Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

İnsan vücudunun tüm organları gibi ağız ve diş yapısı da anne karnındaki gelişimleri ile birlikte çevresel faktörlerden etkilenmeye başlamaktadır. Hamileliğin 6. haftasında oluşumları başlayan süt dişlerinin doğumda gelişimleri önemli ölçüde tamamlanmaktadir. Sürekli dişler ise 20 yaş dişleri hariç 12 yaşına kadar gelişimlerine devam etmektedirler. Dolayısı ile anne karnından itibaren dişlerin yapısal gelişimlerini tamamladıkları bu süre boyunca kazanılan beslenme ve diş bakım alışkanlıkları ve periyodik dönemlerde yapılan diş hekimi ziyaretleri, bireyin ağız ve diş sağlığı kalitesini yaşamı boyunca direkt etkileyecek faktörlerdir.

Süt dişlerinin korunması, çocuğun beslenmesi, konuşması, estetiği için olduğu kadar, daimi dişlere yaptığı yer tutucu göreviyle ileride oluşabilecek bir kısım ortodontik bozuklukları engellemek için de gereklidir. Çürük, çok faktörlü enfeksiyöz bir hastalık olmakla beraber, oluşumu için temelde dirençsiz dişlere, çürük yapıcı bakterilere ve bu bakterilerin fermente ederek asit oluşturabileceği bir diyete ihtiyaç duyar. Hamilelik döneminde ve erken çocuklukta alınan protein ve özellikle kalsiyum ve fosfat gibi minerallerden zengin, fiziksel formu tükrük akışını uyaran, yapışkan ve asit olmayan gıdalar genel olarak diş sağlığını çürük açısından korur.

Çocuklar tarafından sıklıkla tüketilen ve diş çürüğünü tetikleyen şekerli ve yapışkan gıdaları yasaklamak yerine, bu gıdaları öğün aralarında değil bazı öğünlerin sonunda vermek hem büyüme ve gelişim hem de diş sağlığı açısından önemlidir. Önemli bir diğer nokta ise ülkemizde de sıklıkla görülen ve tamamen beslenme alışkanlığına bağlı olarak gelişen biberon çürükleridir. Şekerli ya da şekersiz süt vb gıdalar ihtiva eden biberonla uyuma alışkamlığı, biberon çürüğü olarak adlandırılan çürük tipine neden olmaktadır. Biberon çürüğü üst kesici dişlerin dişetine yakın bölgesinde bantlar şeklinde başlayan ve önlem alınmazsa sadece dişlerin kökleri kalıncaya kadar ilerleyen bir çürük tipidir. Bu sebeple rahatlatıcı etkisine rağmen ebeveynler çocuklarına biberonla beslenerek uykuya dalma alışkanlığı vermemelidir. Çürük oluşumunu önleyici veya yavaşlatıcı yöntemlerden bir diğeri olan bakteri plağının mekanik olarak ortadan kaldırılmasında görev aileye düşmektedir.

Bebeğin ortalama 6. ayı ile beraber sürmeye başlayan süt dişlerinin beslenme sonrası mutlaka gıda eklentilerinden temizlenmesi gerekmektedir. 1-1,5 yaşlarında macunsuz fırçalama ile temizlik yapılabilecekken, 2 yaşında dişler fluoridli diş macunları ile fırçalanabilir. Kullanılan fırça, küçük, kılları orta sertlikte, iyi naylondan ve kıl demetlerinin ucu yuvarlatılmış olmalı ve macun mercimek tanesi büyüklüğünde veya daha küçük miktarda yerleştirilmelidir. Beslenme sonrası fırçalama çocuğun ileride kazanacağı alışkanlık açısından da önemlidir.

Ağız ve diş sağlığının korunması için ebeveynlere düşen bir diğer önemli görev çocuklarını 2,5 yaşında diş hekimi ile tanıştırmalarıdır. 6 ayda bir yapılacak kontroller ile kısa ve ağrısız işlemler olan koruyucu tedaviler sayesinde çocuk diş hekimine alışacak böylece dişler çürüğe karşı korunarak olabilecek problemler tespit edilip önlem alınabilecektir. Bu koruyucu tedaviler fluorid terapisini ve fissur sealantları içermektedir. Hekim eliyle uygulanan fluorid terapisi 6 ayda veya yılda bir tekrarlanır. Bu yöntemle tüm dişler fluoridli bir jelle kaplanarak çürüğe karşı dirençlerinin arttırılması amaçlanır. Hekim gerekli görürse çocuğa oral yolla fluorid tablet almasını önerebilir. Fissur sealant ise azı dişlerinin çiğneyici yüzeylerinin ince bir cila ile örtülerek çürümelerini önlemeye yöneliktir. Her iki tedavi de basit, acısız ve kısa işlemlerdir ve maliyetleri ileride oluşabilecek bir çürük tedavisinden kesinlikle daha düşüktür. Ebeveyn ve diş hekimi işbirliği ile doğru beslenme, iyi bir ağız hijyeni ve koruyucu tedaviler çocuklarımızın ileride taşıyacağı ağız ve diş sağlığının anahtarlarıdır.

Dr. Dişhekimi Songül Uluçam

Ankara Dişhekimleri Odasından 30/06/2006 tarihinde alınan 1175/2006 sayılı izin belgesine istinaden yayımlanmıştır.

2006-07-10
Bu yazı 1427 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin