Yiyorum Büyüyorum Kitap Sayfası

Anne olan arkadaşlarıma rica ettim;  bir uzmana çocuğunuzun beslenmesi ile ilgli en çok hangi soruyu sormak isterdiniz bana gönderin lütfen dedim. Beni kırmadılar, çok güzel sorular sordular. Formeo çocuk departmanından Diyetisyen Sayın Başak Kefeli annelerin sorularını cevapladı. Bundan sonra bu uygulamayı rutin yapalım olur mu? Bana sorularınızı gönderin uzmanlarımız cevaplasın. Hepinize mutlu, sağlıklı ve çok huzurlu bir tatil dönemi diliyorum.   

*Bir çocuğun yeterli su içtiğinden nasıl emin olabiliriz? Günde en az kaç bardak su içmeli? (Beste Peköz Bonnard)

Bebeklik döneminde ilk 6 ay sadece anne sütü alan bebeklere ekstra su verilmesine gerek yoktur. %80’i sudan oluşan anne sütü bebeğin ateşli hastalık durumu olmadığı müddetçe sıvı ihtiyacını karşılar. Ek besinlere geçildiği andan itibaren ise bebeklere gün içinde 4 ila 6 arasında su verilmelidir. Bu da yaklaşık her beslenmeden sonra su verilmesi anlamına gelmektedir. Bebeğin gün içinde çıkardığı idrar sayısı ise yeterli sıvı alıp almadığının göstergesidir. Bir bebek günde 4 ila 8 defa bezini ıslatıyor ise gün içinde tükettiği sıvı yeterlidir. Daha büyük çocuklarda ise su ihtiyacı değişkenlik gösterebilir. Tüketilen suyun yeterli olup olmadığı idrar renginden anlaşılmaktadır. Eğer koyu sarı veya sarı idrar yapan bir çocuğunuz var ise tüketilen su miktarı yetersizdir. İdrar rengi açık berrak sarı olmalıdır.

*Yağın yetişkinler için sağlıksız olduğunu biliyoruz. Çocuklar ise geliştiği ve sürekli aktif oldukları için tam yağlı gıdalara ihtiyaçları olduğunu okuyoruz. Bunun gerçeklik payını açıklayabilir misiniz? İleride kilo problemi yaratmaması için yarı yağlı, yağsız süt ve süt ürünleri çocuklar için kullanılabilir mi? (Ayşe Seshadri)
Günlük olarak belli miktar yağın tüketilmesi çocuklar için şarttır. Fakat günümüzün büyük problemlerinden olan kilo fazlalığı dünyada 3 çocuktan 1 ‘inde görülmekte. Dünyada sağlık otoriteleri çocukluk çağı şişmanlığını önlemek amaçlı 2 yaşına kadar tam yağlı süt ürünlerini, 2 yaşından sonra yarım yağlı süt ürünlerini 5 yaşından sonra ise yağsız süt ürünlerini önermektedir. Eğer çocuklarda kilo fazlalığı durumu var ya da sinyallerini veriyor ise yarım yağlı süt ürünlerine geçişi öneriyoruz. Fakat tereyağı, zeytinyağı gibi yağlar çocukların beslenmesinde 10’lu yaşlarına kadar muhakkak düzenli bir şekilde yer almalıdır. Tabiki dozuna dikkat edilmesi kaydı ile.

*Kızlarım uzun boylu olsunlar istiyorum. Bunun içinse yüzme gibi fiziksel bir aktivitenin şart olduğunun bilincindeyim.  Peki , boy uzamasını tetikleyecek hangi yiyecekleri özellikle tavsiye edersiniz? (Ayşe Seshadri)

