Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Hamilelikte Beslenme ile ilgili merak edilen çok fazla şey olduğunu gelen soru ve maillerden biliyor ve uzun zamandan beri sitede konuyla ilgili özel bir hazırlık yapmak istiyordum. Bundan sonra rutin aralıklarla anne adaylarının nasıl beslenmeleri gerektiği konusunda Uzmanlarımızdan görüşler alacak, sizlerden gelecek soruları onlara iletip, sorularınız ve Uzman cevaplarını sitede yayımlayacağım.

Eğer bebek bekliyorsanız lütfen merak ettiğiniz konularla ilgili soruları yiyorumbuyuyorum@gmail.com adresine isminiz, yaşınız ve hamileliğinizin kaçıncı ayında olduğunuz bilgileri ile birlikte gönderin.

İlk söyleşi sorularımızı hamileliğinin ilk üç ayında olan Fulya Cönger Dikmen hazırladı, Uzman Diyetisyen Elvan Odabaşı Kanar yanıtladı (www.formeo.com.tr).


-Yarı yağlı ya da yağsız süt kalsiyum açısından daha mı zengin? (Ben AOÇ’nin günlük sütünü kullanıyorum hem güvenli, hem cam şişe diye ama bu markanın yarı yağlı ya da yağsız sütü yok, bu kalsiyum olayı doğruysa hangi marka güvenli onu bilemiyorum )

Yarım yağlı veya yağsız süt tercihi çok az miktarda da olsa kalsiyumdan daha zengin bir içerik sunuyor bize. Ama asıl sağladığı avantaj hayvansal yağ içeriği düşük bir beslenme tarzı. Beslenme tarzınızda hayvansal yağ oranını düşürüp bunun yerine bitkisel yağlara yer verirseniz kalp damar sağlığı açısından çok doğru bir tercih yapmış olursunuz.


-Hamileliğin ilk üç ayı bebeğin tüm organlarının geliştiği dönem. Özellikle bu dönemdeki beslenmenin bebeğe çok büyük katkılar sağladığını okudum. Bu doğru ise ikinci üç aydan itibaren başlayan dönemde besinlerin bebeğe etkisi (eksi ya da artı yönde) azalıyor mu?

Yapılan araştırmalar artık hamilelik döneminden önce anne ve babanın beslenme şeklinin öneminden bahsediyor. Siz eğer çift olarak böyle bir sürece karar verdiyseniz hem anne hem de baba adayı olarak 3 ay öncesinde beslenme tarzınız değiştirmelisiniz. Yeterli ve dengeli beslenmeyi yaşam tarzınıza uygun bir şekilde benimsemelisiniz. Hamileliğin ilk 3 ayı oldukça önemli ve ne yazık ki bu dönem bulantı, kusma ve iştahsızlık şikayetleri ile gösterilmesi gereken özen gösterilmeden geçiriliyor. Oysa ki annenin hangi besinleri tüketebildiğinin öyküsü alınmali ve buna göre alması gereken enerji üzerinden bir beslenme programı hazırlanmalı. Eksik kalan besin grupları var ise doktor ile görüşülerek gerekli besin takviyeleri yapılmalı. Hamileliğin her dönemi beslenme açısından ayrı bir önem taşımakta, bunun için şu dönem çok daha önemli diyemeyiz. Ama anneler olarak şunu çok iyi bilmeliyiz; bu dönem tercih edilen besinler ve aldığınız kilo dünyaya getireceğiniz bebeğinizin sağlığı açısından oldukça önemli. Özellikle 12. Haftadan sonra bebeğinizin tat alma duyuları gelişmeye başladığı için anne hangi besini tercih ediyorsa bebekte o besinin tadını öğrenmeye başlıyor. Anne böylelikle bebeğine ilk beslenme eğitimini anne karnında veriyor.


 


-Bitki çaylarının iyice araştırılmadan içilmemesi gerektiği söyleniyor çünkü bazı bitkilerin düşüğe sebep olduğu ve bebeğin fizik ve beyin gelişimini kötü yönde etkilediği savunuluyor. Bu doğru mu? Doğruysa hangi bitkilerden uzak durmamız lazım? Bu kadar bitki arasından bunu nasıl anlayacağız?

Bu dönem çay, bitki çayı ve kahve tüketimi alışkanlıklarımızı sorgulamamız gerekiyor. Özellikle kafein tüketimini mutlaka sınırlandırmalıyız. Bu sebeple çay tüketimini günde 2-3 çay bardağı, kahve tüketimimizi ise 1 fincanın üzerine çıkarmamakta fayda var. Bitki çayları ise oldukça karışık bir konu. Bazen genele problem yaratmayan bilindik bitki çayları bile bu dönemde riskli olabiliyor. Özellikle: adaçayı, sinameki, ahududu çayi, fesleğen, biberiye, lavanta, yaban mersini, sarı kanturon, melisa yaprağı, kediotu, oğul otu, aloe vera, karahindiba uzak durulması gerekenler.
Bu donemde tüketebileceğiniz bitki çayları ise; zencefil, ıhlamur, papatya, rezene, kuşburnu, normal çay, yeşil çay ve meyve çaylarıdır. Özellikle zencefil hamilelik bulantıları için doğru bir tercih olacaktır. Rezene çayı ise hem sizi hem bebeğinizi rahatlatacak ve daha kaliteli uyumanızı sağlayacaktır.


-Kaşar peynir beyaz peynire oranla daha mı fazla kalsiyum içeriyor?

Aslında çok ciddi kalsiyum farkları yok. Fakat hamilelik döneminde özellikle çiğ sütten hazırlanmış köy peyniri çeşitlerinden uzak durmak gerekiyor. Diğer taraftan dikkat edilmesi gereken en önemli nokta yağlı ve tuzlu peynirin tüketim miktarıdır. Eğer siz kahvaltınızda 1 dilim tüketiyorsanız problem yok ama peynir tüketmeyi seviyor ve miktarını fazla tüketiyorsanız tuz ve hayvansal yağ oranını kontrol etmek adına lütfen peynir tercihinizi diyet alternatiflerden değerlendirin. Böylelikle hamilelikte karşılaşabileceğiniz ödem ve tansiyon problemine karşı da önlem almış olacaksınız.
 

 


-Bir kaynakta maden suyunun istenildiği kadar tüketilebileceği yazarken diğer bir kaynakta çok fazla maden suyu içememek gerektiği yazıyor. Bunun hangisi doğru?

Maden suyu tüketimi ile ilgili dikkat edilmesi gereken nokta sodyum(Na) içeriği düşük olanları tercih etmek. Litrede 300 mg altında olanları tercih etmeniz hamilelik döneminde güvenilir olacaktır. Tüketim miktarını ise 500 ml üzerine çıkmamak güvenli olacaktır.

-Et tüketiminin sık olması gerekiyormuş. Kuzu etinin danaya göre gelişimde daha iyi olduğu söyleniyor.

Hamilelik döneminde demir, B12 ve çinko ihtiyacımızı kaliteli bir şekilde karşılamamız için kırmızı et tüketimine özen göstermeliyiz. Hafta da 3-4 gün 100-120 g civarında dana veya kuzu eti tüketmek ve tüketirken yanında salata veya buharda pişmis sebze tercih etmek sağlıklı olacaktır.
 

 

2012-07-17
Bu yazı 3622 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin