Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Selam,

Ayça ben, nam-ı diğer cirtlakpupe! ve şanı çoktaaan İzmir hudutlarını geçmiş Rüzgar Paşa'nın annesi
Anne olmak, aile kurmak, iş sahibi olmak vsvs. benim yapı olarak çok istediğim fakat üzerine çok kafa yormadığım mevzulardı çünkü ben bir yengecim ve psikoloğumun dediğine göre tamamen sağ beyni çalışan bir zat-ı muhteremim))

Ne yapamaz sağ beyni çalışanlar?(bildiğim kadarıyla)

Uzun vadeli düşünemez
Mantıklı olamaz
Analitik olamaz
Olumsuzlukları görmez (en azından ben göremiyorum)
Ve çoookkk büyük sorumluluklar alamaz (alamazdı!! Rüzgara kadar)

Pekiii ne yapar sağ beyin?

Bol bol hayaller kurar
Plansız programsız yaşar (ne not defterleri heba oldu bu uğurda)
Hiiiç bir konunun üzerine çok mesai harcamaz, harcayamaz
Özetle hayalperesttir...
Ve benim gibi deli bir tarafı varsa çocuğunu da yapar kariyerini de.

Ben mini mini bir kızken de çizerdim, büyüdüm, serpildim yine çizdim ve hala da çizerim.

Bir gün bir baktım benim gibi çizmeyi sevenleri aldıkları bir okul var, adı da Mimar Sinan.
Ee napalım dedik! girdik, okuduk, çizdik, bolca hayal kurduk, bir de mezun olduk.

İstanbul’da doğmuş, büyümüş, okumuş, ooooo yıllar olmuş, bir de çok güzel kariyer yapmışım değmeyin keyfime   İstanbul benim her şeyim canım benim, canım benim şeklindeyim.

Ve altı yıl önce bir gün iki günlüğüne İzmir’e  geldim ve dünyam değişti!
Özetle aşık oldum, tası tarağı topladım ve tataaammmm oldum mu taze İzmirli

Bütün hikaye de bundan sonra başladı.
Hemmen aşkımla evlendim, üstüne de bal peteğim Rüzgarımı doğurdum.

Annelik hiç bilmediğim sulardı!
Çok zorlandım, çok sevdim, çok ağladım, çok mutlu oldum, bilmediğim bir milyon duyguyla yoğruldum.
O büyüdü, ben büyüdüm.

Ve zamanla fark ettim ki kalemimin tadı değişti, renklerim aydınlandı, çizgilerim daha mizah dolu oldu.
Bolca çizdim çokça sevdim.
Rüzgar boyadı ben boyadım))

Ve bir gün geldi ki; yer gök benim yeni dünyam olmuş, baş köşesine de Rüzgar kurulmuş.

Ee dedim bir bebek daha doğurmuşum,adını da “cirtlakpupe” koymuşum. Cirtlakpupe de ne ola? Ola ola 15 yıl önce ki siberalem nickim ola. Ha bu arada yazıldığı gibi okunduğunu da unutmayalım.

Cirtlakpupe bir nevi hayal mahsulleri ofisi. Elbiseler, yastıklar, tabaklar ne ararsan, ne istersen... Her şeyin el boyaması olduğu, bir çizdiğimi mümkünse bir daha çizmediğim, şablonu, eskizi olmayan deli dumrul bir dünya :)

Bazen anneye melekli bir tabak
Bazen oğluna mickeyli yastık
Bazen babaya sevdiği takımın komik bir çizimi
Bazen maaileye doğumgünü cicileri

Onlar hayal kurar ben çizerim özetle.
Öyle zamanlar olur ki benden daha hayalperest olurlar. Penguene sarılmış ahtapot yastıklar mı diim, 61 plakalı balık kılçıklı gelin ayakkabıları mı, yoksa geyik kafalı elbiseler mi?

Özetle cirtlakpupe birçok kişinin hayal odasıdır...

Ve dokuz aydır bir evi var Alsancakta cirtlakpupenin, deli kızın çeyizi havasında...

Delifişek oğlum ve cirtlakpupe bazen çok iyi anlaşırlar bazen de birbirlerini çok kıskanırlar. Malum onlar iki kardeşler. Rüzgar cirtlakpupe’nin elyaf yığınlarının arasından komik suratını gösterir, bazen de boya şişelerinin içindeki parmaklarından.

Ama en güzeli; sordular mı “Annen ne yapar?”
Annem baykuş çizer dedi.
Bu da annesini çok mutlu etti.

Rüzgarım 4 yaşında resim yapmayı çok seven,bolca kesip biçen bir hayalperest ve en güzeli o da bir yengeç. 
En sevdiği yemek ise somon şinitzel (bizim atmasyonumuz).
Somon yemeyen çocuğa 10 numara çözüm!

Somon dövülür, güzel bir şinitzel harcı hazırlanır (babadan torpilli, baba cafesinde ahçı abileri yapar en güzel)
Önce yumurta sonra harç
Kızgın yağda bir ön, bir arka
Oh ne ala ne ala)))

Sevgiler
Ayça hayret
Cirtlakpupe
İnstagram:cirtlakpupem
 

2013-09-05
Bu yazı 2469 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin