Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Ben art direktör, illustrasyon sanatçısı, hayvan hakları savunucusu ve stajer bir anneyim. Bu benim 40 yıllık hayatımın özeti. Jeofizik mühendisi olarak başlayan öğrenim hayatımın bana göre olmadığına karar verip, grafiker olmayı kafaya koyarak, ittire kaktıra bir ajansa kapak attım. O ajansı batırdıktan sonra başka bir ajanstan teklif aldım ve böylece devam etti tasarım maceralarım. Yaklaşık 5 sene sonra, 29 yaşımda “Madem bu işi yapıyorum, alaylı değil okullu olmalıyım” diyerek Marmara Güzel Sanatlar Fakültesine girdim. Böylece 14 sene dolu dolu keyifle, önce grafikerlik sonrada art direktörlük mesleğimi icra ettim.

 

 

2000 yılında ilk kedim Şero bir iş arkadaşım tarafından bana getirildi. Şero nun hayatıma girmesi ile hayvanlara bakışım bir anda değişti. Eskiden onların sadece hayvan olduğunu düşünürdüm. Bizim gibi hisleri olduğundan, aşık olduklarından, sevdikleri ölünce yas tuttuklarından bihaberdim. Sokak hayvanları ile daha yakından ilgilenmeye başladım. Onları beslemeye, sevmeye başladım. Bir sene sonrada, dünya tatlısı Yedikule Hayvan Barınağı kurucusu ve yöneticisi Meral Olcay ile tanıştım. Birlikte www.yedikulehayvanbarinagi.com web sitesini yaptık. 11 senede 1000 adetten 3000 adete çıktı köpek sayısı. Ama gönüllüleri de bir o kadar arttı. Türkiye’nin en iyi barınağı olarak biliniyor şuan yedikule. Yedi sene, sevgili Tolga Öztorun ile birlikte aktif olarak çalıştık barınakta. Bir yandan mesleğimi yapıyor bir yanda da barınak için aktiviteler düzenliyor, yardım topluyorduk.

Ve ben 35 yaşıma geldim. E artık kariyer bir yere gelmişti. Hayatımdan da gayet memnundum. Erkek arkdaşım ile de zaten uzun yıllardır birlikteydik. Evlenip çocuk yapmamız gerekiyordu artık. 2007 de evlendim. 2009 da da dünya tatlısı oğlum Barış dünyaya geldi.

Ben en başından “Bebeğim olursa çalışmayacağım. Tüm dikkatimi ve ilgimi ona vereceğim” diye planlamış bir anneyim. Belki bunun nedeni annemin ben 5 yaşındayken vefat etmesindendir. Belki de bakıcılarla büyümesi doğru gelmediğinden. Bilemiyorum ama doğru kararı verdiğimi her gün yeniden hissediyorum. Hamile iken işten ayrılıp evde göbek büyütmeye başladığım sıralar, hobi olarak başladığım www.cizimim.com un temellerini attım.

 

Sadece kendime bir avatar çizmemle başladı herşey. O avatarı görüp kendine de isteyen arkadaşlar, onlardan görüp isteyen müşterilere dönüştü. İlk yıllar daha çok oğluma odaklandığım için yavaş büyüdü. Ancak 2012 senesi www.cizimim.com için atağa kalkma yılı oldu. Çok keyifle çiziyorum her bir kişiyi. Bu keyif çizimlerimden insanlara ulaşıyor. Bu sayede kendi kendine çığ gibi büyüyor cizimim.com. Bir sevgi işi bu. İşimi seviyorum. İnsanları mutlu etmeyi ve hediye vermeyi de her zaman sevmişimdir. Her müşterim, benim hediye verdiğim bir arkadaşımmış gibi hissediyor, o özenle çiziyorum. Yaptığım şey diğer meslektaşlarım tarafından delilik olarak görülüyor. Çünkü adobe illustator programında fotoğrafın üzerinden her bir noktayı tek tek elle çiziyorum. Bir kişinin çizimi yaklaşık 1 saat sürüyor. İlk başladığım yıllarda bu süre çok daha uzundu. Ancak şimdi sanırım bu işte oldukça ilerlediğim için 1 saatte bitirebiliyorum. Emek, zaman ve sevgi gerekiyor. Bu yüzden benim yaptığım bu tarz çizimleri yapabilen çok insan yok.

Ne kadar yaptığım işi çok sevsem de benim asıl işim annelik. Ben bir stajer anneyim çünkü annelikte her gün yeni bir şey öğreniyorsunuz. Bu yüzden sanırım hayat boyu stajyer kalacağım annelikte. Barış’ı mümkün olduğu kadar doğaya saygılı, sevmesini ve sevgisini göstermesini bilen, doğadan kopuk olmayan bir insan olarak yetiştirmeye çalışıyorum. 19 ay emzirdim. 4 yaşında olan oğluma daha hiç antibiyotik vermedim. Ateş düşürücü sadece suçiçeği çıkardığı sırada, sadece 1 kere verdim. Bol sebze, az et ile besliyorum. Sebzeleri de mevsiminde tüketip ve doğal olanlarından seçiyorum. Şeker ve çikolata çok çok az tükettiriyoruz. 4 tane kedimiz var evde. Sokakta gördüğümüz bütün kedi ve köpekleri sevmeden geçmez oğlum. Hatta sarılır onlara. Daha 4,5 aylıkken bir barınakta kafeslerin içine soktum. Yedikule barınağında 2000 köpeğin olduğu yerde bebek görenler baya azarladılar beni. Ama şuan bir çok çocuktan çok daha sağlıklı ve mutu bir çocuğum var. Durum bu olunca çevreden de “Deli anne” damgası yemeye oldukça müsait oldum tabi. “Acaba gerçekten benim gibi deli anneler bulur muyum ?” diye düşünürken Doğal Anneyim facebook grubunu buldum. 2012 de grubun kusucusu sevgili Başak Pırtini sayesinde grubun moderotorlerinden biri oldum. Şuan da en azından benim gibi deli 2600 den fazla anne olduğunu biliyorum.
Gelelim yemek tarifimize. Bu Barış’ın birlikte yapmaktan çok zevk aldığı bir yemek. Hamuru birlikte yapıp, malzemeleri birlikte koyuyoruz. Çok eğlenceli oluyor.

Sebzeli pizza

Hamur Malzemeleri:

  • 5 Su Bardağı Tam Buğday Unu
  • 5 Yemek Kaşığı Zeytinyağı
  • 1.5 Su Bardağı Ilık Su
  • 1 Çorba Kaşığı Aktif Kuru Maya (Yaş maya da olur. Kendiniz maya yapıyorsanız çok daha şaheser olur)
  • 1 Tatlı Kaşığı Tuz
  • 1 Tatlı Kaşığı Toz Şeker
  • Üst Malzemeleri:
  • 3 yemek yaşığı salça (veya mevsimi ise 1 su bardağı domates rendesi)
  • 2 su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri
  • 1 adet yeşil biber
  • 5-10 adet siyah zeytin
  • Mantar
  • Evde üzerine yakışacağını düşündüğünüz hangi sebze varsa onlar

Bir kase içerisine 1.5 su bardağı ılık su, şeker ve aktif kuru mayayı koyun ve karıştırın. Mayanın 10 dakika aktifleşmesi için bekleyin. Hamur yoğurma kabı içerisine 5 su bardağı unu eleyerek koyun. Unun ortasını havuz gibi açın. 1 tatlı kaşığı tuzu havuzun kenarlarına serpin. Kase içerisindeki mayayı havuzun içerisine boşaltın. Üzerine 5 yemek kaşığı zeytinyağı ilave edin. Pürüzsüz bir hamur olana kadar yoğurun. Yoğurma işlemi bitince, top gibi yaptığınız hamurun altını ve üzerini biraz yağlayın ve üzerini streç ile kapatın. Hamuru ılık bir yerde şişmeye bırakın. Hamur iki katına ulaştığı zaman bir kere daha biraz yoğurun ve dinlenmeye bırakın. 10 dk sonra pizza hamurunuz pizza yapmaya hazır olmuş olacak.

Hamuru 30 cm genişliğinde açıp üzeri yağlanmış bir tepsiye koyun. (yada minik minik pizzalar da yapabilirsiniz. Bu şekilde oğlum daha çok seviyor) Üzerine biraz sulandırdığınız ve tuz koyduğunuz salçayı sürün. Üzerin bütün malzemeleri dizin. En son kata da kaşar peynirini koyun. 200 derece önceden ısıtılmış fırında 20 dakika kadar pişirin.

Afiyet olsun
Duygu Külünkoğlu Meriç

2013-01-26
Bu yazı 1798 kere okunmuştur.

Başak

Harikasın Duygucum, ikiyi karşılaşmışız D Sevgiyle kal. dogalanneyim.blogspot.com

Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin