Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Elif'e sempati duymamak elde değil çünkü o bir anne, bir kadın  olarak yaşadıklarını hissettiği gibi yazıyor. Sanki biz zaten arkadaşmışız gibi okuyorum ben onu. Anne özlü sözlerine bayılıyor, arada kahkaha bile  atıyorum. Yaşadım çünkü istisnasız her birini.  Blog yazmayı o kadar başarılı yürütüyor ve bloğunu her daim enteresan kılmayı o kadar iyi beceriyor ki, müptelası olmak için onu birkaç defa okumanız yeterli. Buyrun kendiniz tanıyın Deniz ve Derin'in Blogcu Annesini, binlerce annenin takip ettiği Elif'i... 

-Elif ‘in Blogcu anne olma hikayesini anlatabilir misiniz?

Bundan yaklaşık iki buçuk sene önce, henüz iki buçuk senelik bir anneyken başladı BlogcuAnne.com (http://blogcuanne.com) maceram. O zamanlar büyük oğlum Deniz’i yeni yeni yuvaya göndermeye başlamıştım. Uzun zamandır tamamen ona odaklanmış olmanın sonrasında düştüğüm boşlukla ne yapacağımı düşünürken bir arkadaşımın önerisi üzerine blog yazmaya başladım. O günden beri de yazıyorum.

- Kendi anneliğinizden, gündelik hayatınızdan kesitler sunarak; yazılarınızı paylaşarak annelere “yalnız değilsiniz” mesajları veriyorsunuz. Blog yazmaya ilk başladığınızda bugünleri öngörebilmiş miydiniz? Bloğunuz nasıl bir gelişim gösterdi?
Yazmaya başlarken bir planım yoktu, ancak yazmaya başlar başlamaz “Bunca zamandır aklım neredeydi?” dedim kendime. Aslında çok uzun zamandır yapmam gereken bir şeyi yeni yapmaya başlıyormuşum gibi.

Şimdiki düşüncem bundan başka bir iş, başka bir uğraşım olamayacağı yönünde.

-Blogcu Anne’yi diğer anne bloglarından ayıran özellikler nelerdir sizce?
Her anne blogu kendine has özellikler taşıyor. Blogu blog yapan da bu zaten, kişiye özgü olması. Tek bir kişinin kaleminden çıktıkça hiçbir blog bir diğerinin aynısı olamaz.

Benim en çok dikkat ettiğim şeylerden biri blogu sık güncellemem oluyor. Her gün bir yazı yazıyorum. Bunu da görev icabı değil, sevdiğim için yapıyorum. Bazen birden fazla yazdığım da oluyor. İçimden geleni dışarı vurmadan yapamıyorum.

Ve çok samimi yazıyorum. Ne düşünüyorsam onu söylüyorum. Bu da iyi geliyor sanırım annelere… “Yalnız değilmişim” diyorlar.

 

-“Kimlere anne denir” başlıklı tanımlamalarınız, “anne özlü sözleriniz” var. Ben hepsini tebessümle okuyorum, çünkü istisnasız hepsini yaşadım ve yaşamaktayım. Anne kimdir Elif? Ve bu sıralardaki en özlü anne sözünüz hangisi?
Anne kimdir? Anne, makyaj çantasından lego çıkan bir kadındır. İstediği zaman tuvalete girebilme özgürlüğü olmayandır. Banyo yapmak için akşam olup da kocasının eve gelmesini beklemek zorundadır. Aynı zamanda çocuğunun uykusunun geldiğini çocuğundan daha iyi bilen, bebeğinin altını her türlü mekân ve koşulda değiştirebilen üstün yetenekli kişidir. İçi sevgiyle dolup taşan, çocuklarına duyduğu sevgiyi bazen onları ısırarak ifade eden, çocuklarının doğumuyla birlikte kendi de yeniden doğan kadındır.

Kimlere anne denir konusunda, BlogcuAnne.com takipçilerinin de katkılarıyla 125 maddelik bir liste hazırlamıştım. O liste burada: http://blogcuanne.com/2011/05/09/bakiniz-kimlere-anne-denir/

Şu sıralar en çok rağbet gören, hatta neredeyse tüm zamanların en sevilen Anne Özlü Sözüm ne ilginçtir ki yemek konusunda oldu: “Annelik söz konusu olduğunda yemek yapmak sanat falan değildir. Sanat olan, yaptığın yemeği çocuğa yedirebilmektir.”

-Bloğunuzda tavsiye, duyuru ve tanıtımlara da yer veriyorsunuz. Bunları seçerken neleri dikkate alıyorsunuz?
Sosyal sorumluluk içeriği olan etkinlik ve tanıtımları seve seve duyuruyorum. Bunun dışında benim kullandığım ve memnun olduğum, ya da başka annelerin işlerine yarayacağını düşündüğüm ürünlerin tanıtımlarına da yer veriyorum. Bunları yaparken dikkat ettiğim nokta, ürünün gerçekten işe yarar olması, bir faydasının olması. Her önüme gelen markayı tanıtmıyorum.

En sık yaptığım şey ise kitap tanıtımı. Yayınevlerinin de desteğiyle, her hafta bir kitap hediye ediyorum. Böylece ebeveyn ve özellikle de çocuk kitaplarının tanıtımına katkıda bulunduğumu hissediyor ve mutlu oluyorum.
 

 

-Mahmure.com’daki yazılarınızdan da bahseder misiniz...
“Kadına dair her şey” sloganıyla yayın yapan Mahmure.com’un tek anne yazarıyım. Oradan da kendi okur kitlemin dışındaki bir gruba erişiyor olmak mutluluk verici.

-Anneliğin harika tarafları yanında şüphesiz çok zor tarafları da var. Siz bunu zaten tüm samimiyetinizle anlatıyorsunuz... Annelikle ilgili en harika ve en zor başlıklar nelerdir sizce?
Harika tarafları saymakla bitmez. Bir insan yetiştirmek müthiş bir ayrıcalık. Onu şekillendirmek, içini sevgiyle, saygıyla, hoşgörüyle, öğrenme merakıyla donatmak gerçekten büyük keyif, aynı zamanda da öğrenme fırsatı biz anneler için. Annelik için “karşılıksız sevgi” denir ya, aslında yanlış bir tarif. Yani tabii ki anneler karşılık beklemeden seviyorlar ama karşılığını da misliyle alıyorlar aslında.

Zor kısımları ise… Yukarıda saydıklarım ne kadar güzelse, o kadar da riskli. İçinizden çıkan canın sorumluluğunu almak, ama aynı zamanda ona kendinden sorumlu olmasını öğretmek, onun başlı başına bir birey olduğunu kabullenmek ve size boyun eğmediği zamanlarda aslında öyle bir zorunluluğu olmadığını görmek kolay değil. Bunların dışında, daha “elle tutulur” zorluklar da var ki onların başında UYKU geliyor tabii ki. Daha doğrusu uykusuzluk.

-Derin ve Deniz’in annesi olmak Elif’e neler kattı, neler kazandırdı? Anne olduğundan beri Elif neleri unuttu, neleri özledi?
Anne olmak bana hoşgörü kattı her şeyden önce. İnsanlara farklı bir gözle bakmamı sağladı. Empati duyumu geliştirdi, farklılıklara daha toleranslı yaklaşmayı öğretti.

Neleri unuttuğuma gelince… Programsız yaşamayı, aklıma estiği gibi plan yapabilmeyi unuttum. Sanırım en çok özlediğim şey de o.

-Emzirme Reformunun öncülerindensiniz, hatta bu konu sizin bir yazınızdan sonra gündeme geldi. Duymayan kalmamıştır ama Emzirme reformu ve manifestosunun başlangıcını, çığ gibi büyümesini ve nasıl bir sonuca bağlandığını bir kere daha anlatıp, konu ile ilgili düşüncelerinizi bizimle paylaşır mısınız...
Konya’da bir öğretmen, süt iznini istediği gibi kullandırtmayan okul yönetimine dava açmış ve kazanmıştı. Ben de bu haberi paylaşmış ve süt iznini nasıl kullanacağına işverenin değil, çalışanın karar vermesi gerektiğinin vurgusunu yapmıştım. O yazıya çokça yorum geldi. Birçok anne benzer sorunları yaşadığını dile getirdi. Böylelikle bu konuda bir şeyler yapılması gerektiği ortaya çıktı. “O halde süt izni reformu gerekli” dediğim noktada, o sıralar kendisi de benzer sıkıntıları yaşayan Çalışan Gebe blogunun yazarıyla birlikte, annelerden gelen yorumlardan derlediğimiz bir manifesto hazırladık. Sonrasında onu desteğe açtık. 1-7 Ekim Emzirme Haftası boyunca, Lansinoh firmasının da desteğiyle çeşitli etkinlikler gerçekleştirdik. Bunlar basının da çok ilgisini çekti. Ve bugünlere geldik.

Şimdi bu hareketin arkasında 15-20 kişilik bir gönüllü ekip var. Ve bundan böyle konuyu biraz daha genişleterek, annelerin iş yerinde yaşadıkları, emzirmeyi de aşan sıkıntıları da dile getirmek, “Anne Dostu” bir toplum yaratmaya katkıda bulunmak istiyoruz.

-Sayıları günden güne artan binlerce takipçiniz var. Nasıl bir etkileşim içindesiniz annelerle? Sizi okuyan, sizinle üzülen, sizinle gülen o binleri neler bekliyor olacak Elif’in bloğunda?
Çok gerçek, çok samimi bir etkileşim içindeyiz. Aynı şehirde yaşadığımız annelerle zaman zaman bir araya gelmeye çalışıyoruz. Aynı şehirde olmadıklarımızla bile karşılaştığımız oluyor. Yaz tatili sırasında Bodrum’da bir anne durdurup “Siz Blogcu Anne misiniz?” dediğinde anladım ki değişik yerlerden değişik insanlar takip ediyorlar. Birbirimizin hayatlarını takip ediyoruz. Hamileliklerinden beni haberdar ediyor, doğuma giderken arıyorlar. Sayısını bilmediğim kadar çok arkadaşım var.

Blogda neler olacağına gelince… Sanırım zamanla göreceğiz. Deniz’in okul macerası bizi bekliyor. Devlet okulu mu, özel okul mu, nerede, hangi okul konuları kafamı çok kurcalıyor. Derin’in tuvalet eğitimi var sırada. Normal ve doğal doğum benim hiçbir zaman vazgeçmeyeceğim bir konu. Geçtiğimiz aylarda yayına aldığım ve böylece takipçilerimin birbirileriyle etkileşimde bulunmasına fırsat veren BlogcuAnne.com Forum’u daha da geliştirmek de planlarım arasında.

Bir de blogun dışında ama ona paralel gelişecek olan bir proje var ki yakında olgunlaştığında ayrıntılarını paylaşacağım.

-Sanal dünyada kimleri takip ediyorsunuz? Buradaki annelere kimleri takip etmelerini önerirdiniz?
Takip edebildiklerim, takip etmek istediklerimin yarısı bile değil sanırım. Ancak örnek vermek gerekirse bloglar arasından Pratik Anne, Bir Dolap Kitap, Slingo Mom ve Yeşilist’i verebilirim. Facebook’ta Üstün Dökmen ve Doğan Cüceloğlu’nun sayfalarını, Twitter’da ise babble.com’ı severek takip ediyorum.

- İkinci kez anne olmaya dair ???
İlk kez anne olmaya benzemiyor. İlk seferindeki kadar heyecan yok, ama ikinci kez daha bir tadını çıkarıyorsunuz sanki, çünkü neyle karşılaşacağınızı çok iyi biliyorsunuz. Çocukken öğrendiğiniz ama senelerce binmediğiniz bisiklete yeniden binmek gibi. Unuttuğunuzu sandığınız birçok şey size geri geliyor, bir anda. Kolay, zevkli ve güzel. Her annelik ayrı güzel.

- Anne Elif nelere “asla “ diyor?
Anne Elif’in annelikten öğrendiği bir tek şey varsa o da asla asla dememek. Biliyorum ki bugün “asla yapmam” dediğim her şey yarın bana pişmanlık ve sinir olarak geri dönecek. Annelikte asla yok bence.

- Çocuklar ve yemek... ???
Tekrarlıyorum: “Annelik söz konusu olduğunda yemek yapmak sanat falan değildir. Sanat olan, yaptığın yemeği çocuğa yedirebilmektir.”

- Yiyorumbuyuyorum.com için “Blogcu Anne” den tarif rica ediyoruz...
Ne desem ki… Ben yemek yapmaya çok ilgi duyan bir insan olmadığımdan kendime özgü tariflerim de yoktur maalesef. Ama rahmetli babaannemin nefis bir patlıcanlı pilavı vardır, ki benim de misafirlerime genelde yaptığım yemeklerden biridir. Patlıcanları ince uzun doğrar, kızartır, tencerenin dibine çiçek gibi dizersiniz. Ortasına da önceden haşladığınız eti koyarsınız. Üzerine pirinci katar, et suyunu, tuzunu, karabiberini ekler, pilavı pişirirsiniz. Ters çevirerek geniş bir tabağa alırsınız. Tadı da görüntüsü kadar güzelse bravo size.

Blogcu Anne 

Blogcu Anne Facebook

Blogcu Anne Twitter

2011-10-04
Bu yazı 3972 kere okunmuştur.
Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin