Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Bebek beslenmesi, bebeğin doğumundan itibaren üzerinde önemle durulması gereken bir konudur. Gelişimi normal ve sadece anne sütü alan bebeklerde, altı aydan önce ek besinlere başlanmamalı, ilk 6 ay bebek beslenmesi sadece anne sütü ile yapılmalıdır. 6. aydan sonra da emzirmeye aynı sıklık ve sürede devam edilmelidir.

6. aydan sonra tek başına emzirme bebeğin enerji gereksinimlerini karşılayamaz, bu dönemde demir ve çinko depoları tükenir. Bebeğin enerji ve besin öğesi gereksinimlerinin tam olarak karşılanması, ısırma, çiğneme becerilerinin ve konuşmanın geliştirilmesi için 6. aydan itibaren bebeğe farklı tat ve özellikteki besinler sunulmaya başlanmalıdır.

Ek besinlere geç başlanması büyüme geriliği,bağışıklıkta azalma, ishal, enerji ve besin öğesi eksikliğine, ileriki yıllarda ise besin reddine yol açabilmektedir.
4. aydan önce bebeğe ek besin verilmesi ise; besin alerjilerine, ishal, kabızlık ve gaz sancısına neden olabilir. Bunun yanı sıra annenin sütü azalabilir. Zayıflık ve aşırı beslenme gibi sonuçlar ortaya çıkabilir. Anne sütü alamayan ya da anne sütü ile gelişimi yeterli olmayan bebeklerde 4. aydan itibaren ek besinlere başlanabilmektedir. Anne sütünün yeterliliğini bir pediyatrist ve diyetisyen birlikte değerlendirmeli, ek besinlere geçmenin gerekliliğine bu işbirliği ile karar verilmelidir.

Ek besinler bebeğin ayına uygun büyüme ve gelişme sürecini destekleyen, değişik tatlarla tanışmaya olanak sağlayan, sonraki aylarda kolay yeme alışkanlığı kazandıran, besleyici değeri yüksek; alerji yapma niteliği az olan besinler olmalıdır.

4- 6. aylarda; bebeğe ilk verilecek besin yoğurttur. Evde yapılan yoğurt tercih edilmelidir. Bu aylarda sebze çorbası, meyve suları- püreleri verilebilir. Bebek altı aylık iken ek besinlerden elde edilen enerji toplam enerjinin %50’sini aşmamalıdır.

6.ay sonunda; bebeğe sebzeler püre halinde verilebilir ve ince çekilmiş kıyma ilavesine başlanabilir. Yine 6.ay sonunda sabah kahvaltılarına başlanmalıdır. İyi haşlanmış yumurtanın sarısı 1 çay kaşığından başlanarak yavaş yavaş artırarak verilebilir. Yumurta proteininin biyolojik değeri yüksektir. Yumurtanın beyazı ise 12.ay sonuna kadar kullanılmamalıdır.Yumurtadan 3-4 gün sonra tuzsuz peynir ilavesine başlanabilir. Buğday unundan yapılmış (gluten nedeniyle) besinler altı aydan önce verilmemelidir.

7- 8.aylarda; sebze, tarhana ve yoğurt çorbaları et, tavuk ve kıyma ilavesiyle verilmeye başlanabilir. Sıvı besinler sulukta veya bardakta verilmelidir.

9- 12.aylarda; artık bebeğe verebilecek gıdalar oldukça çeşitlenmiştir. Beslenme programına ek olarak haftada 2 kez haşlanmış veya ızgara taze balık verilmeye başlanmalıdır. Ayrıca baharatsız ve soğansız ızgara köfte verilebilir. Baklagiller besin değeri yüksek gıdalar olduğu için tercih edilmelidir, haşlayıp tel süzgeçten geçirilerek bebeğin çorbalarına ilave edilebilir. Makarna ve pilav iyice ezilerek verilebilir. 11- 12.aylarda bebeğe çok yağlı ve tuzlu olmamak şartıyla ev yemeklerinden iyice ezilerek verilmeye başlanabilir.

•Ek besin bebeğe her zaman açken verilmelidir. Bebeğin yorgun olmadığı ve sakin olduğu bir dönem seçilmeli, yutmasını kolaylaştırmak ve ek gıdanın akciğere kaçmasını engellemek için ek gıda verilirken bebek kendini güvende hissedecek şekilde dik olarak kucakta tutulmalıdır.

•Bebek ile anne arasındaki bağın zarar görmemesi, bebeğin ağız-diş yapısının doğru şekilde gelişebilmesi için biberondan kaçınılmalı, ek besin kaşıkla verilmelidir.

•Yeni verilmeye başlanan gıdaların bebekte allerji ya da sindirim güçlüğü yaratıp yaratmadığının anlaşılabilmesi için farklı gıdalara teker teker ve en az 3-5 gün ara ile başlanmalıdır.

•Bebeklere ek besin ilk defa verilirken, küçük miktarlarda başlanmalı ve yavaş yavaş arttırılmalıdır.

•Sebze, meyve, pirinç, mercimek gibi yiyecek maddeleri iyice yıkandıktan sonra kullanılmalıdır.

•Bebeğin ek besinleri, doğal ve taze ürünlerden hazırlanmalıdır.

•Ek besinler bebeğe ayrı kaptan verilmeli, ne miktar yediği gözlenmelidir.

•Kullanılan kap vb. temiz olmalıdır.

•Bebek için hazırlanılan besinlerde katı yağ, şeker, tuz, salça ve baharat kullanılmamalıdır. Böylelikle bebeğin besinlerin doğal tatlarına alışmaları sağlanırken sindirim sistemi ve böbreklerine aşırı yük binmesi engellenir.

•Hazırlanılan gıdalar oda ısısında 2 saatten fazla bekletilmemelidir.

•Bebek yeni başlanan bir ek besini almazsa ısrarcı olunmamalı, birkaç gün sonra tekrar denenmelidir.

•Diş çıkarma dönemi bebeğin iştahsız ve huzursuz olduğu zamanlardır. Bu dönemlerde bebek anne sütünü daha fazla almak isteyebilir. Kaşığı reddetme, bu dönemde karşılaşılabilen bir problemdir, ısrarcı olmamak gerekir.

•İnek sütü bebeklerde ishal, barsak kanaması, demir eksikliği anemisi, inek sütü allerjisi riskini arttırdığından 1 yaşına kadar bebeklere inek sütü verilmemelidir.

•Domates, bal, kivi ve çilek yüksek allerjen özelliklerinden; kereviz, enginar, yer elması ise nitrat içeriklerinden dolayı bebeklere 1 yaşından önce verilmesi uygun olmayan besinlerdir. Patlıcanın hem nitrat hem de nikotin içeriği yüksektir. Bakla seyrek de olsa alyuvarların yıkılması ile seyreden favizm hastalığına neden olabildiğinden bir yaşından önce verilmemesi gereken bir diğer besindir.

•Ek besinlere başlanmasıyla beraber bebeğin dışkısı daha değişken ve katı bir hale gelecektir. Bunun yanı sıra bezelye gibi yeşil sebzeler bebeğin dışkısını koyu yeşil renge döndürebilir. Bu değişikliklerin normal olduğu bilinmeli, endişe edilmemelidir.

Bilinmelidir ki bebekler çoğu zaman neyi ne kadar yiyeceklerine kendileri karar verir. Bebek beslenmesinde asıl hedef kaliteli besinlerle çeşitliliği sağlamak olmalı, miktar konusunda baskıcı davranılmamalıdır.

Dyt. Damla Yılmaz
Ankara Güven Hastanesi Pediyatri Diyetisyeni
www.guven.com.tr

2008-02-19
Bu yazı 2260 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin