve özgür bir ruhum var ve bu da bir tasarım bana bırakıldığında ya da bir proje yalnızca bana teslim edildiğinde şakımama sebep oluyor.
Sevmediğim şeyleri yaparken de, herhangi bir azmin ya da çalışkanlığın esamesi okunmuyor bende 
Yaratıcılık kısmı ise hep vardı; lider ruhlu ve hep ön plana çıktığım bir çocukluk geçirdim.
29 yaşımdayım ama hala çocuksu bir görüntü ve ruha sahibim


 

Neden ve nasıl mutfak önlükleri?
 Yeni evlenmiştim ve yemek yapmak, dünya mutfaklarını araştırmak, uygulamak benim için mükemmel bir hobiydi.
Yeni yeni tarifler yaratıyor ve bunları misafirlerime (deneklerime :) denetmeye bayılıyordum. Eşim de sağolsun süper reklamımı yapar; her yemeğimi, kötü bile olsa severek yiyecek kadar naziktir. Sayesinde yemek yapmak konusunda meşhur olmaya başlamıştım. Bu iş zevk halini almaya başlayınca, deneklerim çoğalınca ve ben yaptığım her şeye eğlence katmaktan çok hoşlandığımdan, internetten kendime mutfak önlüğü aramaya başladım. Aklımda olan tarzda bir önlüğü, yurtdışı dahil olmak üzere hiçbir yerde bulamadım. Sonra, düşündüm ki; bu önlüğü ben yapabilirim, dikiş dikmeye de meraklıyım. Hemen bir kursa yazıldım ve gittiğim ilk gün, kurs hocasına şunu söyledim:
- Merhaba, ben mutfak önlüğü dikmek istiyorum.
Kızdı bana! Önce bir etek, gömlek dikmeyi öğren bakalım, onları hayli hayli dikersin dedi.
Bende kendi kendime, deneye deneye, aklımda tasarladığım önlüğü diktim.
İşte ilk önlüğüm, ilk hayal ettiğim; “kiss the chef” önlüğümdür ve o benim uğurum.
Önlüğüm o kadar beğenildi ki, devam etmek farz oldu.
 

Kişiye özel tasarım benim de çok takdir ettiğim, özel emek isteyen  bir çalışma şekli. Renk, model, kompoziyon çalışmalarını nasıl yapıyorsun, neleri kıstas alıyorsun? Ve kişiye özel çalışmak neden önemli ?
Kendime diktiğim önlük beni anlatan bir tasarımdı ve herkesin ki kendisini anlatmalıydı.
Benim için evimin dekorasyonu da beni anlatıyor, giyim tarzımda, saçım da, duruşumda…
Hepimiz farklı farklı tarzlara, karakterlere sahip olduğumuza göre, herkesin önlüğü de kendisini anlatmalıydı ve hikayenizi anlatın, size yeni bir önlük tasarımı yaratayım fikri böyle gelişmiş oldu.

Renk ve tasarımı belirlemek için, müşterimden kendisini anlatmasını rica ediyorum. Nelerden hoşlanır, hobileri nelerdir, takma adı var mıdır gibi? Çiftlerin kendi aralarında bir esprileri varsa, bunu vurgulamalarını istiyorum. Karikatürize ve esprili tasarımlar hoşuma gidiyor.

Kişiye özel olması bu noktada ön plana çıkıyor. Baktıkça, giydikçe, kullandıkça sizi mutlu ediyor, gülümsetiyor, eğlendiriyor.


Önlüklerinin birçoğu hediye olarak sipariş ediliyordur sanırım. Hediyeyi alan kişinin de çok beğenip, şaşırdığından eminim. Dolayısıyla bu işin bir de yapan, hediye eden ve hediye edilen kişi açısından duygularla ilgili bir boyutu da var değil mi?   Önlükleri yaparken sen neler hissediyorsun, siparişi veren neler düşünüyor ve hediyeyi alanlardan nasıl tepkiler geliyor?
Evet, genelde hediye ediliyor mutlu önlüklerim.
Yeni evliler, evlenecek olanlar veya yemek yapmak gibi bir hobisi olanlar tarafından geliyor siparişler genelde.
Tamamı yemek yapmayı ve mutfağı seven kişiler. Hatta birkaç profesyonel aşçıda yaptırdı kendileri için.
Herkes yemek yapmayı ve mutfağı sevebilir ama böyle bir mutfak önlüğünü kullanmak, renkli ve neşeli insanlar tarafından tercih edilir. Bende etrafına neşe katan, gülümsemesi bol ve eğlenceli insanlarla çalışınca hem onları tanımaktan mutlu oluyorum, hem de onlarla çalışmak çok güzel oluyor.
Önlükleri yaparken, onları eğlendirmesini esas alıyorum; minik ayrıntılar eklemekten hoşlanıyorum ve istisnasız her zaman, onu gördükleri ilk an, kahkaha attıklarını hayal ediyorum.
Çok şükür demeliyim ki, hep güzel geri bildirimler aldım 


İnsanın gönül bağı ile yaptığı işler daha başarılı oluyor bence. Sevginin emeği senin önlüklerini mutlu yapan çok önemli bir nokta bence...
Kesinlikle çok doğru, bazen önlüğü bitirdiğimde ona dakikalarca gülümseyerek bakıyorum.
Kişilerin beğenisini duyduğumda ise mutluluktan dört köşe oluyorum diyebilirim.
Hele birde müşterimle iyi anlaşmışsak, o zaman elimden geleninde üstüne çıkmaya çalıştığımı küçük bir itiraf olarak kabul edebilirsiniz.


Sen hayallerini seven, onlara  ve onların sahibine güvenen genç ve başarılı bir iş kadınısın.  Hayalleri sevmekle ilgili neler söylemek istersin?
Bu işi yaptığımda şunu çok iyi anladım; yaptığın işi seviyorsan; bu, dalgalar halinde yayılarak hayatının her yerini etkiliyor.
Bunu yaparken de sorunlu insanlar yok mu, evet var; dolandırıcılar yok mu, hep çevrendeler, piyasaya karışmak mı istiyorsun, ezmek isteyenlerle dolu etrafın.
Ama sonuçta yarattığın şeyden, çıkan sonuçtan aldığın mutluluk, hepsinin üstesinden gelebiliyor.
Yaptıklarımı gören bazı yakınlarım; “inanmıyorum, minik minik nasıl uğraşıyorsun bunlarla” dedikleri zaman anlıyorum yaptığım işin zor olduğunu. Ama ben o minik elbiseleri dikerken, çizimleri kumaşlara geçirirken, kendimi Barbie bebeklerimle oynadığım, onlara elbise diktiğim halimde hissediyorum. Sanki hala Ayşegül bebeklere elbise kesiyormuşum gibi bir ruh haline bürünüyorum.
Bundan zevk almayan bir kişi için eziyet olabilecek şeyler 
Zevk alan bendeniz gibileri içinse, oyun oynamak gibi 
Mutlu olduğun şeyi yapmak, başarıyı getiriyor ve çok çalışmak, kendini geliştirmek, okumak ve araştırmakta; olmazsa olmazlar.


Seni en çok zorlayan ve en memnun eden müşteri istekleri nelerdir acaba?
Eğer kendisinden memnun bir insansa, zaten her şey sorunsuz gidiyor. Her espriye açık oluyor ve bundan eğlenip, mutlu oluyor.
Ama eğer kararsız ve ne istediğini bilmeyen birisiyse, o noktada zorlanıyorum. Çünkü hem kendi fikri olmuyor, hem de benim fikirlerimi beğenmiyor.
Böyle olduğu zaman, hangi önlüğümü daha çok beğendiniz, diye sorarak tarzını anlamaya çalışıyorum.
Birde güzelliğini ön plana çıkartmak isteyen hanımlar oluyor ki, bu da beni zorlayan bir durum. Çünkü bütün önlüklerim el işi, hiçbirisi baskı ya da boyama değil.
Böyle olunca daha karikatürize insan modelleri çıkıyor ortaya.
Yani bir kişi bana, önlüğümün üzerinde “Prenses Diana” olsun derse, bunu yapmam mümkün olmuyor maalesef.


Mutlu mutfak önlüklerini nasıl bir proje takip eder?
Mutlu mutfak önlüklerinin marka patentini aldım ve inşallah o hep devam edecek.
Başka projelerimde var ama henüz patentlerini almadığım için kendime saklamamı mazur görün lütfen 


Çocukluğunda yemek yemeği hatırlıyor musun? Neleri severdin, neleri bir türlü sevemedin...
Canım anneciğim ve babacığıma selam olsun !
Ne eziyettim ben onlar için yemek vakitlerinde. Babacım az trenler dizmedi, bir lokma daha yedirebilmek için ve anneciğimde az uğraşmadı besleyici tarifler yaratmak için. Zümrüt'cüğüm bu açıdan senin şahane tariflerini her okuduğumda anneciğim aklıma geliyor.
Ama sayesinde ben; şu an hiç yemek ayırt etmeyen, sebze ve ot yemeyi özellikle seven birisi oldum çıktım.
Anne ve babama her açıdan olduğu gibi bu açıdan da minnet doluyum.


Ve klasik sorumuz... Yiyorumbuyuyorum.com okuyucuları için Nihan'dan bir mesaj ve yemek tarifi rica ediyoruz :)
Yiyorumbuyuyorum.com  okuyucularını ve uygulayıcılarını çok takdir ediyorum.
Onlar bilinçli insanlar ve sağlıklı beslenmenin, çocukları için önemini bilerek, bunu asla es geçmiyorlar.
Ne yalan söyleyeyim, ordan çok kez tarif alıp, evde uyguladım bende.
Yani sadece çocuklara özgü tarifler değil, bende faydalandığım için buradan bir kez daha teşekkür ederim sana Zümrütcüğüm.Yeni tarif yaratmak bir hayli zahmetli bir mevzu.
Çalışmalarını çok takdir ediyorum.

Bende o zaman yemekten en çok hoşlandığım tavuk köftesi tarifi vereyim :)

- 2 adet tavuk göğsünü kıyma yaptırıyoruz.
- Maydonoz, ince ince kıyılmış
- 1 soğan, ince ince kıyılmış
- 1 yumurta
- Kırmızı ve yeşil biber, ince ince kıyılmış
- Kekik, karabiber, tuz
- Galeta unu

Tüm malzemeleri karıştırıp, köfte şeklini veriyoruz ve ben bunu yağlı kağıda koyarak, fırında pişiriyorum. Böylece daha hafif oluyor.

Herkese afiyet ve sağlıklı günler dilerim…

Nihan İşler Çingitaş
Mutlu Mutfak Önlükleri

2011-02-07
Bu yazı 9219 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin