Soğuk bir kış günü Amerika'da dünya'ya gelip Amerikan vatandaşı olamayan nadir insanlardan birisiyim. İlk okulu, İsrail'de, ortaokulu TED Ankara Koleji'nde (Zümrüt'le yollarımızın kesiştiği yer), liseyi Avustralya'da tamamladım. Eğitim karmaşasına Hacettepe Üniversitesi, Amerikan Kültürü ve Edebiyatı'ndan mezun olarak noktayı koydum.

Çok renkli bir sosyal ve iş hayatının içerisindeyken, "artık yerleşik düzene geçip buralara kök salayım" Sidneyderken, karşıma çıkan beyaz atlı prensimin aslında beyaz uçaklı bir prens olması, beni yine Avustralya topraklarına uçurdu.

Burada da faydalı bir şey yapayım deyip İnsan Kaynakları üzerine mastır yaptım. Tam iş hayatına atılacakken "tebrikler, anne olacaksınız" haberi ile 180 derece'lik bir dönüş yapıp evimin kadını olmaya karar verdim. Hoş evimin kadını olma kararı çok uzun sürmedi ve Lara  bir yaşına henüz  basmışken iş hayatına atıldım, Lara'da kreşe gitmeye başladı.

Hayatım tipik çalışan bir anne gibi, ev, kreş, iş üçgeni arasında gayet monoton bir şekilde devam ediyor ama açıkçası son derece hoşnudum bu monotonluktan. Ben ailenin tek çocuğuyum ve en büyük torunum dolayısıyla son derece şımartılarak büyütüldüğümü kabul ediyorum. Kızımın bana öğrettiği, insan olarak kattığı bir sürü nitelikler var ama sanırım en önemlisi ilk defa "kendimden önce bir başkasının ne istediğini, neye ihtiyacı olduğunu düşünmem gerek" olgusuydu. Tabi birde artık dünya hakkında her şeyi bilen 4 yaşındaki kızımızdan aldığımız hayat dersleri var!

YB Yazarları ile Tanışın
Zümrüt Ö. ANJUERE
Aslı Ö. SOYTEMİZ
İrem Y. ÇOLAKOĞLU
Yasemin ÖKTEM