Boy uzunluğu beslenmeye bağlı olduğu kadar yaşanan sosyal çevre ve genetik özelliklere de bağlıdır. Eğer genetik olarak uzun boy genlerini çocuğunuz taşımıyorsa beslenme ve spor yardımı ile kız çocukları anneden maksimum 10 cm uzun, erkek çocukları da babadan maksimum 10cm uzun olabiliyor. Fakat bebeklikten itibaren doğru beslenme ve uygun fiziksel aktivite desteği ile boy uzunluğunu etkilemek mümkün. Özellikle büyüme ve gelişmenin pik yaptığı10-15 yaş arasında ideal beden ağırlına sahip olunması, günlük olarak kalsiyum kaynaklarının( süt, yoğurt, peynir, pekmez, yeşil yapraklılar, kurubaklagiller) yenilmesi ayrıca tuzun azaltılması ile en iyi kemik yoğunlaşmasını ve uzamasını yakalayabiliyoruz.
*Büyük kızım meyve yemiyor. Kızlarıma takviye olarak vitamin vermeli miyim? Bazı bilimsel araştırmaların sonucu olarak vitamine gerek olmadığını ve kimyasal vitaminlerin vücuda hiçbir yarar sağlamadığını okudum. Bu konuda bir açıklama yapabilir misiniz? (Ayşe Seshadri)
Çocuklar arasında belli bir besin grubunu seçmeyi, yemek ayırmayı sıklıkla görüyoruz. Meyveler ihmal edemeyeceğim besin grupları. Eğer çocuklar kilo problemi yaşamıyor ise gün içinde 1 su bardağı kadar taze sıkılmış meyve sularını meyve yemeyen bir çocuk olarak alternatif veriyoruz. Fakat kilo problemi ve kan şekeri ile ilgili sıkıntısı olan bir çocuk ise meyve sularını önermiyoruz. Vitamin mineral takviyelerine gelince öncelikle dikkat edilmesi gereken konu takviyelerin uzman kontrolünde yapılması gerektiğidir. Yapılan kan tahlilleri ve uzmanınızın önerisi ile suplemanları kullanmalıyız. Dünya sağlık oteriteleri vitamin mineral suplemanlarının önemi ve gerekliliği konusunda hem fikir. Sağlığı güçlendirmek için besinler ile kapatamayacağımız vitamin mineral eksiklikleri için mutlaka takviye alınmalıdır. Fakat yukarıda da söylendiği gibi yapılacak takviyenin uzman kontrolünde olması ve doğru, kaliteli markayı seçmek son derece önemlidir.

 



*Bizim problemimiz hiç ama hiç meyve yememek... Sebzeleri bir şekilde yedirmeyi başarıyorum ama oğlum meyve suyu dahil içmiyor. Kuru kayısı yiyordu ondan da vazgeçti. Yeterli lif alamadığı için maalesef sürekli kabız. Bu açığını kapatmak için vitamin vermeli miyim? Ayrıca, genel olarak makarna ve pilav düşkünü. Son dönemlerde tavuk, köfte, ızgara et yemiyor kesinlikle. Makarna soslarına katılan türlü sebze ve etleri takviye etmeye çalışıyorum. Bir müddet daha sabır göstermeli miyim yoksa yemek şeklini değiştirmeli miyim? Ayrıca tuzlu yemeği çok seviyor. Günlük miktarı ne olmalıdır? Teşekkürler(Deniz ÖzşekerBurke)

Çocuklar belli bir besini red ettiklerinde yapılması gereken en doğru şey onları biraz serbest bırakmak ama asla kontrolü de elden bırakmamaktır. Örneğin sebze yemeği sevmeyen bir çocuğunuz var ise zorla, tartışarak, kavga ederek ve inatlaşarak ona sebze yemeği yedirmeye çalışmak beslenme davranışlarını çok daha olumsuz etkileyecektir. Seçimleri ona bırakmak çok daha olumludur. Fakat tüketmesi gereken besinleri de ona belli etmeden tükettirmemeiz gerekecektir. Bu konuda makarna sosları, çorbalar ve börekler işimize en çok yarayan besinlerdir. Sebzeli makarna sosları. Belki püre gibi yapıldığında çocuklara sadece kırmızı sos veya yeşil sos ismi ile cazip gelebilir. Mercimek çorbasının içine gizlenen kabak, havuç, patates, böreğin içine gizlenen pırasa, ıspanak, peynir gibi görünen rendelenmiş kereviz, enginar sebzelerin çocuklar tarafından tüketilebilirliğini artırmaktadır. Kabızlığın en önemli ve en sık görülen iki tane önemli nedeni vardır. Biri susuzluk bir diğeri ise posadan fakir beslenme. Yukarıda sayılan öneriler ile günlük posa alımı artırılmalı, eğer başarı kazanılmadıysa mutlaka bir hekimden yardım alınmalıdır.

*Çocuklarım mantıya katılanın dışında kesinlikle yoğurt yemiyorlar. Bir sabah, bir akşam olmak üzere günde 2 bardak süt içiyorlar, bol dondurma tüketiyorlar, tostlarının arasında veya makarnalarında  az da olsa kaşar peynir yiyorlar. Bunlara rağmen yoğurt yememeleri beslenmelerini nasıl etkiler? (Aslı Özel Soytemiz)
Çocukların normal büyüme ve gelişimlerini sağlayabilmek için günlük almaları gereken belli bir miktar kalsiyum gereksinimleri vardır. Eğer bu gereksinim karşılanmaz ise başta kemik gelişimi ve diş sağlığı olmak üzere büyüme ve gelişme olumsuz etkilenir. Okul öncesi ve ilköğretim dönemi olarak düşüneceksek günlük kalsiyum ihtiyacı 1 dilim kaşar peyniri, 1 kase yoğurt ve 2 su bardağı süt ile karşılanır. Eğer yemeleri gereken 1 kase yoğurdu yemezler ise burada en önce düşünülmesi gereken günlük kalsiyum ihtiyacının eksik kalıp kalmadığıdır. 1 orta boy kase yoğurttan gelen kalsiyum ise fazladan içilen 1 bardak süt veya 1 dilim peynire eş değerdir. Yoğurt yemeyen bir çocuğun beslenmesinde yapılacak en mantıklı değişiklik diyetteki diğer kalsiyum kaynaklarının miktarını artırmak olacaktır. ,

*Arel'in iştahı çok açık seçmeden yemek yiyor ama sanki karbonhidratı çok tüketiyor. Ne kadar karbonhidrat almalı? (Meltem Sözer)

Okul öncesi çocukları gün içinde karbonhidrat kaynaklarını düşünecek olursak; 1 kase çorba, 1 kase pilav veya makarna ve 2-3 dilim orta dilim ekmek yediklerinde gereksinimlerini çok büyük ölçüde karşılarlar. Eğer çocuğunuzun karbonhidrat kaynaklarını özellikle de basit karbonhidrat dediğimiz sofra şekeri ile yapılmış tatlı türlerini fazla tükettiğini düşünen bir ebeveyn iseniz bir uzmana danışmak faydalı olacaktır. Çünkü yaşamın erken dönemlerinde bol basit karbonhidratlı beslenmek hem kilo problemine hem de şeker hastalığına karşı yatkınlığın artmasına neden olabilir.

Bebekler ve çocuklar haftada en fazla kaç yumurta yiyebilirler ? (Simin Sencer Taylaner)

Herhangi bir alerji yatkınlığı yok ise çocuklar 1 yaşından sonra her gün 1 yumurta yemelidir. Peki bu yumurta günde 3’e çıkabilir mi? Yetişkinler üzerinde yapılan çalışmalar, günde 7 yumurtaya kadar çıkmanın sağlık açısından herhangi bir olumsuz etkisinin olmadığını göstermiştir. Fakat çocuk beslenmesi söz konusu olduğunda biraz daha titiz düşünülmelidir. Çocukların günlük protein ihtiyaçlarının aşılmaması gerekir. En kaliteli proteişn kaynakları olan hayvansal kaynaklı ürünler gün içinde belli dozda tüketilmelidir. Aksi taktirde büyümede duraklama, idrarla kalsiyum atımı, böbrek hasarı gibi istenmeyen sonuçlar doğabilir. Eğer çocuğun beslenmesinde hayvansal kaynaklı besinler ile ilgili bir problem yaşanmıyor ise günde 1 adet yumurta tüketilmelidir. Eğer kırmızı et, tavuk ve balıketi ile ilgili ciddi beslenme problemi var ise, hayvansal kaynaklı proteinler beslenmede eksik kalıyorsa günde 2-3 yumurtaya çıkılabilir. Fakat çocukların bu diyet düzenlemesi bir uzman tarafından yapılmalıdır. Aksi taktirde yukarıda sayılan sorunlar ile karşılaşılabilir.

*Dört yaşındaki kızım Duru sade süt içmeyi pek tercih etmiyor. Aromalı sütlerdeki besin değerleri aromalarla kayboluyormuş diye duymuştum, bu doğru mudur? Ayrıca hiç ekmek yemiyor ama yemeğini güzel yiyor. Hiç ekmek yemeyen bir çocuk yeterli besleniyor mudur? Son olarak sosis ve salamı çok seviyor, bunları ne sıklıkla tüketebilir? (Deniz Odabaşı Mutlu)

Süt içmeyi sevmeyen bir çocuk için meyveli sütler bir alternatif olabilir. Dikkat edilmesi gereken bu sütlerin enerji değerleridir. Sade sütlere göre daha fazla enerji içeren bu sütler çocuklarda kilo problemine neden olabilir. Sürekli meyveli süt içen bir çocuğunuz var ise kilosunu sıkı takip etmekte fayda vardır. Ayrıca Sütü sade sevmiyorsa içine 1 kaşık kakao tozu koyarak veya bir parça muz veya çilek gibi bir meyve ile birlikte sütü blenderdan geçirerek meyveli sütü evde yapmak daha faydalıdır. Aromalı sütlerin içinde var olan şekeri bu sayede süte koymamış oluruz. Ekmek konusuna gelince; ekmek beslenmemizin temel taşlarındandır. Fakat çocuğunuz hiç ekmek yemiyor diye üzülmenize gerek yok. Makarna, erişte, unlu çorbalar gibi yemeklerin içinden de tahıl grubunun faydasını sağlayabiliyordur. Zaman içinde beslenme alışkanlıkları değişir. Önemli olan bu değişmeyi olumlu yöne çevirebilmektir.

*Sorum değişen yaşam, hareket ve beslenme tarzlarına paralel giderek yayılmakta olan kilo artışı ile ilgili olacak. Yemek yemeği seven ve zor doyan çocuklar için önerebileceğiniz ikna yöntemleri, teknikler var mı, bunu merak ediyorum. (Nazlım Şüküroğlu Arıca)

Çocukların açlık tokluk duygularını daha dünyaya geldikleri ve ağızdan beslenmeye başladıkları ilk andan itibaren yönetmek gerekiyor. Özellikle ek beslenmeye geçiş aşamasında bebeklerin mide kapasitesine göre beslenmeleri, onları 2-3 saat tok tutacak besin yoğunluğunun bir öğünde verilmesi gerekmektedir. Fakat bir şekilde okul öncesi veya ilköğretim dönemine gelmiş ve şu anda iştah kontrolünü sağlayamayan bir çocuk var ise önerilerimiz tabi ki mevcuttur. İşe öğün sayılarını artırmakla başlamalıyız. 3 saatten daha fazla aç kalmayacak şekilde, bir sonraki beslenmeye kadar çok acıktırmayacak besinleri seçerek beslenme planlanmalıdır. Güne iyi bir kahvaltı ile başlayan çocuğun iştah kontrolü çok daha iyi olmaktadır. İyi bir kahvaltının yaklaşık 3 saat ardından güzel bir ara öğün ve 3 saat sonra tekrar bir ana öğün şeklinde planlanan beslenme programı, çocukların ana öğünlere çok aç girmesini engelleyecektir. Yemekler arasında meyveler, dondurma, sütler, ev yapımı küçük porsiyonlardaki kekler sayesinde çocuklar ana öğünlerde daha erken doyacaktır.

* Benim oğlum delikanlı oldu ama küçükken yaşadığımız beslenme sorunları aklıma geldiğinde hala tüylerim diken diken oluyor. Ağzında saatlerce yemek tutardı. Hemen her öğün savaş, inatlaşma halinde sinir bozucu şekilde geçerdi. Babamız "bırak acıkırsa yer" deyip, gergin sinirlerimi daha da gererdi. Anneyiz bilirsiniz, onlar (bize göre) doymayınca biz uyuyamayız, attığımız adımı bilemeyiz. Şimdi aynı şeyleri yeğenimde yaşıyoruz. Biz ne yaptık ya da yapmadık da bunları yaşadık? Şu an oğlumun fil gibi yediğini gördüğümde, keşke babamızı dinleyip zorlamasaydım diyor, o huzursuz dönemler için pişman oluyorum. Bir de eskiden beri merak ettiğim bir konu var. Süt bazı besinlerle birlikte tüketildiğinde demir emilimini engelliyor diye biliyoruz. Kahvaltıda ya da kek-börek türü yiyeceklerle süt tüketimi hakkında ne düşünüyorsunuz? (Sibel Bayraktar)

Çocukların ağzında yemek tutma isteği genellikle ilgiyi üzerlerinde toplamak içindir. Ağzında yiyecek tutan bir çocuğu olan anneye ilk önerimiz çocuğunuzu serbest bırakın olmaktadır. Acıktığını size o söylesin ve yemeğini bırakın kendi kendine yesin. Siz huzursuz olabilirsiniz ama onun iyiliği için bunu ona belli etmeyin. Acıktığında önüne yemeğini koyun ve bırakın yemeye çalışsın. Beceremediği bir yer olursa ise destek olun. Yemek esnasında asla kaşığı böyle tut, yemeği şöyle ye, dökme gibi müdahaleci cümleler kurmayın. Biraz daha büyük çocuklar için ise tabaklarını, kaşıklarını veya bardağını kendilerinin seçmesine izin verin. Bu tarz seçimleri çocuklar kendileri yapınca beslenmeye ve yemeğe karşı bakışları gelişecektir.

Süt içerdiği kalsiyum nedeniyle beslenmemizden asla çıkarmamamız gereken besinlerdendir. Fakat demir gibi mineraller ile bağırsaklarda yarışa girerek besinlerin vücuda sağlayacağı faydayı azaltabilir. Bu sebeple özellikle de yaşamın erken dönemlerinde yani son derece minik porsiyonlar ile beslenilirken kalsiyum ve demir kaynaklarını yan yana getirmemek gerekir. Bunların arasında en belirgin olanı kırmızı et ve yoğurttur. Bu besinleri yan yana getirmemekte fayda vardır. Fakat ıspanak, pekmez gibi orta derece demir kaynakları ile süt veya yoğurdun yan yana gelmesinde herhangi bir sıkıntı mevcut değildir. Besinler arasında en zengin demir kaynağı kırmızı ettir.

 Formeo
312 - 4363909 /4482978

Yazıyı pdf olarak indir

2011-07-15
Bu yazı 4965 kere okunmuştur.

AyseAyse

Sayin Basak Kefeli'ye tesekkur ederim.

Adınız :
Yorumunuz :
 * 
@ZumrutOzkan twitter da takip edin