Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Elvan’ın Türkiye’nin en iyi beslenme uzmanlarından biri olduğunu düşünüyorum. Onun güler yüzünü, insanlığını seviyorum, işine olan sevgisini, hedeflerini gerçekleştirme isteğini takdir ediyorum, projelerini takip ediyor, sırada olanları merakla bekliyorum . Onun kadar işine aşık insan az gördüm. Bu sevgisinin ona kattığı inanılmaz enerji ve insanların daha doğru beslenerek daha mutlu bir hayat sürebileceklerine olan inancı sayesinde bu kadar güzel projeye imza atabildiğini biliyorum.

Ve ekibi... Aynen kendisi gibi bilgili, dinamik ve istekli. Gerçek bir takım olmuş, toplum iyiliği için durmadan çalışan harika kadınlar onlar... Söyleşide her şeyi okuyacaksınız ama Formeo kadınlarının en iyisine ulaşmak için çalıştıklarını ve önlerinde alkış tutulacak çok güzel projeleri olduğunu benden de duyun istedim.

Sevgili Elvan’ın yakında tamamlamayı ümit ettiğim Yiyorum Büyüyorum II’nin tüm tariflerini gözden geçiren, düzeltmeler yaparak onay veren uzman olduğunu da ayrıca belirtmem gerek. Onunla çalışmak çok keyifliydi...

Sevgi ve sorumlulukla sarmaladıkları işlerinin hakkını verdikleri için Elvan’ı ve ekibini yani Formeo’yu çok yakından takip etmenizi şiddetle tavsiye ederim.

 

*Çok zengin bir mutfak kültürümüz var. Yemek yemek ve yedirmenin bizler için manevi anlamı büyük. Türkiye’de beslenme uzmanı olmak bu anlamda daha mı zor sizce. Türk halkının beslenme alışkanlıklarını sağlık ve yaşam kalitesi anlamında nasıl analiz ederdiniz.
Çok lezzetli, zengin ve keyifli bir mutfağımız var ve bir beslenme uzmanı olarak böyle bir mutfak kültürüne sahip olduğumuz için çok mutluyum, çünkü dünya mutfağına bakışıma farklı bir vizyon katıyor. Beslenme programlarımı hazırlarken çok çeşitli mönüler planlamama çok büyük katkısı oluyor. Zorlandığım zamanlar olmuyor mu? Tabi ki de oluyor. Ama ben mutfakta olmayı seven bir diyetisyenim. Bu sebeple danışanlarımın mutfağına girmek o kültürü öğrenmek bana inanılmaz bir keyif veriyor. Türk halkının beslenme alışkanlıkları doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine değişkenlik gösteriyor. Tabi paralel olarak ta sosyal yaşantıları da değişkenlik gösteriyor. Bireylerin sahip oldukları beslenme kültürleri ve sahip olmaları gereken sağlıklı beslenme kültürleri arasında güzel bir denge oturtuyoruz. Merkezimize Türkiye’nin her yerinden danışan geliyor Türk halkının beslenme kültürü genel olarak değerlendirdiğimde sağlıksız bir mutfağa sahibiz diyemem ama tamamen sağlıklı bir mutfağa da sahibiz diyemem. Ülkemizde ne yazık ki tansiyon ve kalp damar hastalıkları sıklıkla görülmeye başladı, diğer taraftan çocukluk çağı diyabeti ile de artık sık sık karşılaşmaya başladık. Tuzu ve yağı fazlaca tüketen bir toplumuz ve mutfağımızın sağlık lezzetini ne yazık ki bu alışkanlıklar bozuyor. Çocukluk çağı diyabetinin karşımıza sıklıkla çıkması ise paketli gıdaların kontrolsüz tüketimi, çocuklarımızı gıda ile ödüllendirme alışkanlığımız ve tabiî ki de hareketsizlik. Artık çocuklarımız bizim çocukluk dönemimizdeki gibi oyunlar oynamıyor. Formeo olarak bu konuda aileleri elimizden geldiğince bilinçlendiriyoruz.

*Elvan Odabaşı Kanar Türk halkına sağlıklı beslenme alışkanlıklarının benimsetilmesi yolunda çok hızlı ilerliyor ve bu konuda durmadan çalışıyor. Neler yapıyorsunuz anlatır mısınız.
Aslında biz formeo ailesi olarak oldukça yenilikçi ve enerjik bir ekibiz. Her yıl mutlaka sosyal sorumluluk projeleri yapıyoruz. Bu zamana kadar hamilelik ve emziklilik dönemine ait bir çok seminer yaptık, akıllı beslenme çantam bizim en keyifli yaptığımız projelerden birisi, merkezimizde sürekli emzirme kursları veriyoruz, İpek Kadınlar kadınlara yönelik gelenekselleştirmeye çalıştığımız farklı bir kadın projesi, tabi ki yıllardır sıfır kalori o bizim vazgeçilmezimiz. Ben şahsım adına şunu söyleyebilirim beslenme denilince sadece gıdalarla yaptığımız bir eylem gelmemeli akla. Bambaşka bir penceren bakıyorum ben beslenmeye. Benim için beslenme hayattan beslenmek anlamına geliyor. Ve en büyük inancım hayattan tek tip beslenmemek gerektiğidir.

 

* "Akıllı Beslenme Çantam" projesinden bahsetmeden olmaz. Beslenme çantası benim de çok önemsediğim ve tüm anneler tarafından da titizlik gösterilmesini dilediğim bir konu. Bu proje ile neleri hedeflemiştiniz.
Akıllı beslenme çantam bizim geleceğimiz aslında. Sağlıklı ve beslenme bilincine sahip yeni bir nesil hayal ediyoruz. Bu hayali gerçek kılmak için bir çanta hazırladık bu çantanın içine de düşlediğimiz o kocaman hayalleri koyduk. Ve şimdi bu hayalleri çocuklarımız ile paylaşıyoruz. Onlara beslenmeyi onların dili ile anlatıyoruz. Önce beslenme bilgisi ile zihinlerini doyuruyoruz. Ve biliyoruz ki onlar bir gün o bilgilerle hem kendi yaşam kalitelerini artıracaklar hem de yeni nesillerinin öğreticileri olacaklar. Bu projenin hem çocuklara verdiğimiz eğitim kısımları var hem de ailelere verdiğimiz eğitim kısımları var. Artık aileler gerçekten çok ilgili verdiğimiz eğitimlerden sonra yüzlerce mail alıyoruz anne çocuk departmanına…

*Ve “Doya Doya Zayıfla”... Üzerinde çok emek harcadığınızı biliyorum. Kitabın yazım aşaması, hedef kitlesi ve amaçlarından bahsedebilir misiniz.
Yazım aşaması inanın aslında yılları içeriyor, ben bu kitabı 11 yaşından bu zamana yazıyorum desem☺ kitabın en son sayfasında ilginç bir mektup var. Bu mektubun hikayesi de şu…. 11 yaşındayken 30 yaşıma bir mektup yazmışım ve yazdığım mektupta 30 yaşındaki Elvan’a kitap yazması için öneride bulunmuşum bu kitabı aslında ilk önce 11 yaşındaki Elvan’ın hayalini gerçek yapmak için yazdım☺ Ben mesleğimi gerçekten çok severek yapıyorum Zümrüt hanımcım ve siz de bunu biliyorsunuz, binlerce insanın hayat hikâyelerine tanık oldum, insanların yemek yemek ile ilgili hikâyelerinin içinde aslında hayatların hikâyeleri de gizli. Bizim işin en büyük sırrı ise o hikâyeleri anlamak…. Bu kitabı da o hikâyelerden birkaç örnek ile hazırladım… Bu hikâyelerin içerisinde merkezimin uyguladığı DDZ(Doya Doya Zayıfla) sitemini de anlattım. Bu kitap alışılagelmiş diyet kitaplarından oldukça farklı. Dili çok basit sizi akademik bir lisan ile zorlamıyor. Diğer taraftan keyifli çünkü yaşam hikayelerini ve diyet hikayelerini beraber bir şekilde okuyorsunuz onun içinde elinizden bırakmak istemiyorsunuz. Okurlarımdan aldığım maillere göre maksimum okunma süresi 3 gün. Bu çok sevindirici. Okurlarımız okurken kitapta kendilerine de rastlıyorlar çünkü u kitap aslında sizin kendinizle yüzleşme kitabınızda. En büyük farklılığı ise diyet programı içermemesi. Çünkü biz formeo olarak matbu diyet listelerine karşı bir merkeziz evet diyetin kişiye özel olduğunu savunuyoruz ve bunu gerçekten de uyguluyoruz… Bu sebeple kendi yayınlarımız dâhil hiçbir yazılı ve görsel yayında formeo diyetisyenlerinin diyet listeleri ile karşılaşamazsınız. Bizim diyet listelerimiz sadece bizden hizmet alan danışanlarımızdan kendi el yazımız ile bulunmaktadır.

 

*Peki siz kendi formunuzu nasıl koruyorsunuz. Elvan Odabaşı Kanar kendisi için nasıl bir beslenme programı uyguluyor ve bu kadar hoş görünüyor?
Ben gün de yaklaşık 8-9 öğün beslenen bir bireyim. Yemek yemeye bayılıyorum. Farklı lezzetleri keşfetmek ise benim için bambaşka bir keyif. Formumu korumamın nedeni tabiî ki de beslenme bilincine sahip olmam. Bir diyetiysen olarak en önemli becerim tabiî ki de bu bilince sahip olmak olmalı. Çok danışanım sorar Elvan Hanım siz şimdi hiç hamburger yemiyor musunuz diye… Her besini tüketirim, tabiî ki de sağlıklı bir öğün olup olmadığını ve diğer öğünüm ile nasıl planlayacağımı düşünerek tüketirim. Asla kalori takıntılı bir birey değilim. Benim için yediğim yiyeceğin günlük ihtiyaçlarımı karşılaması önemli. Danışanlarımda bu bilinci kazandırmaya çalışıyorum. Kısacası onları da kendi kendilerinin diyetisyeni yapmak en büyük amacım☺… bu arada vazgeçilmezi bitter çikolata ve Türk kahvesi di…. Hayatı bu iki lezzetle tadıyorum…

*Beslenme sorunları, kilo problemleri ile ilgili size koşan çok danışanınız var. Bu konular çözüldüğünde kişilerin psikolojilerinin de düzeldiğinden, hayatı daha farklı gördüklerinden eminim. Beslenme ve kilo ile ilgili sorunların kişinin hayatını ne dereceye kadar etkileyebileceğini, sorunun neden önemli olduğunu ve nasıl çözülebileceğini özetleyen bilgiler verebilir misiniz.
Aslında her şey doyum duygusu ile ilişkili. İlk doyumu keşif ise anne göğsünde. Çığlıklı çığlığa dünyaya geldiğimizde çığlıkların son bulduğu yer anne göğsü. Hem ruhumuzu hem bedenimizi doyurmanın muhteşem uyumunu ilk öğreti olarak annemizin göğsünde öğreniyoruz. Aç kalınarak kilo verilmesine karşıyım. Bir besinin yasaklanmasının sizde bedensel veya ruhsal bir açlık yaratması tekrar kilo almanıza neden olacaktır. İnsanoğlu doğduğu andan itibaren dünyada doyum duygusunu keşfederek hayatına devam ediyor. Binlerce insana hizmet verdim hazırladığım her diyet listesinin danışanımın yüzünde keyifli bir gülümseme oluşturmasına özen gösterdim. İşte o gülümseme bizim için en önemli başarı.

*Bir de aylık sağlık ve diyet gazetesi “Sıfır Kalori” var... Sıfır Kalori’de okuyucular neler takip edebilirler.
Sıfır kalori abur cubur bilgilere karşı kalorisiz bilgilerden oluşturduğumuz beslenme zekânızı doğru besleyen haberlerle dolu bir gazete. Formeo diyetisyenleri tarafından her ay keyifle hazırlanır. Bilimsel literatürlerin özetidir. Lezzetli bilgiler sunar. Sağlığınız ve diyet ilişkinizi anlatır. Hayattan doğru beslenmek isteyen okuyucuların gazetesidir. Zihninizi şişmanlatmaz… Gazetemizin içeriği genel olarak sağlık ve diyet ilişkisi, anne ve bebek beslenmesi, formda lezzetler vb. bir çok konu başlığından oluşmaktadır. Gazetemizin besleyici değeri yüksektir ve bağımlılık yaratır böylelikle hayata karşı bağışıklılığınızı yükseltir. Ben sıfır kalori ye bayılıyorum….

*Siz ekibiniz ile birlikte çocuk beslenmesine ayrı bir önem veriyorsunuz. Annelere çocuk beslenmesi ile ilgili hangi konularda “daima” ve “asla” derdiniz.
Çocuklar ve çocuk beslenmesi bizim için çok kıymetli. Annelere ve babalara çocuk beslenmesinin doğru anlatılması ve öğretilmesi gerektiğini düşünerek 2009 yılında “Anne Çocuk Departmanımızı” kurduk. Bu departmanda ebeveynlere eğitimler veriyoruz, çocuk takibi yapıyoruz, kilo problemi yaşayan çocuklarımızla ilgileniyoruz. Ve onlara sürekli olarak önerdiğimiz bir şey var. “ Çocukluk dönemi yaşamın altın çağı. Bu çağı son derece sağlıklı geçirmek bize yetişkinlik hayatını sağlıklı bir şekilde hediye ediyor. Bu yüzden mutlaka çocuk beslenmesini uzmanından öğrenin ve çocuğunuza sağlıklı bir yetişkinlik armağan edin. Ve asla dediğimiz şey ise çocuklarında bir tercih hakkı olduğunu unutmayın. Sağlıklı beslemek adına baskıcı bir ailenin varlığı çocuklarda çok ciddi yeme davranışı bozukluklarına neden oluyor. Dolayısı ile besinleri iyi bilen, doğru beslenmeyi, doğru besin tercihi yapabilmeyi öğrenmiş çocukların yetişmesi bizim en büyük amacımız.

 

*Aile ve yakın çevrenin çocukların beslenme hayatında olumlu veya olumsuz anlamda çok etkili. Ancak yemek yemeyen ya da çok seçen bir çocuğun durumundan dolayı en büyük manevi baskı hep annelere kalıyor...Diğer aile bireyleri ve yakın çevre için neler söylemek isterdiniz. İpler baştan nasıl sıkı tutulmalı ?
Bu dönem bir daha yaşanmıyor. Hataların telafisi uzun yıllar alıyor. Dolayısı ile çevresi tarafından beslenme konusunda olumsuz etkilenmiş bir çocuğun yetişmesi, anne ve babaları son derece üzüyor. Bu konuda da işe yine uzmanlar yetişiyor. Anne ve babaya hatta aile büyüklerine bir uzmanın, bu doktor veya beslenme uzmanı olabilir, doğruyu açık bir dille anlatması, hatalı beslenmenin yaratabileceği sorunları açıklaması son derece etkili oluyor. Çocuğun düzenli bir şekilde takibinin yapılması ve bu takipleri esnasında hatanın bulunup acilen telafi edilmesi de yine yapılabilecekler arasında. Biz beslenmeye karışmayı daha çok bebeklik döneminde görüyoruz. Bunu da uyarı yaparak, doğru anlatmaya çalışarak atlatıyoruz. Bu durumu yaşayan ebeveynlere önerimiz doğruyu savunmaları. Çocuklarının sağlığı için kalp kırmadan çocuklarını savunmalarıdır.

*Elvan Odabaşı Kanar’ın bundan sonrası içinde harika projeleri olduğunu tahmin ediyorum. Neler planlıyorsunuz?
Sevgili Zümrüt’cüm 2. Kitap geliyor. Şöyle minik bir bilgi verebilirim lezzetli bir kitap geliyor… Şuan formeo İstanbul
şubesini aktif hale getirdik. Bambaşka bir hizmet ile 2012 de karşınızda. Bu yıl gündemimizde yine İpek kadınlar var. İpek Kadınların gündemi ise KADINA YÖNELİK ŞİDDET. İpek kadınlarımız kozalarından çıkmak isteyen kadınlara el uzatıyor ve bunun için bir araya geliyor. Çok keyifli ve sürpriz isimlerle hazırlanıyoruz bu yıla. Birde Popüler yanlış diyet akımlarına karşı başlattığımız bir kampanya var DİYETİMDE EKMEĞİME DOKUNMA isimli. Bu kampanya ile diyette besin yasaklamalarına karşı çıkıyoruz ve bunu yüzlerce diyetisyen hep bir ağızdan söylüyoruz. Bu kampanya sosyal medyada başladı facebook üzerinden desteklerinizi bekliyoruz…

*Ve yiyorumbuyuyorum.com için hangi Elvan tarifininin geleceğini çok merak ediyorum. Bizler için neden bu tarifi seçtiniz?
Yemek tarifi diyince aklıma yüzlerce tarif geliyor başta da söylediğim gibi ben yemek yapmayı da yemek yemeyi de çok seven bir diyetisyenim. Sizler için kitabımdaki DOĞA AŞKI MAKARNA tarifimi paylaşmak isterim.
Malzemeler:
200 g ıspanak
1 çay bardağı light süt
45 g light kaşar peyniri
1 tatlı kaşığı zeytinyağı
Tuz
Hazırlanışı: 200 g ıspanak, 1 çay bardağı light süt, 45 gr light kaşar peynirive 1 tatlı kaşığı zeytinyağını blender’dan geçirin. Fosforlu yeşil renkte bir sos elde edeceksiniz.Asıl renk cümbüşünü ise bu sosu ısıttıktan sonra faredeceksiniz
Esmer makarnayı bir tencereye boşaltıp üzerine 1 bardak soğuk su ilave edin ve kapağını kapatıp bir taşım kaynatın.Daha sonra kısık ateşte suyunu çekmesini bekleyin. Makarna suyunu çektikten sonra üzerine sıcak sosu ilave edin.Ve tabi ki afiyetle tüketin.

Formeo

2011-11-15
Bu yazı 2712 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin