Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Araştırmalar evcil hayvanların, çocuklarda stresi azalttığını, duygusal durum ve sosyal etkileşimler üzerinde olumlu etkiler bıraktığını ortaya koymuştur. Evcil hayvanlar, çocuğun yaşamına ve gelişimine katkıda bulunurlar. Çocukların kişisel gelişimlerinde, hayvanların pozitif rolü, tüm pedagoglar ve psikologlarca kabul edilmektedir. Bu yüzden pek çok çizgi filmin baş karakterlerini hayvanlar oluşturmaktadır.

Genellikle çocukların çoğunda hayvan sevgisi vardır. Ancak, eve hayvan almadan önce, ailedeki bireylerin tümünün bir köpek ,kedi… almaya istekli ve ilgili olmaları gerekir. Sırf çocuk istiyor diye eve bir kedi ya da köpek almak doğru değildir. Çocuğa, bir evcil hayvanın bir bebek gibi bakım isteyeceği anlatılmalıdır. Sorumluluk almayı göze alıp almadığı sorgulanmalıdır. Eve hayvan almak çocuğun birkaç günlük heveslerinden biri ise ,çocuğun bu isteği yerine getirilmemelidir. Evdeki çocuk bir iki gün oyalansın, sevinsin diye eve alınıp sonra terk edilen , geri iade edilen hatta sokağa atılan bu hayvanların da duygularıyla yaşayan canlılar oldukları unutulmamalı, onlara anlatılmalıdır. Sonuç bu olacaksa çocuğa kurmalı oyuncak bir köpek yada kedi almak daha iyi olur.
Öte yandan, çocuk istiyor diye tüm sorumluluğun çocuğun üstüne bırakılması da doğru olmaz. Çocuklara, onların mamasını, suyunu vermeyi, bakımını yapmayı öğretme ve devamını denetleme görevi ailenindir.Ayrıca anne baba; köpek veya kedi yemek yerken onu rahatsız etmemesi gerektiğini, yüzünü yalatmamasını, yemeğini paylaşmamasını , yatağına almamasını, kuyruğunu kulağını çekip sıkıştırmamasını, onun bir oyuncak olmadığını anlatmalıdır. Aile bireylerinin tümü evdeki hayvan sorumluluğunu paylaşabilmelidir. O yüzden eve hayvan almak tüm aile bireylerinin üstünde düşünmesi ve oybirliğiyle karar vermesi gereken bir konudur. Yoksa, sıkça yaşanılan sonuç gelişir. Köpek çocuğa alınır, sorumluluk anneye kalır.

Çok genel bir ifade ile, köpeğin cüssesi , ona ayrılması gereken zamanla doğru orantılıdır. Zaman ve yaşam tarzı, köpek almadan önce iyice düşünülmelidir.Okul, dersler ödevler varken köpeğe ayrılacak zamanın sıkıntı yaratabileceği unutulmamalıdır.

3 yaşından küçük çocuklar, hem fiziksel hem de düşünsel anlamda bir köpeği kontrol etme yeteneğinde değildirler. Sosyal algılayışı ast-üst hiyerarşisine dayalı köpek, 3 yaşın altındaki çocuğa itaat etmez. Kuyruğunu kulağını çekmesinler diye onlardan uzak durur. Ancak 3 yaşından büyükler aynı şeyi yaparlarsa tolerans göstermeyip ısırabilir. Rekabet duygusu ve kıskançlık gibi duygular içindeki köpekle küçük çocuklar aynı ortamda yalnız olarak, kontrolsüzce bırakılmamalıdır.
Köpek çocuk dostluğu açısından da kedi sahibi olmak açısından da ideal denebilecek çocuk yaşı 7 yaş ve üstüdür.Hayvanın bakımı ile ilgili sorumluluğu yerine getirmesi bakımından 10 yaşındaki çocuk, kedisine, köpeğine(cüssesine göre değişir) rahatlıkla bakabilir yaştadır. Bu yaşta kas yapıları geliştiği için, onları rahatlıkla kucaklayıp, daha bilinçli oldukları için kediye köpeğe zarar vermeksizin ve zarara uğramaksızın onlarla oynayabilirler.
Evdeki birey saysı fazla ise, köpek fazla sayıda farklı davranışa maruz kalacağından, uyumlu olan ırklar seçilmelidir.Çocuklarla iyi geçinen, agresif olmayan ırklar uygundur. Doberman, Rottweiler gibi kıskanç ve sinirli olabilen ırkların seçiminden kaçınılmalıdır. Daha küçük çocuklar için, tavşan, balık, kuş beslemek daha ideal olabilir. Bakımları kolay ve zaman almadığından küçük çocuklar için bu tip küçük hayvanlar daha elverişlidir.

Hayvanla büyüyen çocuk , barışcıl, sevecen, dışa dönük yumuşak başlı olur. Paylaşımı, kendinden başka canlıların farkına varmayı, yaşam hakkına saygıyı, empati kurmayı öğrenir. Duygusal zekası gelişir. Sağlıklı hayvanlarla büyüyen çocuklar, ileriki hayatlarında birçok alerjene karşı daha güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olurlar. Hayvan, çocuğun psikolojik ve fizyolojik gelişimine katkı sağlar. Kedinin, köpeğin, kuşun, balığın ya da herhangi başka bir ev hayvanının bakımını üstlenerek veya paylaşarak sorumluluk sahibi olmayı öğrenen çocuk bir bakıma hayata hazırlanır. Kendine yetmeyi, kendine güvenmeyi öğrenir. Gelişmiş ülkelerde bu gerçeklerden yola çıkılarak eve hayvan alınımı uzmanlarca desteklenmektedir. Bir köpeği eğitmek , çocuğa özgüven kazandırır. Başarmanın hazzını yaşatır. Bir canlıyla iletişim kurmayı öğretir. Stresi kaldırır.

Elbette, sağlıklı bir hayvanla bunlar mümkündür. Öte yandan sağlıksız bir hayvandan geçebilecek bazı önemli hastalıkların olabileceği de unutulmamalıdır. Bunun için, evde bulunan hayvanın tüm aşıları, antiparaziter ilaç uygulamaları, bakımı vb. veteriner hekimin öngöreceği bir sağlık takip programı içerisinde dikkatle sürdürülmelidir. Evdeki hayvanların sağlığı kontrol altında ise, ev halkının sağlık endişesi yersizdir. Bilakis, ev hayvanları; sağlığımızı yükselten, eve sevinç, enerji, coşku katan yaşamsal zenginliklerimizdir.

Gülay Kabasakal Ertürk
Veteriner Hekim - Homeopat
www.petklinik.com

2008-01-25
Bu yazı 2392 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin