Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Herkese Merhaba

Ben Özlem. 1985'te Ankara'da doğdum ve o günden beri burada yaşıyorum. 2008 yılında Başkent Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliğinden mezun oldum. 2011 Nisan'dan beri sevdiceğimle evliyim. 2011 Aralık'tan beri tombik Pele'nin (kedimiz), 2013 Nisan'dan beri de tombik görünümlü minik meleğimin annesiyim.

Şöyle bir geçmise bakınca hep çalışkan,uslu bir çocuk oldum. Tüm okul hayatım boyunca tek hayalim bana en uygun işi yapmak oldu. Hangi işin bana uygun olduğunu anlamak için okuduğum bölümle ilgili farklı şirketlerde satış temsilcisi, kalite yönetim sorumlusu, insan kaynakları uzmanı olarak çalıştım ama her zaman içimden bir ses daha farklı bir şeyler yapmam gerektiğini söyledi. Acaba neydi bu farklı bir şeyler? Aslında örgünün dikişin dantelin havada uçustuğu bir evde büyümüş olmam, Barbie bebeklerime diktiğim elbiseler, arkadaşlarıma ördüğüm kazaklar, süslediğim yemekler bana bir ipucu veriyordu ama belki anlamak istemiyordum belki de cesaret edemiyordum bu konudaki yeteneğimi kullanacağım bir iş yapmaya.

 

Keçeyle tanışmam, düğün hazırlıklarım sırasında konuklarımıza vereceğimiz minik hediyelerimizi kendim yapmak istememle gercekleşti. Ailem ve arkadaşlarımın yardımıyla yaptığım 700adet gelin damat figürleri sayesinde keçeyle olan ilişkimiz bir hayli samimileşti. İlk o zaman aklıma düştü 'ben bu işi yapsam nasıl olur' sorusu. Çünkü o minik gelin ve damatları yaparken çok yorulmuş ama hiç sıkılmamıştım. İdeal iş bu değil miydi? Evet buydu ama sabit geliri olan bir işi bırakıp böyle bir karar almak çok zordu.

Tabii ben bunları düşünürken bir yandan keçeyle olan ilişkimi güçlendirmeye devam ediyordum. El emeği ürünlerin satıldığı sitelere yaptığım minik magnet ve anahtarlıkları koydum. Ve böylece bir şekilde Karpuz Tasarım doğmuş oldu. "Kanlı, canlı, çok tatlı şeyler" sloganıyla başladı maceram. İlk ay 36TL kazandım. İlk siparişimi aldığımdaki mutluluğumu tarif edemem. Bir süre arkadaşlarımdan ve onların arkadaşlarından sipariş aldım. Sonra hiç tanımadığım insanlar sipariş vermeye basladı. İnanamıyordum. Benim boş zamanlarımda hobi olarak ellerimle yaptığım şeyleri insanlar beğeniyor ve karşılığında para veriyordu. Gerçekten inanılmaz tatmin edici ve mutluluk verici bir duygu bu. İnsan kendini çok değerli hissediyor.

 

Siparişlerim arttıkça ürünlerimi çeşitlendirmeye başladım. Yurtdışında bebek bodylerine keçeden kravat papyon gibi süslemeler yapıldığını gördüm. Ben de kendimden bir şeyler katarak yeni modeller ürettim. Küçükken üzerinde "özlem" yazan bir tshirtüm olduğunu ve onu inanılmaz sevdiğimi hatırladım. Ve onu giydiğimde çok havalı olduğumu. Böylece ürünlerimi kişiye özel hale getirmeye karar verdim. En başından beri amacım müsterilerimin hayallerini gerçekleştirmek oldu. En büyük tatminim de "hayal ettiğimden de güzel oldu" cümlesi oldu hep.

Bir süre sonra tek işim Karpuz Tasarım olmuştu. Yeni ürünler, yeni modeller geliştiriyordum. Aslında bu konudaki en büyük yardımcım müşterilerim oldu. Şurası böyle olsun, buraya şöyle bir obje koyalım, aa şunu da mı yazsak derken onlarla birlikte yeni ürünler ürettik. Tshirtler, kapı süsleri, minik hediyelikler, parti süslemeleri derken tanıdığım tanımadığım bir çok ailenin en özel, en güzel günlerinde yanlarında olur hale geldim. Hastane çıkışını, diş buğdayı tshirtunu , doğum günü tshirtünu hatta bir sonraki doğum günü tshirtunu bile hazırladıgım çok özel bebeklerim oldu. Çocuğu olmasa da miniklere aldığı tüm hediyeler için Karpuz Tasarım'ı tercih eden müşterilerim oldu. Ve bu iş sayesinde tanıdığım, artık arkadaşım olan çok sevgili müşterilerim de oldu.

 

Bu işi en çok da kendi bebeğim olduktan sonra sevdim. O zaman, yaptığım ürünlerin anneler için ne kadar değerli olduğunu anladım ve daha da severek yaptım. Çocuğum olduktan sonra belki zamanım daha kısıtlı hale gelmişti, enerjim azalmıştı, dinlenme ihtiyacım artmıştı ama bana çocuğumu kendi kendime büyütme imkanı veren bu işe daha çok bağlanmıştım.

Herkes bana "nasıl yetiştiriyorsun bunca şeyi?" diye soruyor. Öncelikle en büyük sırrım, annem. Onun destegiyle bir çok şeyi başarıyorum. Herhangi bir yerde herhangi bir işte çalıştığım, canımın ici kızım Nisan'ın ve yakışıklı oğlum Pele'nin hayatımızda olmadığı günleri düşünüyorum bazen. Ne kadar boşmuş diyorum. Şu an her dakikam dolu. Yaptığım her işte yapacağım bir sonraki işi planlıyor oluyorum. Asla aynı anda tek bir iş yapmıyorum, yapamıyorum. Televizyon izlerken bir yandan dikiş dikiyorum, Nisan'ı uyuturken maillerime cevap veriyorum, alışveriş yaparken yeni ürünler için fikir üretiyorum. Ve çok seviyorum dolu dolu olmayı. Ara ara isyan da ediyorum tabii. Bu yoğunluğun ve yorgunluğun en büyük ödülü de istediğim her an kızıma sarılıp öpebiliyor olmak. Onun her gülüşünü, her düşüşünü, Pele'yi her mıncıklayışını görebilmek inanılmaz büyük bir şans. Bunu düşünüp rahatlatıyorum kendimi hemen. Hem çocugumla beraberim, hem para kazanyorum hem de kendimi yorgun ama çok iyi hissediyorum. E daha ne olsun..

 
“Nasıl beceriyorsun bunları, ben çöp adam bile çizemiyorum” diyenler de oluyor. Ben herkesin kesinlikle bir konuda yeteneği olduğuna inanıyorum. Evet ben el işlerinde yetenekliyim inkar edemem. Görsel hafızam baya iyidir. Yaratıcıyım, pratiğim. Ama hiç bir spor dalında başarılı olamadım hayatım boyunca. Üç cümleden fazla yazıyı ezberleyemedim. Şarkı söyleyemedim, en sevdiğim şarkıyı bile tanıyamadım radyoda çaldığında. İlk yemeğimi evlendikten sonra yaptım. Hala da sevmem yemek yapmayı.

 

En çok da Nisan için yemek yaptım hayatım boyunca. Bu yemeklerden birinin tarifiyle veda ediyorum sizlere.

Tarhana Çorbası:

1 ceviz içi büyüklüğünde kıyma kendi yağı ve suyunda pişirilir. Yarım havuç, 2-3 dilim patates, 1 diş sarımsak eklenir. 1 çay bardağına yakın acısız salçasız tarhana eklenir. Üzerine 2-3 kupa su eklenip pişirilir. Piştikten sonra da 1 tatlı kaşığı zeytinyağı eklenir ve bebek tarafından afiyetle yenir.

Bana, Nisan'a, Pele'ye ve ürünlerime aşağıdaki adreslerden ulaşabilirsiniz. Görüşmek üzere, sevgiler, saygılar :)

www.karpuztasarim.com
nisandansonra.blogspot.com
facebook.com/karpuztasarim
instagram : karpuztasarim

2014-02-13
Bu yazı 3094 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin